"Yeni özgür Irak dedikleri bu mu?" Orta Doğu konusunda uzman gazeteci Robert Fisk, İngiliz Pazar gazetelerinden İndependent on Sunday’deki yazısında bu başlığı kullandı. Fisk’in yazısından satır başları şöyle:
"Saddam Hüseyin’in yargı önüne çıkarılması, işgal güçlerinin elinde kalan son karttı. Artık Kasım ayındaki Amerikan başkanlık seçimleri öncesinde göz boyama vesilesi olabilecek hiçbir şey olmayacak.
Ancak bu mahkeme melodramı bile, aslında Amerikalıların Irak’a egemenliğin ne kadar küçük bir parçasını verdiklerinin işaretiydi. Bir kere Saddam’ı Irak’ta değil, Katar’da tutmaya devam ediyorlar.
Mahkeme salonundaki sıraları dolduranlar, siviller değil, sivil giysili Amerikan askerleriydi. Saddam Hüseyin’in verdiği ifadenin kaydı Amerikalı yetkililer tarafından sansürlendi.
Üzerlerine Amerikan ordusu tarafından ’kontrol edilmiştir’ damgası vuruldu ve kayıtlara el kondu. Amaç belli. Saddam Hüseyin, metnin dışına çıkıp da, geçmişte Amerika ile olan bağlantılarından bahsetmeye başlamasın diye.
Amerikan işgalinin devam ettiğinin tek kanıtı bu değil. 146 bin asker hala orada. Yeni ve egemen hükümet gitmelerini isteyemiyor.
Amerikan şirketleriyle Irak arasında imzalanan çok sayıda yeniden imar sözleşmesi de Irak kaynaklarının bu şirketlere akışını garantiliyor. Üstelik Bremer’in çıkarmayı başardığı bir çok yasa, bunların yeni hükümet tarafından değiştirilmesini de engelliyor.
Amerikan şirketlerince işe alınan paralı askerlerin gücü de giderek artıyor. Kimse önlerine gelen Iraklı’yı dipçikleyip tekmelemelerine karşı çıkamıyor."
İngiliz Pazar gazetelerinde geniş yer bulan, Irak bağlantılı bir başka konu da, İngiliz hükümetinin, savaşa gerekçe olarak gösterdiği Irak’ın kitle imha silahları dosyası ile ilgili yeni bir tartışma.
Hükümetin dosyayı ele alış biçimiyle ilgili Butler raporu adlı resmi araştırmanın taslak sonuçlarına yer veren Sunday Times, iki istihbarat örgütünün ve hükümetin en üst düzeydeki hukuk otoritesinin eleştirildiğini şöyle anlatıyor.
"Taslak raporda, Birleşik İstihbarat Komitesi Başkanı, Dış İstihbarat Örgütü Başkanı ve Hukuk İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı’nın isimlerinin, sansür amacıyla rapordan çıkarıldığı anlaşılıyor."
Ancak Butler raporunda, hükümetin kitle imha silahları dosyasında yer alan istihbaratın yanlış olduğu ve bu verileri kontrol etmesi gereken mekanizmaların da çalışmadığı belirtiliyor.
Dış istihbarat örgütü MI6 bir süre önce, çalıştıkları ajanların, Irak’ın kitle imha silahları hakkında yanıltıcı istihbarat geçtiklerini söylemişti.
Başbakan Blair ise, tüm bu istihbaratın kaynak oluşturduğu ve savaşa gerekçe hazırlayan Irak dosyasının girişinde; ’Saddam Hüseyin’in kitle imha silahları geliştirmeye devam ettiği konusunda elde edilen istibarat şüphe götürmüyor. Ben ve bazı bakanlarım, istihbaratın kaynağı konusunda bilgilendirildik ve sağlamlığına ikna olduk’ diyordu.
Şimdi Butler raporunun kamuoyuna açıklanmasıyla hükümetin savının yanlış olduğu ortaya çıkacak."
BBC TÜRKÇE SERVİSİ
Yayın Tarihi :
5 Temmuz 2004 Pazartesi 09:31:42
Güncelleme :5 Temmuz 2004 Pazartesi 09:40:07