19
Mart
2026
Perşembe
EĞİTİM

11 yıllık işkence bitti!

Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, ülkede çok ciddi bir sorun haline gelen katsayı meselesinin makul ölçülerde çözüldüğünü belirterek, "Şimdi öğrencilerimiz birazcık daha gayret göstererek aralarındaki aşılmaz olan farkı kolayca atlayacak hale geldiler. Bu 11 yıllık işkencenin ve eziyetin bitmesi, gerçekten hepimizi mutlu etti" dedi.

Özcan, Karabük Üniversitesi'nin (KBÜ) kuruluşunun 3. yılı kutlamaları ve 2009-2010 öğretim yılı mezuniyet töreni için geldiği Dr. Necmettin Şeyhoğlu Stadyumu'nda yaptığı konuşmada, yaptıkları en önemli çalışmalardan birinin YÖS'ü kaldırmak olduğunu, bu sayede üniversitelerin dış dünyaya açılabileceğini söyledi. Bugüne kadar çok istenmesine rağmen üniversitelerin dış rekabete açılamadığını anlatan Özcan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Biz içimize kapalı işlerimizi kendi içinde yapan, kalitemizi bile ölçmediğimiz bir siteme sahiptik. Bu sınavı kaldırarak bu rekabeti başlattık. Artık bu yıl ve bundan sonraki yıllar üniversitelerin başarılarını değerlendirirken, diğer faktörlerin yanında yabancı öğrenci kabulüne bakmak durumundayız. Eğer bir üniversite rekabet edebiliyor, dış dünyadan öğrenci çekebiliyorsa, o üniversitenin dünyada bir yeri vardır demektir. Yurt dışından gelecek öğrenciler ile alakalı kontenjanları ve kabulündeki şartları da üniversitelere bıraktık. Üniversiteler kimi ve nasıl kalitede öğrenci alacaklarını kendileri kararlaştıracak. Harçlar konusunda dışardan gelecek öğrencilere Türkiye'deki öğrencilerin verilen harcın 3 misli minimum olacak, üst sınır da kendilerine bırakılacak.

"11 YILLIK İŞKENCE VE EZİYET BİTTİ"

Son zamanlarda ülkede çok ciddi bir sorun haline gelen katsayı meselesinin makul ölçülerde çözüldüğünü de anlatan Özcan, "Şimdi öğrencilerimiz birazcık daha gayret göstererek aralarındaki aşılmaz olan farkı kolayca atlayacak hale geldiler. Bu 11 yıllık işkencenin ve eziyetin bitmesi, gerçekten hepimizi mutlu etti. Bunun için bu kararda katkısı olan herkese teşekkür ediyorum. Katsayı probleminin bir ölçüde halledilmesinin bizim için önemi, mesleki ve teknik eğitimin yolunu açmasıdır. Bu alanlara ülkemizin çok büyük ihtiyacı vardır. Bunu düzeltmeseniz ülkemizin ve ekonomimizin ihtiyacı olan insan gücünü bulamazsınız. Bunu sağlamasak ekonomimizde ve endüstrimizde kalkınma olmaz. Etrafımıza baktığımızda bugün çok gelişmiş ülkelerde mesleki ve teknik eğitimin üst seviyelerde olduğunu görürsünüz. Biz bu gayret içerisinde biraz da katsayının olumlu bir şekilde halledilmesinden esinlenerek esasen mesleki ve teknik eğitim öğrencilerine üniversite kapılarını araladık. Belki birçoğu üniversiteye geçmeyecek ama o kapının açık olması onlara ümit verecek ve niteliklerini arttıracaktır. Bizim yapmak istediğimiz de buydu" dedi.

 

KONTENJAN ARTTIRIMI

Son 2 yılda üniversitelerin kontenjanlarını yüzde 40 artırdığını belirten YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, "Üniversitelerimiz her nedense kontenjan sorunlarına biraz uzak kalmışlardır. Biriken lise mezunlarının sayısını gördükleri halde, kontenjanlarını bazı yıllar yüzde 3, bazı yıllar yüzde 6 arttırarak, bazı yıllarda da eksilterek probleme yaklaşmışlardır. Esasında bu ülkenin üniversite kontenjan sorunu olması mümkün değildir. Eğer bundan 10 yıl önce bizim konumumuzda olan insanlar bu olaya el atsalardı bugün çok daha rahat bir konumda olacaktık" diye kaydetti.

ÖSS'de bu yıl iki aşamalı sisteme geçildiğini de vurgulayan Özcan, "Bir televizyon kanalında kendisini eğitim konusunda uzman olduğunu iddia eden bir arkadaş, ÖSS'de 7 defa yeni sistem denendiğini ancak hiçbirisinin başarılı olmadığını söyledi. Ben tam tersini düşünüyorum. Bu yıl 2 önemli soruna cevap verilmiş olacak. Bunlardan bir tanesi çok stresli olan işte 180, 190 dakikada öğrencilerin kaderlerinin belli olmasının ortadan kalkması. İkinci önemli husus ise öğrencilerin mesleklere yönlendirilmesinde daha iyi bir yaklaşım içinde olduğumuzu sanıyoruz. Test sayısını 18'e çıkartarak öğrencilerin gitmek istediklere mesleklere daha iyi yönelmesini sağladık. Bu iki özelliği ile önceki sınavlardan hem daha iyi hem de daha çağdaş bir sitemdir" diye konuştu.

Konuşmalarından ardından bölümlerinde başarılı olan öğrencilere başarı belgeleri verilirken, KARDEMİR A.Ş., üniversiteye verdiği destekten dolayı YÖK Başkanı Özcan tarafından plaketle ödüllendirildi.

MEZUNİYET SEVİNCİNDEN NOTLAR

Genç öğrencilerin yanı sıra bu yıl mezuniyet töreninde yaşları 40 ila 50 arasında değişen öğrenciler de mezuniyet sevinci yaşadı. 3 çocuk babası olan Yusuf Bahadır (40) daha önce Sosyal Bilimler ve 4 yıllık işletme bölümünün ardından 2 yıllık Safranbolu Meslek Yüksek Okulu Mobilya bölümünü bitirdi. Bir oğlu üniversitede olan biri de lisede okuyan 45 yaşındaki Aytekin Erdemli ise Mobilya ve Dekarasyon bölümünü tamamladı. Diğer yandan Karabük Üniversitesi Makine bölümü öğrencilerinin ise yaş ortalaması 33 olarak ortaya çıktı. Sınıfta bulunan Osman Başkaya (50), Celal Tokatlı (48), Mevlit Ergin (50), Niyazi Döngel (45) ve ikiz kardeşler Cihangir ile Bülent Ceylan (40) mezuniyet sevinci yaşadı.

Karabük Üniversitesi'nin 3. kuruluş yıl dönümü ve 2009 -2010 eğitim öğretim mezunlarının töreni Sevcan Orhan konseri ile son buldu.

iha
Yayın Tarihi : 29 Mayıs 2010 Cumartesi 23:36:02


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
ahmet IP: 88.236.41.xxx Tarih : 8.06.2010 03:14:10

ortada halledilmiş bir şey gören varsa lütfen bana izah etsin zira sayın özcanın dediklerinden hiç bir şey anlamadım  çok önemli bir konu var normal liseler kapatılıyor ve her 20 bin kişilik nufus başına bir anadolu lisesi olacak ve şu andaki lise öğrencilerinin % 35 anadolu lisesine gidemiyecek kontenjan belli peki bu çocuklar nereye gidecek meslek liselerine ama yeni meslek lisesi açmanın maliyeti yüksek geriye kalıyor imam hatip liseleri insanlar çocukları bosta kalmasın diye imam hatibe yollayacak kapatılan lişselerde imam hatibe dönüşecek bu şu demek her 5 liseden biri imam hatip olacak ve her 5 kişiden biri imam yetişecek ve hepside katsayıya takılacak takıldıkça memlekete ve siteme kinlenecek yani domino taşı gibi eğitim yıkıldımı her şey sırasıyla düşer liselerin hali böyleyken sayın beyfendi üniversite kontenjanlarını arttıracağız dedi bakın bir örnek vereyim ülke turizim ülkesi herkes hem fikir mi 1990 larda en fala öğrenci alan ve yetiştirdiği öğrencileri turizim otelcilik okullarına yollayan gazi mesleki eğitimin başta turizim ve otelcilik öğretmenliği olmak üzere pek çok öğretmenlik bıransı kapatıldı nedeni belli  mezun olan boşta kalıyor sen % 40 kontenjan arttır onlara iş veremedikten sonra ne işe yarasın ama seni ilgilendirmiyor sen tücar zihniyetiyle alacağın harçları düşünürsün gerisi seni ilgilendirmez  işkence bitmedi yeni başlıyor