3
Mart
2026
Salı
BİLİM TEKNOLOJİ

İNTERNETTE, ZAMANI İYİ KULLANAN KAZANIYOR

Her ne kadar biz interneti beleş zannedersek de "hiç öyle değil" diyor İrlandalı internet uzmanı meslektaşım -eksik olmasın bazı yazılarını onun izniyle derslerimde de kullanırım- Gerry Mcgovern. "Çünkü müşterinin zamanını harcıyorsun" diye devam ediyor. Yani internetin maliyetinin içine sadece teknolojik altyapı ve abone bedelini değil internette harcanan zamanın maliyetini de eklemek gerek. Gerçekten de internet sitelerini kuranlar, site dizaynını hazırlayıp geliştirenler, yönlendirmeye ilişkin teknikleri ekleyenler bu söze kulak vermek zorundalar.

Google niye başarılı? Çünkü sizin vaktinizi boşa harcamıyor, en kısa zamanda aranan bilgileri ekranlarınıza getiriveriyor da ondan. "Zaten Google'ın bütün yaptığı işlerde hız, en büyük önceliğe sahip" diye yorumlarına devam ediyor Mcgovern. Google'ın üst yöneticilerinden Matt Cutts'a göre Google şirketi içinde bir internet sitesinin ne kadar kısa sürede indirilmiş olmasının da sitenin tıklanma sıralamasında -ranking- kullanılmasını isteyenlerin sayısı epeyce kalabalık. Kuşkusuz bu konuda internet bağlantısı sağlayan kuruluşların kullandığı teknoloji de önemli. DSL, kablo veya telefon bağlantılı olup olmadıkları da rol oynar. Ama eğer kullanılan teknoloji hızlı bir teknoloji bile olsa bu durumda da aynı konuyu iyi incelemek gerek.

Google mı Bing mi
Matt Cutts'a göre eğer "sizin hızlı indirilen bir internet siteniz varsa sizin diğerlerinden fazla olarak bir bonus -ikramiye- almanız gerekir. En azından yavaş indirilen bir siteye göre sizin bir ayrıcalığınız olmalı sıralamada".

Objektif olarak konuşmak gerekirse Google, Microsoft'un yeni arama motoru Bing'e göre çok daha hızlı, kapsamlı ve kullanım kolaylığına sahip. Microsoft'un aklıevvelleri niye bir arama sayfasını akıllarınca bir markaya dönüştürme çabasına girdiler? Gerçekten insan anlamakta zorluk çekiyor. Bing kelimesi herhalde "Bingo-İş Tamam" anlamına gelen bir deyimi hatırlatıyor olsa gerek. Bence bu kafa klasik eski okul mantığıyla hazırlanmış bir broşüre benziyor. "Ucuz otomobil fiyatları" diye bir soru sorduğunuz zaman Bing'in sayfasının tepesinde Tibet'teki Dalay Lama sarayının resmi çıkıyor. Ne ilgisi var bu resmin sorulan soru ile? Eski klasik kafa pazarlamasında temel fikir müşterilere bir şeyler yaptırmakla ilgiliydi, internet pazarlaması ise müşterilere istedikleri şeyi yapmakta yardımcı olmakla ilgili. Yani onların işini kolaylaştırmak temel olmalı.

Klasik pazarlama "ürün odaklı (production oriented) pazarlama kavramına daha yakın. Oysa internet pazarlama müşteri odaklı". İki örnek verelim bu iki kavramı daha iyi açıklamak için. Klasik ürün odaklılık, "Ne yapıyorsam onu satarım" derken müşteri odaklılık "Neyi satabilirsem onu yaparım" der. Burada müşterinin satın alma arzusu, isteği ön plana çıkmaktadır.

Kurallar değişti
Hewlett-Packard (HP) şirketinin Palo Alto, California'daki laboratuvarında Social Computing Bölümü Şefi ve Stanford Üniversitesi Uygulamalı Fizik Bölümü Danışman Profesörü Bernardo A. Huberman, "The Laws of the Web: Patterns in the Ecology of Information" (İnternet Ağının Kanunları-Bilişim Ekolojisinde Kalıplar) isimli kitabında internet sitesi sahibi olan, olmak isteyen ve internet sitesi hazırlayanlara insanları daha fazla dolaştırmak -çok tıklamak- yerine kısa tıklama sayısı ile istenilen sayfaya yöneltmelerini öneriyor.

Eski uygulama ise aranan sayfayı buluncaya kadar müşteriyi çok sayfada dolaştırmayı yeğler. Şimdi internet kuralları değişti. Artık güç şirkette değil, müşteride. İnternet akılcı bir sistemdir; orada müşteriler daha iyi kararlar almak, daha iyi ürünü daha ucuza bulmak, sorunları çözmek, başkaları ile bağlantı kurmak ve fikirlerinin duyulmasını isterler.

İrlandalı internet pazarlama uzmanı Gerry Mcgovern başından geçen bir olayı söyle anlatıyor: Geçenlerde katıldığım bir toplantıda bir marka uzmanı sahnede hoplayıp zıplayıp "İnsanlar irrasyoneldir-mantıksızdır" diye bağırıyor ve şu fikri ortaya atıyordu. "Onları en kolay etkilemenin yolu internet sitesine bir ses eklemenizdir. İnternet siteniz tıklandığında ılık bir ses 'İnternet sitemize hoş geldiniz' demeli bir jingle ile birlikte. Bu fikre gülmemek elde değil. Çünkü klasik marka teorisine göre tüm internet sitelerine böyle sesler yükleyelim ve müşteriler mest olup en pahalı ürünleri satın alsınlar.

Hadi canım sen de. Kimi kandırıyorsunuz siz? Müşteri aptal değildir ve böyle ucuz numaralarla kandıramazsınız. Müşterinin vakti de parası da kıymetlidir. Konuyu dağıtmayın. İşi uzatmayın, herkesin işi gücü vardır."
 

Tevfik Dalgıç - Referans
Yayın Tarihi : 25 Kasım 2009 Çarşamba 20:10:25


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?