20
Mart
2026
Cuma
EĞİTİM

Lojistikçiler okullu oluyor

Türkiye’de hızla gelişen lojistik sektörü için akademik alanda adımlar atılmaya başlandı. Bunun bir örneği de Türkiye Lojistik Araştırmaları ve Eğitimi Vakfı tarafından açılan Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu oldu. Sektöre nitelikli eleman yetiştirmeyi amaçlayan bu okul 2008 - 2009 eğitim öğretim yılında öğrenci almaya başlayacak.

Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu Mütevelli Heyet Başkan Vekili Dr. Mustafa Melek ileride lojistik alanda eğitim veren bir üniversite açmayı da hedefliyor.
Lojistik sektörünün Türkiye’de hızla büyümesi ve önümüzdeki yıllarda ihtiyaç duyulacak nitelikli eleman sayısının 50 bin olarak öngörülmesi bu konudaki akademik çalışmaları artırdı. Bu amaçla Türkiye Lojistik Araştırmaları ve Eğitim Vakfı tarafından kurulan Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu, lojistik sektörüne nitelikli elemanlar yetiştirmeyi hedefliyor.

Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu Mütevelli Heyet Başkan Vekili Dr. Mustafa Melek özellikle sanayi sektörünün Asya’ya ve Uzakdoğu’ya kayması sonucu üretim ve tüketim noktalarında ciddi bir uzaklık oluştuğunu ve bu uzaklık nedeniyle lojistikle ilgili tüm alanlarda yeni ihtiyaçlar ortaya çıktığını belirtiyor. Melek bugün lojistik maliyetlerin gayri safi milli hasıla içindeki payının Avrupa Birliği ülkelerinde yüzde 10, Kanada ve Amerika’da yüzde 11, ekonominin gelişmekte olduğu eski Sovyetler ve Çin pazarında ise yüzde 20’lere kadar ulaştığını söylüyor. Türkiye’de ise lojistiğin gayri safi milli hasıladaki oranı sadece yüzde 3 civarında.

Biz de Türkiye’de lojistik sektörü için bu tespitle birlikte büyüme potansiyeli bulduk diyen Melek: "Sektör büyüyeceği için insan kaynağı ihtiyacı yükselecek ve bu insan kaynağını proaktif bir yaklaşımla, ihtiyaç ortaya çıkmadan geliştirmenin sektör açısından yararlı ve doğru olacağını düşündük ve böyle bir okul kurulmasına karar verdik."

Nitelikli eleman ihtiyacı var

Lojistik yeni bir sektör olduğu için elemanını genellikle alaylı olarak yetiştiriyor ve okuldan belli bir eğitimle gelen eleman nerdeyse yok. Olmamasının nedeni de Türkiye’de 5-6 yıl öncesine kadar lojistik disiplini veren bir eğitim kurumu olmaması. Daha sonra oluşturulan ön lisans, lisans ve yüksek lisans seviyesindeki öğretim programları ise mezunlarını yeni yeni vermeye başlamış. Önceleri bu alanı destekleyen farklı yönetim programlarından veya mühendislik disiplininin belli alanlarından insanlar şirketlerin yöneticiliğini yapıyordu. Sektör gelişince bu gelişmeye paralel olarak insanların içeriden yetişerek bu hızı yakalaması mümkün değil, diyen Melek, bu nitelikleri okulda edinmiş mezunlara ihtiyaç olduğunu söylüyor. "Biz bu eğilimden farklı olarak belli bir sektöre eleman yetiştiren ilk meslek yüksek okulu olduk. Genel bir meslek yüksek okulu olup içinde birbirinden farklı teknik iktisadi, idari ya da sağlık alanında birçok programın olduğu bir meslek yüksek okulu yapılanması değil, belli bir sektöre yönelik, o sektörün ihtiyaçları doğrultusunda eleman yetiştiren bir okul oluşturmaya çalıştık."

Sanayinin talepleri ön planda

Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu’nda başka meslek yüksek okullarında bulunan programlardan da olmasına rağmen, bu programların yöneliminin lojistik sektörüyle ilgili olmasına çaba gösterilmiş. Uluslararası lojistik programı ya da uluslararası ticaret yönetimi programı sektör için açılan programlardan. Bilgisayar teknolojisi ve programlama branşına devam eden öğrenciler ise lojistik sorunlarla ilgili çözümler öğreten bir eğitim alacaklar. Yani yazılımcılar lojistik sektörüne çözüm üretebilecek şekilde yetiştirilecek. Aynı zamanda öğrenciler bu alanlarda staj ya da endüstriye dayalı öğrenme imkanına sahip olacakları için daha sonra lojistik sektöründe rahatlıkla iş bulabilecekler. Aynı durum uygulamalı İngilizce Türkçe Çevirmenlik programı için de geçerli. Lojistik sektöründe uluslararası ticaretin gelişmesi nedeniyle yabancı dil bilen eleman ihtiyacı fazla. Melek, lojistik sektörünün ihtiyaç duyduğu dil bilen personeli karşılayacak bir programın 2 ya da 3 yıl içinde yapılabileceğini gördük ve böyle bir program oluşturduk diyor. "Genel yönetim becerileri de önemli. Bunun için işletme programını oluşturduk. Ayrıca lojistik projeler açısından önemli olan girişimcilik ve proje yönetimi konularımız da var." Okulda programlar oluşturulurken endüstrinin ihtiyaçları ön plana alınmış. Böylece öğrenciler okulu bitirdikten sonra rahatlıkla iş bulabilecekler.

Lojistik sektörü önümüzdeki yıllarda ne tür yeteneklere ihtiyaç duyacaksa, beceriler araştırmalarla tespit edilmiş ve Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu programları içine yerleştirilmiş. İletişim yeteneği, takım çalışması, araştırma, öğrenme yeteneği bunlara örnek. "Türkiye’deki sektörlerin yüksek öğretim kurumlarıyla olan ilişkileri istediğimiz düzeyde değil" diyen Melek, bunun iki tarafın da öteden beri şikayetçi olduğu bir konu olduğunu söylüyor. "Türkiye’de sanayi ile üniversite arasında işbirliği yok. Biz akademisyenler şikayet ediyoruz, sanayiciler de şikayet ediyor, ama bu sorunun nasıl çözüleceği konusunda fazla da birşey üretmiyoruz." Melek, okulun hazırlık çalışmalarının sürdüğü 1-1,5 yıllık süreç içinde karşılıklı olarak ne istediğimizi fazla bilmemenin bu sorunun temelinde olduğunu düşündüğünü söylüyor. "Sanayi - üniversite işbirliği derken yüksek öğretim kurumu olarak ihtiyaçlarımızı çok iyi tanımlamamız lazım. Bizim ihtiyacımız sanayiden ne tür elemana ihtiyaç olduğunu anlamaktır." Melek, bunun için anket dışında başka çalışmaları olduğunu da ekliyor. Oluşturulan program danışma kurulları sayesinde sektörde söz sahibi olan kişilerle programı birlikte yapmışlar. Bu yüzden de okuldaki programlar diğer yüksek öğretim kurumları kadar akademik değil, daha çok uygulamaya ve sektörün ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik. Melek, bu şekilde hazırlanmış bir programda yetişen elemanların lojistik sektöründeki problemleri daha kolay çözebileceğini düşünüyor.

Halihazırda çalışanların katılabilmesi için ikinci öğretim programı oluşturulmuş. Akşam 5-6 saatlerinde başlayan bu program 11’e kadar sürüyor. Anadolu’da sanayileşmeye başlayan bölgelerde eğitim ihtiyacı doğduğunu belirten Melek, buna çözüm bulmak için aynı programları uzaktan eğitim şeklinde de oluşturduklarını söylüyor. Uluslararası Lojistik programına İstanbul dışından da öğrenci alınıyor. İnternete dayalı olan uzaktan eğitim programında öğrenciler dersleri internet üzerinden izleyecek ve dönem sonunda İstanbul’a gelip sınav olacaklar.

Beykoz Üniversitesi için ilk adım

Lojistiğin yönetim ve teknik olmak üzere iki önemli tarafı olduğunu söyleyen Melek, yönetim eğitiminin işletme fakültelerinde, teknik eğitimin de mühendislik fakültelerinde verildiğini belirtiyor. "Mühendislik ve işletme fakülteleriyle desteklenmiş, lojistik sektörüne yönelik bir üniversite programı oluşturmaya da ihtiyaç var. Türkiye Lojistik Araştırmaları ve Eğitimi Vakfı’nın oluşturmuş olduğu meslek yüksek okulunu aynı özel alanda kalarak üniversite olarak sürdürmek istiyoruz. Eğitim öğretime başladıktan ve buradaki sistemi iyi bir düzeye getirdikten sonra Beykoz Üniversitesi’nin kurulması için yüksek öğretim kurumuna başvuruda bulunacağız."

Okulun uluslararası ve ulusal işbirlikçileri de var. Bunlardan biri olan Edexcel, İngiltere’de meslek yüksek okullarını akredite eden bir kuruluş. Bu akreditasyon sayesinde öğrencilerin diplomalarında Edexcel onayı oluyor. Avantajı ise mesleki eğitimin uluslararası boyuta taşıması. Bu sayede öğrenciler uluslararası kabul görmüş bir sertifikasyona dahil oluyorlar. Edexcel onayı ayrıca öğrencilerin lisans eğitimlerine yurtdışında devam etme imkanı da sağlayacak. Bu sayede lisans eğitimini Türkiye’dekinden daha kısa bir sürede tamamlayabilecekler. İngiltere’de High National Degree denen bir program oluşturduklarını söyleyen Melek, bu programı bitiren öğrencilerin istediklerinde üniversiteye de gidip bir senede lisans diplomasını da alabileceğini belirtiyor.

Öğrencilere tam ve yarım burs verilebiliyor. Ayrıca okulun bir de başarı bursu var. Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu’nun ücretli programını kazandığı halde burslu öğrenciler kadar başarılı olan öğrenciler yıl sonunda değerlendirilip sonraki yıl için burs alma imkanına sahip.

Okulun içinde bilgi teknolojilerine sahip mekanlar oluşturmuş. Öğrencinin evine gittiğinde de bu imkanlardan faydalanması için okul ücretine dahil olarak her öğrenciye diz üstü bilgisayar veriliyor. Tüm örgün ve ikinci öğretim bölümleri için yıllık ücret 7.820 YTL+KDV. Uzaktan eğitim verilecek olan Uluslararası Lojistik bölümünün ücreti ise 4.416 YTL+KDV

Staj ve iş desteği

Öğrenciler yaz stajları ve öğretim döneminde sektörle yakın bir ilişki içinde oluyorlar. Özellikle son yıl öğrenci haftada 2-3 gününü sektörde geçiriyor. Melek, öğrencilerin büyük bölümünün bu dönemde staj yaptığı ya da endüstriye dayalı öğrenme imkanına sahip olduğu kuruluşlardan iş teklifleri alacağını düşündüğünü söylüyor. Normal öğretimdeki 2. yılın sonunda öğrencinin iş bulmasını kolaylaştırıcı bir organizasyon var. Kariyer Geliştirme ve Mezun İlişkileri Merkezi adındaki bu bölüm öncelikle öğrenciye staj yeri, endüstriye dayalı öğrenme yeri buluyor. Daha sonra işe yerleştiriyor. Öğrenci işe yerleştirildikten sonra da onu sürekli izleyerek kariyer gelişimine katkıda bulunuyor. Aynı zamanda mezunların iş hayatında ne tür sorunlarla karşılaştığı konusunda geri bildirim almalarını da sağlıyor. Bu geri bildirim ise okuldaki programların yeniden tasarlanmasında bilgi olarak kullanılıyor.

Hürriyet
Yayın Tarihi : 25 Ağustos 2008 Pazartesi 16:52:04


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?