İşyerine istedikleri giysilerle giden, bazen parmak arası terlik bile giyen yazılımcılar, sadece bir dizüstü bilgisayarla 1.5 milyar dolarlık sektör yarattı.
Onlar ister tatilde ister yolda olsun, keşfettikleri bir yazılım kodunu dizüstü bilgisayarla orijinal bir yazılıma dönüştürebiliyor; gerektiğinde 48 saat aynı masada kafa patlatıyorlar.
"Plaza çalışanları" arasında en renkli kişilikler de onlar. İşlerinin zorluğunu rahat giysiler ve değişik hobilerle aşmaya çalışan yazılımın isimsiz dehaları, ceket-kravat ikilisi yerine şort-parmak arası terlikleri tercih ediyor; küpe takıyor, saç ve sakalı dağıtıyor, işlerine motosikletle gidiyorlar. Hatta onların çalıştıkları ortamda kravatlı birine garip gözüyle bakılıyor. Türkiye'nin yazılım ihracatında öne çıkmaya başlamasında onların çok büyük payı var. Ürettikleri programlar sayesinde sektör 1.5 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşırken yıllık yazılım ihracatı da 250 milyon doları buldu. İhracat yapılan ülke sayısı ise 50'ye çıktı.
Sektör temsilcileri bu başarının arkasında "parmak arası terlikli" yazılım dehalarının olduğunu söylüyor. Yazılım mühendisliğinin klasik işlerden çok farklı olduğunu vurgulayan Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) Başkan Yardımcısı Şerif Beykoz, "Elinizde bir laptop'la dünyanın en iyi yazılımını üretebilirsiniz ama bu çok zor bir iş. Yeri geliyor günlerce çok az uykuyla bir proje üzerinde çalışmak zorunda kalıyorsunuz. Bu zehir gibi yazılımcıların çalışma tarzları da farklı. İşine şortla veya eşofmanla gelen de, rahat parmak arası terlik giyen de var. Bu üretken beyinler sektörün ve ihracatın gelişmesine çok katkıda bulunuyor" diyor. Ancak bu beyinlerin bir kısmının daha yüksek gelir için yurtdışında çalışmayı tercih ettiğini kaydeden Beykoz, sektör geliştikçe beyin göçünün azalacağına inandıklarını belirtiyor.
1 server, 1 laptop ve 1 insan
Yazılım üretimi çok fazla bilgi ve tecrübe gerektirse de yatırım maliyeti hayli düşük. Kendine güvenen ve yetenekli birkaç yazılımcı-girişimci, 3-4 kişinin yer alacağı ufak bir ofiste dünyaca ünlü yazılımlar üretebiliyor. Günümüzde adını duyuran yazılım firmalarının çoğu birkaç idealist yazılımcının çabalarıyla bu günlere gelmiş. Şerif Beykoz bu durumu, "1 server, 1 laptop ve 1 insan... İşte kaliteli bir yazılım üretmek için yeterli olan şeyler" diye anlatıyor. Ancak yatırım maliyeti düşük olsa da sektörün katma değeri bazen yüzde 100'ü bile buluyor. Tüm bunlara rağmen sektörün adamdan sayılmadığının altını çizen Beykoz, "Hiçbir destek almamasına rağmen sektör büyümeye devam ediyor. Bir süre sonra mecburen dikkate alınacağız" diyor.
Devlet farkında değil
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yazılım Meclisi Üyesi ve E-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu Üyesi Ertan Barut da, sektörün bürokrasi tarafından dikkate alınmadığını söylüyor. Yazılımda resmi verilerin oldukça az olduğunu belirten Barut, "Yazılım dernekleri '100 milyon dolarlık ihracat yaptık' diyor, Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) 10 milyon dolar diyor. Devlet sektörün yaratacağı ekonominin farkında değil. Yazılımdan ÖTV alınıyor. Şirketler de ihracatlarını internetten yapıyor ve devlet kayıt alamıyor. Sonra da ihracatımız 10 milyon dolar görülüyor" diyor.
Türkiye'nin ilk 500 bilişim şirketinin seçilmesi çalışmalarına katılan Prof. Dr. Haluk Karadoğan ise, "Üniversitelerimizden yılda yaklaşık 1500 bilgisayar mühendisi mezun oluyor. Katma değeri yüksek olan bu alanlarda ülke olarak başarılı olmak şansımız yüksek" diyor.
Kravat takan garipseniyor
Yazılım şirketi Telenity'nin "yazılım mimarı" Güven Demir, yaptıkları işin yüzde 90'ının "kafa patlatma" olduğunu ve şirket ortamlarının rahat olmak zorunda olduğunu söylüyor. Çalışma saatleri, molalar, kıyafetler konusunda oldukça esnek bir ortama sahip olduklarını anlatan Demir, "3 gün şirkette kaldığımı biliyorum. Bazen ailem arıyor 'ne oldu bizim çocuğa' diye... İşin bu zor kısmı bir yana, bir o kadar da rahat bir ortamda çalışıyoruz. Zaten rahat olmasak üretemeyiz. Şirkette şort ve tişört giymeyen yok gibi. Kravat takan birilerini görürsek garip garip bakıyoruz. Onlar da zaten pazarlama ekibinden oluyor" diyor. Demir, şirket çalışanları olarak her çarşamba basket, her perşembe de futbol maçı organize ettiklerini söylüyor.
Problem çözme aşkı
Telenity'nin yazılım mühendisi Hale Bahadır ise çalışma arkadaşlarıyla rock grup kurmuş. Sektörde çalışan az sayıda kadından biri olan Bahadır, yaklaşık 2 yıldır çeşitli performanslar sergilediklerini söylüyor: "Problem çözmeyi sevmesek bu iş çekilir mi? İşimiz çok zor, stresli ve dikkat istiyor. İçimizdeki bu problem çözme merakı olmasa bu işi yapamayız. İş dışında da çeşitli sosyal aktiviteler yaparak rahatlamaya çalışıyoruz."
Mr. Smith'i mi gördüm
Coretech'te yazılım geliştirme uzmanı olarak çalışan Ferdi Saldırış, yönetici ve işverenlerin de yazılım tabanlı insanlar olmasının iş ortamındaki rahatlığın en büyük nedeni olduğunu söylüyor: "Sabah kalkınca kendimi uykusuz hissediyorsam 2 saat daha yatıyorum. Gece 2'ye kadar çalışırken de geç geldiğimde de kimse karışmıyor, kimse başımda 'Bu işi bitirmelisin, gitme' demiyor. Kimse neden geç geldiğimi sormuyor. Yöneticim ararsa iyi olup olmadığımı sormak için arıyor. 7 yıldır yönetici veya işverenlerimden yazılı veya sözlü bir emir kipi duymadım." Saldırış, diğer sektörlerde çalışan takım elbiseli arkadaşlarını görünce onları ortaokul kitaplarındaki "Mr. Smith"e benzettiğini anlatıyor.
Türk yazılım ihracatının yıldız firmaları
Nortel Netaş: 2007 yılında 40 milyon dolarlık yazılım ihracatı gerçekleştirdi. Nortel Netaş Genel Müdürü Müjdat Altay, "Son 2 yılda Ar-Ge'de görev yapan mühendis sayısını 2 katına çıkardık" diyor.
Milsoft: Geçen yıl 20 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirdi ve 5 yıl içinde toplam satışlarının yüzde 50'sini ihracattan elde etmeyi hedefliyor.
CBS: Romanya ve Türk cumhuriyetlerine yazılım ihraç ediyor. CBS Bilişim Genel Müdürü Levent Kocaman, "İngiltere'deki ofisimizin dışında Mısır ve Pakistan'da da ofis açacağız" diyor.
Netsis: Mısır'da etkin bir konumda. Ülkedeki büyük ölçekli müşteri sayısı 25'e ulaştı. Geçen yıl yurtdışı satışlarını yüzde 120 oranında artırdı.
Bizitek: Geçen ay Ericsson tarafından satın alındı. Bizitek Genel Müdürü Murat Şahinoğlu, 2009'da yüzde 15 olan ihracatın payını yüzde 20'ye çıkarmayı hedeflediklerini söylüyor.
Esim: Tek kalemde 10 milyon dolarlık yazılımı Malezya'ya satarak sektörde önemli bir rekora imza attı. Esim Yazılım Başkanı Selahattin Esim, "2 yıl içinde en az 100 milyon dolarlık ihracat hedefliyoruz" diyor.
Bimser: Dubai, Azerbaycan ve Gürcistan'daki petrol devlerine de yazılım ihracatı gerçekleştirdi. Bimser Çözüm yönetici ortaklarından Zekeriya Aksoy, "Amacımız, yurtdışı esaslı çalışıp dünya pazarına hitap etmek" diye konuşuyor.
İdea: İdea Teknoloji'nin kurucu ortağı Bahadır Onay, British American Tobacco'nun (BAT) Türkiye yazılımlarını ürettiklerini, daha sonra 37 bölge ülkesine çalışmalarını taşıma imkânı bulduklarını anlatıyor.
Sektörün büyüklüğü 1 milyar 490 milyon dolar
- Dünya yazılım harcamaları 2008'de 900 milyar dolara ulaştı.
- Hindistan fason üretimde lider. Yazılım üretiminin yüzde 75'ini ihraç eden İsrail de altyapı, güvenlik ve anti-virüs yazılımlarında dünya pazarının lideri konumda. İrlanda ise nihai ürün geliştirme alanında birinci.
- Türkiye'de bilgi teknolojileri pazarının büyüklüğü 7 milyar 400 milyon dolar.
- Türkiye'de yazılım pazarı 2007'de 1 milyon 260 milyon dolar iken, 2008'de kriz nedeniyle büyüme hızını kaybederek 1 milyon 490 dolara ulaştı. Pazarın 2009'da 1 milyar 600 milyon dolara ulaşması bekleniyor.
- Türkiye 50'den fazla ülkeye yazılım ihraç ediyor. Türk cumhuriyetleri, Ortadoğu ve Avrupa öne çıkan ihracat pazarları arasında.