22
Mart
2026
Pazar
ANASAYFA

Yargıtay'da Gülen anlaşmazlığı

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'ndan (TMK) yargılanan Fethullah Gülen'e verilen beraat kararını onayan Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin kararına itiraz etti. 

Sanığın yargılamaya konu eylemlerinin eski Türk Ceza Kanunu'ndaki (TCK) "cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve bu teşekkülü yönetmek" suçunu oluşturduğunu ileri süren Başsavcılık, bu suç için öngörülen zamanaşımının dolduğuna işaret ederek, kamu davasının düşürülmesini istedi.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı Yargıtay Birinci Başkanlığı'na gönderdi. İtirazı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu görüşecek. İtirazda, suçun niteliğinin ve tarihinin doğru olarak tespit edilmesi için dosya kapsamındaki delillerin incelenmesi gerektiği belirtildi.

Bu kapsamda, Fethullah Gülen'in kitaplarından ve çeşitli konuşmalarından alıntılar yapılan itirazda, Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün 21 Nisan 1999 tarihli raporu, Genelkurmay Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı'nın aynı dönemdeki raporları, tanık anlatımları, yurt dışındaki "Nurculuk" faaliyetleriyle ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü'nün yazı ve belgeleri ile genel müdürlüğün "Fethullah Gülen örgütü" ile ilgili şirketler, okullar, dershaneler ve vakıflar hakkındaki tespitlerine yer verildi.

İtirazda, yerel mahkeme tarafından sanığın eylemlerinin bir bütün olarak 3713 sayılı TMK kapsamında olduğu kabul edilerek, kamu davasının 4616 sayılı Kanun'a göre "kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi" kararı verildiği hatırlatılarak, "laik düzeni yıkmak amacıyla örgütlenen sanığın eylemlerinin" TMK'nın 7. maddesi kapsamında değil, 765 sayılı TCK'nın "cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak" suçunu kapsayan 313/2-4 maddelerine aykırılık oluşturduğu belirtildi.

Başsavcılığın itirazında, "sanığın liderliğini yaptığı ve varlığı sübuta eren örgütün 3713 sayılı Kanun'un 1 ve 7. maddelerinde tanımlanan şekilde terörü yöntem olarak benimsediğine ve bir terör örgütü olduğuna dair delil bulunmadığı, silahlı eylemlerinin de tespit edilemediği" vurgulandı.

Gerek 765 sayılı TCK'nın 313. maddesi, gerekse 5237 sayılı TCK'nın 220. maddesinde düzenlenen "cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak" suçunun, esasen "hazırlık hareketi" olduğu ifade edilen itirazda, şöyle denildi:

"Yasa koyucu hazırlık hareketlerini amaçlanan suçu önlemek için cezalandırmaktadır. Suç, soyut tehlike suçudur. Suç işlemek için teşekkülün oluşturulması yeterli olup, amaçlanan suç ya da suçların işlenip işlenmemesi önemli değildir. Teşekkülün oluşturulması ile suç tamamlanmış olur. Teşekkül mensuplarının suç işlemek için anlaşmış olmaları yeterlidir. Yasa koyucunun amacı, basit bir birleşme olmayıp, kamu için tehlike yaratacak birleşmeyi cezalandırmaktır."

İtirazda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, bu yöndeki kararlarından da örnekler verildi.

Başsavcılığın itirazında, "Fethullah Gülen'in kurucusu ve lideri olduğu örgütün eylemleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS), 'toplanma ve örgütlenme özgürlüğü'nü içeren 11. maddesi kapsamında" da değerlendirildi. Kapatılan Refah Partisi'nin başvurusu hakkındaki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) 13 Şubat 2003 tarihli nihai kararından da alıntı yapılan itirazda, AİHM'in oy birliğiyle AİHS'in 11. maddesinin ihlal edilmediği sonucuna vardığı hatırlatıldı.

"Şeriat düzeni getirmek amacının, Avrupa kamu düzenine aykırı olduğu gibi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 4. maddesine göre değiştirilemeyecek ve değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek olan devletin yönetim şekline ve Cumhuriyet'in temelini oluşturan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkeleri ile öngörülen Anayasal düzene aykırı olduğu" vurgulanan itirazda, şöyle denildi:

"Fethullah Gülen örgütlenmesinin nihai amacı göz önüne alındığında, dosyada toplanan delillerle sabit olan 'ışık evleri' tabir edilen yerlerde toplantılar yapmaları, buralarda çeşitli örgütsel faaliyetlerde bulunmaları, ülke genelinde ve yurt dışında örgütlenmeleri ve faaliyetleri sözleşmenin 11. maddesi (toplanma ve örgütlenme özgürlüğü) kapsamında değerlendirilemez, insan hakları, demokrasiyle bağdaşmaz ve hukuktan himaye talep edemez."

İtirazda, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin, sanığa atılan eylemi TMK kapsamında gördüğü ve "sanığın cebir ve şiddet kullanarak baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle Anayasa'da belirtilen Cumhuriyet'in varlığını tehlikeye düşürmek, niteliklerini ve laik düzeni değiştirmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek amacına yönelik olarak suç işlemek üzere terör örgütü kurduğu veya yönettiği yolunda mahkumiyetine yeterli kesin delil bulunmadığı" gerekçesiyle yerel mahkemenin beraat kararını onadığı hatırlatıldı. Başsavcılığın itirazında, şu tespitler yapıldı:

"Laik düzeni yıkmak amacıyla örgüt oluşturan ve yöneten sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nın 313/2-4. maddesi unsurları itibariyle tartışılıp değerlendirildiğinde cürüm işlemek için teşekkül meydana getirilmesi suçunda aranan delillerin yeterli ve kesin olduğu görülmüştür.

Sanık Fethullah Gülen'in ülke içinde oluşturup, daha sonra ülke dışında organize edip yönettiği örgütün, Türkiye'de mevcut Anayasal düzeni değiştirmek ve laiklik ilkesini de kaldırarak, yerine şeriat esaslarına dayalı devlet kurmak amacında olduğu, aşamaları, tebliğ, cemaat ve cihat temelinde, yurt içinde ve dışında dershane, okul, üniversite, yurt, hazırlık kursları ve kurduğu şirketler aracılığıyla eğitimli bir kadro ve ekonomik bir güç oluşturarak, yönetimde teşkilatlanmayı, devlet idaresini ele geçirmeyi hedeflediği, sanık Fethullah Gülen'in yurt dışına çıktığı 21 Mart 1999 tarihinden sonra da aynı amaç doğrultusunda faaliyetlerini sürdürdüğü, teşekkülün varlığını koruduğu sonucuna varılmıştır."

Sanığın eylemlerinin bir bütün olarak, 765 sayılı TCK'nın 313. ve 5237 sayılı TCK'nın 220. maddesinde yazılı suçu oluşturduğu ve "cürüm işlemek için teşekkül meydana getirmek ve bu teşekkülü yönetmek" suçunun tüm unsurları ile oluştuğu ifade edilen itirazda, maddelerde öngörülen ceza itibariyle lehe hükmün 765 sayılı TCK'nın 313/2-4. maddesi olduğu kaydedildi.

İtirazda, "Sanık ve oluşturduğu teşekkülün nihai amacı, yazılarında ve konuşmalarında da belirtildiği üzere cebir ve şiddet de kullanmak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın tamamını veya bir kısmını tağyir ve tebdil veya ilga (Anayasal düzeni değiştirmek, Anayasa'nın ihlali) ile şeriat esaslarına dayalı bir devlet kurmaktır. Sanık Fethullah Gülen, suça konu örgütün kurucusu ve lideridir. Sanığın kurduğu örgütte, sürekliliğin varlığı ile üye sayısının yasada belirtilenin (üç kişi) çok üzerinde olduğunda kuşku yoktur" denildi.

İtirazda, suç tarihinin temadinin son bulduğu iddianamenin hazırlandığı 31 Ağustos 2000 olduğu, bu tarih itibariyle davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiği vurgulandı.

İtirazın sonuç bölümünde, 9. Ceza Dairesi'nin 5 Mart 2008 tarihli onama kararının kaldırılarak, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin beraata ilişkin 5 Mayıs 2006 günlü hükmünün bozulması istendi. Bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'na göre düzeltilmesinin mümkün olduğuna işaret edilen itirazda, dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesi istendi.

aa
Yayın Tarihi : 7 Nisan 2008 Pazartesi 10:33:53


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
El salud IP: 88.242.117.xxx Tarih : 7.04.2008 13:34:41

Gülen'in softa cinliği ile Laik Cumhuriyete karşı yürüttüğü faaliyetleri, konuşmaları ve görüntülü kasetleri ile defalarca çeşitli televizyon kanallarında yayınlandı. Sonra güya sağlık nedenleriyle ABD'ye gitti ve gelemiyor. Gülen ve cemaatının şiddet uygulamak gibi bir düşüncesi yoktu çünkü daha Cumhuriyetimizin ilk yıllarında başlatılan kanlı Menemen ve Şeyh Sait isyanlarının nasıl bastırıldığını unutmamışlardı. O bir kasetinde salyaları aka aka söylediği gibi "Cumhuriyetin kurumları içine sızıp uygun zamanı beklemeyi." tercih etmişti. Bugün Gülen için zamanında isnat edilen suçlar aynen geçerliğini korumaktadır. Cumhuriyeti ortadan kaldırmaya çalışma suçunun da zaman aşımı falan olamaz.


oviraptor IP: 88.245.244.xxx Tarih : 8.04.2008 00:55:43

sayın ekrem ne gelişme varmış memlekette 400 milyar dolar borç alarak üstünede bütün milli varlıkları satarak bir takım din sever kendini ruhban sanan sınıf yaratıldı....bir kaçta otoyol yapıldı yapılanları bizede söyleyin bizde bilelim bu övdüğün tespih ettiğin zatın gazetesi ırak savaşı zamanında kör ve sağır oldu logosunu bile kırmızı beyazdan mavi beyaza çevirdi bir yanda parça parça ıraklı çocukların fotoğraflarına bakarken öbür yanda bu gazetede çakı gibi amerikan askerlerinin resimleri vardı barış getirecekmiş ırağa bul eski sayılarıda bak yalnmı söylüyom hasksız mı eleştiriyom .... eğer bu adam hain ve kalleş değilse allah beni cehennemin en derinine atsın bununla aynı cennette olmaltansa oraya razıyım saygılarımla


oviraptor IP: 88.245.244.xxx Tarih : 7.04.2008 19:28:35

korkmayın artık türkiyeye gelemez kgb peşindeymiş türki cumhuriyetleride ruslara karşı kışkırtmaktan ruslar diş biliyor ve çoğu türki cumhuriyete rusya baskı yapıp bunun amerkan haber alma teşkilatı gibi çalışan okulunu kapattırmış


hüseyin gedik IP: 88.243.101.xxx Tarih : 7.04.2008 12:46:35

bu adam için değmez kardeşim bunlar amerikanın uşaklığını yapankişiler ağlama edebiyatı ile biryerlere varmayi pilanlayan zihniyetsahibi bunlar mademki okadar amerika karşıtı bir kişi neden amerikada barınıyorda bir islam ülkesinde barınmıyor? bunlar bu toplumu diledikleri gibi yönlendirmek için matti yönden diş güçlerce ziyadesi ile beslenen ağlama edebiyatı ile toplumun dini duygularını istismar eden diş mihrakların kullandığı maşalardır. burs yolu ile okutup maksatlı belli makamlara getirdikleri öğrencileri düşünceleri doğrultusunda yönlendirerek etki altında tutarak ülkenin geleceğini karanlıklara sürüklemek istiyorlar hangi maske altına girerlerse girsinler emellerine ulaşamayacaklar herzaman birileri bunlara gereğinde TUR DDER . bugibi kara zihniyetlere DUR BURDAN size GEÇIT YOK DİYENLERE DİYECEKLERE SAYGILARIMLA hüseyin .


suleyman keskiner IP: 88.140.85.xxx Tarih : 8.04.2008 02:23:14

Ekrem S.kardesim sana cani gonulden katiliyorum gercek guzel dusunen ve guzel yazan birileri ile karsilasmak beni sevindiriyor.ama basi bos konusanlarda var ama olacak onlarda anlayacaktir birgun.Ben bir gurbetci olarak konusuyorum; TURKIYE son senelerde gercekten avrupa ulkelerine tas cikaracak sekile geldi fakat gene ne yazik ki!her zaman ki oldugu gibi onune engel konulmaya baslandi bile ne zaman ve nereye kadar bu engellenecek ne zaman TURKIYE ilerlemeye baslasa yari yolda birakiliyor halkimizi duyarliliga cagiriyorum.Biz gurbetciler olarak inan ki gecen 5sene icinde TURKIYE mukemmeldi ve cok guzel bir sekilde gidiyordu ama maalesef gene geri sayim basladi galiba cok uzuluyorum.SAYGILAR


Mustafa SOĞUKPINAR IP: 88.229.141.xxx Tarih : 7.04.2008 23:58:00

Sayın El Callot ve provakatör bu ne saygısızlık adeta ağzınızdan necis fışkırtıyorsunuz.Sizin insanlık anlayışınız bu mu? siz hiç yurtdışına gittinizmi?tabiki bilmezsiniz Afrikanın en ücraq köşelerinde yamyam dediğiniz o insanların İstiklal Marşını sizden daha iyi okunduğunu hiç gördünüzmü türkçeyi akıcı bir şekilde konuşan o insanları hiç gördünüzmü?Bu ülkenin iş adamlareına yol gösteren o fedakar gençleri hiç tanıdınızmı?İşte bunlar sizin salyalarınızı akıtarak hayasızca saldırdığınız o zatın eseridir.Onlardan hırsız çıkmaz,onlardan hain çıkmaz,onlardan devletin askerine kurşun sıkan çıkmaz,onlardan hortumcu çıkmaz,onlardan ayrımcı çıkmaz aklınızı başınıza alın saygı ve sevgilerimle.


Ekrem S. IP: 77.11.35.xxx Tarih : 8.04.2008 00:19:23

Burada herkes diledigi gibi yorum yapabilir. Aklima 1989 yilinda Üniversite sinavina girmeden önce bir arkadasimla yaptigim arastirma geldi. Okumak istedigimiz bölümleri arastiriyorduk. O yil ne Mühendisi ne Doktoru nede Ögretmeni hickimse yapmis oldugu meslegi tavsiye etmiyordu. Arkadasimla sasirmistik bir anlam verememistik. Simdi yurt disinda Üniversite okuduktan ve meslek hayatini icra eden bir insan olarak diyorum ki. Ülkemiz gayri memnun insanlar dolu. Herseyi tenkit eden hicbirseyi begenmeyen toplum haline gelmisiz. Bu yüzden Almanlarin kullandigi bir tabir var yarim yamalak islerde "GETÜRK" yani Türk isi. Dogru malesef. Ancak son yillarda Türkiyede kismen de olsa olumlu gelismeler iyiye gidisat görüyoruz fakat bunu da hickimse göremiyor ve begenmiyor. Cok ilginc, BU KADAR PESiMiZM BU TOPLUMDAN NE ZAMAN GiDECEK BiLEMiYORUM. Bir insani elestiriken de insanin kendini ölcünün diger kefesine koymasi lazim. Bu Ülke icin ben ne yaptim? Kac dikili agacim var? Kac cocugu okuttum? Kac Aileye destekte bulundum? vesaire... Mehmet Ali Birand`in bir programinda görmüstüm Rus anne diyordu ki "Benim oglum bu okullara gideli kirli camasirlarini bile dürerek getiriyor". Hic unutmadim bu sözü. Yani herkes bir ajanlik suclamasi yapabilir bunun icin ortam müsait, bircok ülkede okullar var...Ama dikkat edelim beyler oturdugu yerden herkesi, herseyi ve her olusumu tenkit eden insanlar degil. Bilakis bu Ülkenin gelisiminde aktif rol oynayan insanlar olalim. Yoksa Kaderin cilvesi ki Torunlarimiz bizi fena bir sekilde elestireceklerdir........ SAYGILARIMLA


oviraptor IP: 88.245.244.xxx Tarih : 8.04.2008 01:00:41

bana bak mustafa soğuk pınar bilmediğin şeyler var. bana provakatör diyorsun bak provakatör çıkmış bunlardan ..... ben bu hainin bir metre arkasında namaz kıldım ne olduklarını biliyorum sen bunun ne demek olduğunu anlayabilirmisin ben onu merak ediyorum


Ahmet AYDIN IP: 78.177.253.xxx Tarih : 7.04.2008 11:35:50

VALLA BUNA BENZER BİR OLAY BENİMDE BAŞIMDAN GEÇTİ.YAPTIĞIM BİR İŞ KAZASINDA KANA İHTİYAÇ OLDUĞU BELİRLENDİ,ANCAK KAN GRUBUM BELLİ DEĞİLDİ.İLÇEDE ALINAN KAN NUMUNESİ 0+ İKEN, ŞEHİR MERKEZİNDEKİ HASTAHANEDE ALINAN NUMUNE 0- ÇIKMIŞ İDİ.BURASI TÜRKİYE.MALÜM BU VE BUNA BENZER ŞEYLER HER AN KARŞILARINIZA ÇIKABİLİR.HANİ KASTAMONU İLİNE GİRERKEN ŞÖYLE BİR TABELA VAR. DİKKAT.TAŞ DÜŞEBİLÜ, AYI ÇIKABÜLÜ...