19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Yargının yaptığı nerden dönecek?

Başbakan Erdoğan Anayasa mahkemesi'nin türban kararının ardından ilk kez AKP Grup toplantısında konuştu.

70 milyonun kutlu çatısına tavır alınıyor

Erdoğan: Meclis, milli iradesinin tecelli ettiği kutlu çatı. Kanun koyma yetkisi Meclis’e aittir. Kimse kendini yasa koyucu yerine koyamaz

Anayasa Mahkemesi’nin türban kararının ardından ilk defa konuşan Başbakan Erdoğan, AKP Grubu’nda yaptığı konuşmada şunları söyledi:

* Bu evin 70 milyon sahibi var: Burası, Türkiye Büyük Millet Meclisi. Türk milletinin, 70 milyon vatandaşımın iradesinin tecelli ettiği kutlu çatı. Bu Meclis, hür iradesiyle bu aziz milletin kurtuluş destanını yazdı. Evet, burası milletimizin evidir, harim-i ismetidir (kutsal ocağıdır). Bu evin 70 milyon sahibi vardır. Milletimiz kendi ülkesinde, kendi bayrağı altında, kendi devletini yönetenlerden adalet istiyor, demokrasi istiyor. Ne bir eksik, ne bir fazla; adalet ve demokrasi... Bize oy versin-vermesin, bütün vatandaşlarımızın hukukunu koruyacağız.

* Muhalefet içerden zayıflatıyor: Ana muhalefet partisinin, Meclisi içeriden zayıflatmaya yönelik girişimleri var. Herkes ’Meclis’in yasama yetkileri daraltılıyor’ derken, bir tek CHP sözcülerinden, ’Meclis’in yetkilerini aştığı’ iddiasını duyarsınız. Bunu da yargının bağımsızlığını savunur görünerek yapıyorlar. Oysa geçen yıl bu zamanları hatırlayın. O zaman da onların istediği yönde karar vermezse ’Türkiye’nin çatışma ortamına sürükleneceğini’ söyleyerek Yüksek Mahkeme’yi tehdit ediyorlardı. CHP, Anayasamız’da yetki sınırları açıkça çizilen yasama ve yargı erklerini karşı karşıya getirmek istiyor.

Türkiye’nin demokrasi tarihi ne yazık ki rakiplerine kuyu kazmaya çalışırken, kendi bindiği dalı da kesen siyasi aktörlerle doludur. İdeolojik hukuk yorumlarıyla, TBMM’nin iradesini bloke etmeyi ’muhalefet’ zannetmek, doğrudan doğruya halkın taleplerine, milli iradeye açıkça tavır almaktır.

* Kararın anlamı yok: T.C’nin temel hukuk kaynağı Anayasa’dır. Her kurum, kişi veya kurul, Anayasa zemininde ve Anayasa’dan aldığı meşruiyet çerçevesinde faaliyette bulunabilir. Anayasanın 148. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi, Anayasa değişikliklerini sadece şekil bakımından inceler ve denetler.

Anayasa Mahkemesi’nden çıkan karar, Anayasa’nın bu hükümleri açısından tabiatıyla kamuoyunda tartışılmaktadır. Türkiye’nin ne sistem yetmezliği ne de erkler arasında yetki çatışması yaşamaya tahammülü yoktur. Bunu herkes bilmelidir.

* Anayasa kitapçığını okuyun: Arkadaşlarıma sık sık Anayasa kitapçığını okumalarını tavsiye ediyorum. Anayasa’nın 6. maddesi egemenliği, 7. maddesi yasama yetkisini, 148. maddesi Anayasa Mahkemesi’nin görevlerini tanımlıyor. Bunları hepimiz ideolojik gözlüklerle değil, evrensel hukukun ışığında okumalıyız ki uygulamalarımız Anayasaya uygun olsun.

* Kimyasını bozar: 6. maddeye göre, ’Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.’ Egemenliğin kullanılmasa hiç kimseye bırakılamaz. 87. madde; ’TBMM’nin görev ve yetkileri kanun koymak, değiştirmek veya kaldırmaktır.’ Sadece seçilmiş Meclis’lere aittir kanun koyma yetkisi. Anayasa tarafından verilen bu yetkiyi kimse yüce Meclisimizden alamaz. Kimse kendini yasa koyucu yerine koyamaz. Ben yaptım oldu anlayışını demokratik rejimler kaldırmaz. Hükümetler, yasa koyucu ve yargı yaptığında da kaldırmaz. Bu anlayış demokratik hukuk devletlerinin kimyasını bozar.

* Sorumlu CHP’dir: Yasama organı yaptığı zaman yargıdan döner, olmadı önüne sandık geldiğinde milletten döner. Yürütme yanlış yaptığında yine yargıdan döner, günü geldiğinde milletten döner. Peki yargı yanlış yaptığında nereden döner? Bunun tartışıldığını görüyoruz. Bunun baş sorumlusu da bana göre CHP’dir.

* Talihsizlik: Anayasa Mahkemesi’nin kararı Anayasa Mahkemesi adına büyük bir talihsizlik. Anayasa’nın 153. maddesinde belirtildiği gibi aslında iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz, bunu Tayyip Erdoğan söylemiyor Anayasa söylüyor.

* Ülke yönetiyoruz, ülke: Yazılı ve görsel medyanın fiskos gazetelerinden veya kulisten duyduğu şeylerle bu ülkeyi yönetebilir miyiz? Onun bilmem nerede medya mensubu varmış, onun bilmem nerede ne bağlantısı varmış, onun bilmem nerede ne görüntüleri varmış, o onunla görüşüyormuş, bu bununla görüşüyormuş... Beyler, ülke yönetiyoruz ülke. Oyuncak değil.

...
Yayın Tarihi : 11 Haziran 2008 Çarşamba 05:26:04
Güncelleme :11 Haziran 2008 Çarşamba 07:48:28


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
fatih IP: 88.252.246.xxx Tarih : 11.06.2008 18:27:03

ülkeyi yönetiyorsunuz yüz de 47 oy aldınız diye herşeyi yapamazsınız biz tc vatandaşıyız diye vekildegil milli iradenin kendisiyiz diye herşeyi yapa biliyormuyuz veya tarikat ve cemaatler biz güclüyüz herseyi yaparız diye bilirlermi ve yani güc bende ben herşeyi yaparım mantıgı anca kominizim ve arap ülkelerinde olur tc de bumların olması mümkün degil burada hukukun üstünlügü var işinize gelen mahkeme kararlarında yüce yargının kararı diyeceksin ama aleyhine, işine gelmeyen bişey oldugunda bagıracaksın bence hukuka demorasiye bu saygısızlıktır sizin göreviniz iktidardayken muhalafet gibi aglamak degil bırakın bunu sizin için oy toplayan deniz baykal yapsın biz idolojik faliyetler istemiyoruz bırakın bunları bunu toplum zamanla başötüyü de halleder siz eliniz çekin yeter siz ülkeyi idare edin yeter...


Gökhan IP: 88.241.44.xxx Tarih : 11.06.2008 14:55:18

Atatürkçü lâik rejimin varlığı ve devamı %40 ın isteğinin üzerindedir.%40 tüm Türkiye'yi temsil edemez.Çoğunluğun tahakkümü demokrasi değildir.Saygılar.