19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Volta atacak yeri bile yok

Almanya'da dün sonuçlanan Deniz Feneri e.V yolsuzluğu davasında dolandırıcılık suçundan 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılan Mehmet Gürhan, Almanya'nın en kötü cezaevi olarak bilinen Höchst'e gönderildi. Cezaevinin volta atacak yeri bile bulunmuyor.

Türkiye'de iktidar ve muhalefet partilerini karşı karşıya getiren Almanya'daki Deniz Feneri e.V yolsuzluğu davasında karar dün açıklandı. Kararın açıklanmasının ardından tüm sanıklar ceza alırken gözler şimdi meçhul dördüncü kişiye çevrildi. CHP MYK Üyesi Ali Kılıç dördüncü kişinin RTÜK Başkanı Zahid Akman olduğunu ileri sürmesi Ankara'da tartışmaları tırmandırdı. Anamuhalefet partisi CHP yolsuzluk iddialarının Türkiye ayağının da incelemesi için iktidara baskı yaparken, AKP'nin bu konudaki tutumu merakla bekleniyor.

VOLTASIZ CEZAEVİ


Frankfurt Eyalet Mahkemesi'nde görülen Deniz Feneri e.V. davasında, Hakim Jochen Müller, dün kararını açıkladı. Davayı Almanya'daki en büyük bağış skandalı olarak tanımlayan Müller, 5 yıl 10 ay hapis cezası alan Mehmet Gürhan'ın Almanya'nın en kötü cezaevleri arasında gösterilen Höchts'e gönderdi. Höchst cezaevinde volta atacak alan bile bulunmuyor. Gürhan, Frankfurt'taki Höchst cezaevinde yaklaşık 3 yıl kalacak.

Sabah
Yayın Tarihi : 18 Eylül 2008 Perşembe 11:03:58
Güncelleme :18 Eylül 2008 Perşembe 11:22:23


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Tayfun YILDIRIM IP: 78.163.99.xxx Tarih : 19.09.2008 01:08:28

Allah belasını versin haysiyetsiz dolandırıcıların,inşallah oradan çıkamaz,insanların dinini sömürerek rant elde edenler le her dürüst-namuslu insanın işi olmalı tavrı olmalı-alacağı olmalı-hakareti olmalı-tepkisi olmalı bu basit insanlara karşı namusluyum-dürüstüm diyen insanların bir emaresi olmalı yani... Siz kalkmış 'Türkiye'de iktidar ve muhalefet partilerini karşı karşıya getiren Almanya'daki Deniz Feneri yolsuzluğu' Diye laf a başlıyorsunuz bu ne kadar vahim ve basit bir anlayış,Ülkemiz de İktidar ve Muhalefeti değil namuslu ve namussuz insanları karşı karşıya getiren bir dava olması gerekir bu tür davalar ve bu insanlar da partililer veya gazeteciler veya başka bişiler olarak ayrılmamalı sadece ve sadece hırsızlığı-din sömürücülüğünü meşru görenler ve görmeyenler olarak ayrılmalı,buna karşı tavır alınmalı yani,bu namussuz hırsızlara karşı tavır alınmazsa bunlar daha çok vatandaşımızı sömürecekler...