Eskiden klasik mühendislik bölümlerinin bir parçası olan üretim sistemleri mühendisliği, artık gelişen teknolojinin de etkisiyle bağımsız bir bölüm haline geldi. Bu bölümden mezun olanlar tekstilden taşımacılığa çok geniş bir alanda çalışabiliyor.
Üretim sistemleri mühendisliği bugüne kadar üniversitelerin klasik mühendislik branşları altında işleniyordu. Ancak son yıllarda hızla değişen market koşulları ve üretimin ön plana çıkması nedeniyle bu branş başlı başına bir bölüm haline geldi. Program Sabancı Üniversitesi'nde öğrencilerin en çok tercih ettiği bölümlerden biri.
Otomotiv, uçak, ev eşyaları gibi endüstrilerde yaygın kullanılan mekanik parça üretimiyle ilgili konular daha çok makine mühendisliği altında bulunurken herhangi bir üretim sistemi için gerekli olan planlama, eniyileme (optimization), benzetim (simulation) ya da çizelgeleme konularıysa endüstri mühendisliği içine giriyordu. Artık ayrı bir program olarak anılan üretim sistemleri mühendisliği gelecek vaat eden bir alan.
Önemi daha da artacak
Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Üretim Sistemleri Mühendisliği öğretim üyesi Erhan Budak, üretimin sağlam bir ekonomi için gerekli bir koşul olmasından ötürü öneminin arttığını vurgulayarak şunları söyledi: "Küreselleşmenin de etkisiyle Türkiye ve benzer ekonomilerde üretimin öneminin arttığı görülüyor. Bu trend sürecek. Öte yandan üretim sistemleri daha da karmaşıklaşmaya devam ediyor. Verimi, kaliteyi ve hızı artırırken maliyetleri düşürebilmek için her gün makine, elektirik, bilgisayar, malzeme, endüstri mühendisliğini içeren uygulamalar her geçen gün bu sistemlere ekleniyor. Bu yönden günümüzde ve gelecekte karmaşık yapıdaki üretim sistemlerine uyum sağlayıp çalışabilecek, bu yöndeki teknolojilere, uygulamalara uygun temel eğitim almış elemanlara olan ihtiyaç devam edecek."
Bölümün avantajlarından biri de verilen eğitimin geniş bir çalışma alanını kapsaması. Öğretim üyesi Budak, üretim mühendislerinin otomotivden tekstile, elektronikten malzemeye, sağlıktan perakendecilik ve taşımacılığa kadar çeşitli alanlarda çalışma olanaklarına sahip olduğunu belirtti. Budak, "Bu gibi sektörlerde ortaya çıkan donanım, yazılım, insan, otomasyon içeren karmaşık sistemlerin yürütülmesi, analizi, modelemesi, iyileştirilmesi, planlanması, organizasyonu gibi çalışmaların içinde bulunurlar" diye konuştu.
Yazılımda eleman açığı
Mezunların geniş çalışma olanakları nedeniyle iş bulmakta da zorlanmadığını anlatan Erhan Budak şöyle devam etti:
"İyi dereceyle mezun olan ve kendilerini bu alanda uygun derslerle desteklemiş öğrenciler için işsizlik bir yana genelde birden çok iş seçeneği oluyor. Bu alanda yetişmiş eleman açığı, özellikle yazılım, bilgisayar destekli üretim, otomasyon, kalite sistemleri, kaynak planlama, modelleme, simulasyon gibi alanlarda artıyor."
Öte yandan mezunlar sanayi ve danışmanlık şirketlerinde, banka, sigorta ve yazılım şirketlerinde de iş bulma olanaklarına sahip. Başka bir seçenekse, mezun olan öğrencilerin girişimciliğe yönelip kendi ileri teknoloji şirketlerini kurması.