19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Üyelik en erken 10 yıl sonra

Avrupa Birliği (AB) liderlerinin Türkiye ile katılım müzakerelerini başlatıp başlatmama kararı alacakları tarihi zirveye bir gün kala, müzakerelere ilişkin koşulları içeren uzlaşma paketinin nihai unsurları da belirlenmeye başladı..

Türkiye`den ve Türkiye`nin 25 üyeli Birliğe katılma yetisinden en çok kuşku duyan ülkelerden gelen son dakika açıklamalarına rağmen diplomatlar, bulmacadaki son parçaların da yerine oturmaya başladığını söylediler.

Liderler, Cuma günü müzakerelerin açık seçik bir üyelik amacıyla Ekim ya da Kasım 2005`te başlatılması üzerinde anlaşacaklar.

Ancak diplomatlar, zirve sonuç bildirgesindeki paragrafta, müzakerelerin ``sonucu önceden garanti edilemez ucu açık bir süreç`` olduğunun ifade edileceğini kaydettiler.

Türkiye 41 yıllık bir beklemenin ardından Birliğe en erken 2015 yılına kadar üye olamayacak.

Müzakereler, Türk ekonomisi ve toplumunun da, şimdiye kadar yasalaştırılan siyasi ve insan hakları reformlarının çok ötesine varan bir dönüşümden geçmesini gerektirecek.

Diplomatlar bildirgede, müzakerelerin sonucu ne olursa olsun AB`nin Türkiye ile mümkün olan en güçlü bağı koruyacağı belirtilerek, müzakerelerin başarısız olması ya da Türkiye`nin kendine başka bir yön çizmesi halinde başka bir sonucun da ortaya çıkabileceğinin işaretlerinin verileceğini söylediler.

AB başkenti Brüksel`de bulunan üst düzey bir diplomat, ``Fazla bir kuşku kalmadı. Her şey toparlanıyor`` dedi.

Başbakan Tayyip Erdoğan`ın dün AB büyükelçilerine verdiği yemekte, müzakerelerin açılması konusunda sağlanacak nihai uzlaşmada ``kabul edilemez konuların`` yer alması halinde Türkiye`nin `hayır` demekten çekinmeyeceğini söylediği bildirildi.

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de dün TBMM Genel Kurulu`na yaptığı konuşmada, Kıbrıs`ın birleşmesi konusunda nihai bir anlaşma olmadığı sürece Türkiye`nin Rum kesimini ``doğrudan ya da dolaylı`` tanımayacağını söyledi.

İÇ TÜKETİM Brüksel diplomatları, iç politikaya yönelik açıklamaları fazla önemsemeyerek, Erdoğan`ın AB dönem başkanı Hollanda`nın Başbakanı Jan Peter Balkenende tarafından hazırlanan anlaşmayı kabul etmeye hazır olduğunun anlaşıldığını kaydettiler.

Bu anlaşma çerçevesinde, Türkiye, müzakerelere başlamadan önce 1963 ortaklık anlaşmasını Birliğe Mayıs`ta üye olan 10 yeni ülkeyi de kapsayacak şekilde genişleteceği taahhüdünde bulunacak ve böylelikle de Güney Kıbrıs`ı fiili tanımış olacak.

Erdoğan ve Gül, bugün Brüksel`e giderek, yarın akşam başlayacak zirve öncesinde son dakika lobi çalışmaları yapacaklar. Zirveden resmi kararın Cuma günü öğleden önce çıkması bekleniyor.

Türkiye`nin üyeliği konusunda kamuoyundan en güçlü muhalefetle karşılaşan Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, bugün televizyonda yapacağı konuşmada bu konuyu anlatmaya ve Türkiye`nin uzun vadeli bir Avrupa istidadı olduğu inancını savunacak.

Türkiye`ye kuşkulu yaklaşan ve aşırı sağcı koalisyon ortağı ile muhalefetteki Sosyalistlerle sorunlar yaşayan Avusturya Başbakanı Wolfgang Schüssel de, Avrupalı muhafazakar liderlere müzakerelerin açık uçlu olacağını ve alternatif bir sonuca gidebileceğini net bir şekilde gösteren bir formül önereceğini söyledi.

İngiltere ve Almanya önderliğindeki Türkiye destekçileri ise bunu, Avrupa`nın güneydoğusu ile Ortadoğu arasında ye alan dinamik bir Müslüman demokrasiyi içine alarak Avrupa ile İslam alemi arasında bir köprü kurulması fırsatı olarak görüyorlar.
sansursuz.com
Yayın Tarihi : 15 Aralık 2004 Çarşamba 12:15:04
Güncelleme :15 Aralık 2004 Çarşamba 17:54:48


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?