3
Mart
2026
Salı
EKONOMİ

KOÇ İLE SABANCI AŞKALELİLERİN HAYATINI DEĞİŞTİRDİ

Koç ile Sabancı Aşkaleliler'in hayatını nasıl değiştirdi

Bu yıl üçüncüsünü düzenlenen Hızlı Balık Ödülleri Yarışması'nda ödül alan Aşkale Çimento'nun hikayesi ilginç olduğu kadar, bugün halen tartışılan ve bir arpa boyu da yol alınamayan ‘Doğuya yatırım' sorununu çözümüne de iyi bir örnek.

Gazetecilik mesleğimde birçok başarı hikayesi yazdım, birçoğunu da okudum. Hatta bir kısmına şahit bile oldum. Ekonomi gazetecisi olunca, bu mesleğe de yıllarınızı verince şirketlerin gösterdikleri başarılar hem ilgi alanınız oluyor hem de uzmanlık alanınız.

Anadolu'dan çıkan başarı hikayeleri ise beni hep etkilemiştir. Bunları, zor şartlarda gerçekleştirilen azmin başarısı olarak nitelendiririm. O yüzden de yıllardır imkânım olduğu ölçüde Anadolu'da başarı hikayeleri yazan şirketlerin tesislerini gezmiş, dolaşmışımdır.

Ama şunu da çok iyi bilirim. Genel teamül, özellikle de Anadolu'da, "birileri gelsin yatırım yapsın, biz de çalışalım"dır. O yüzden de Türk sanayiine yön verenler ne zaman bir sebepten dolayı Anadolu'ya gitse, yörenin devlet erkanından tutun da halkına kadar herkesin ilk söylediği, "buraya niye yatırım yapmıyorsunuz" olmuştur. Çoğunlukla da bu misyonu devlet üstlenmiş, ama zaman içinde "devlet yapsın" anlayışının çok da rantabl olmadığı da ortaya çıkmıştır. Şimdi diyeceksiniz ki, bunları neden anlatıyorsun.

Hızlı Balık Ödülleri
Geçen hafta salı günü Referans Gazetesi'nin bu yıl üçüncüsünü düzenlediği Hızlı Balık Ödülleri Yarışması'nda "Yapı Malzemeleri Sanayi" dalında ödül alan Aşkale Çimento'nun hikayesi beni çok etkiledi.
Evet, yarışmada ödüle layık görülen tüm şirketlerin başarı öyküleri birbirinden ilginç ve takdire şayan, ama nedense bilmiyorum Aşkale Çimento beni bir farklı etkiledi.

Aslında nedenini biliyorum. Demin bahsettiğim, birileri ya da devlet yapsın anlayışının tam tersi bir durum bundan büyük rol oynadı.
Özellikle de Aşkale Çimento'nun Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik'in ödülü aldıktan sonra yaptığı kısa konuşma bana "isteyince kimseye muhtaç olmadan da başarılı olunuyormuş" dedirtti. Lütfü Yücelik'in o konuşmasından çok kısa bir bölümü, sizle de paylaşmak istiyorum:

Koç ve Sabancı'nın nasihatı
"Vakti zamanında bölgemize rahmetli Sakıp Sabancı ile Vehbi Koç gelmişti. Sohbet sırasında her ikisine de ‘neden burada yatırım yapmıyorsunuz, buraların sizlerin yapacağı yatırımlara çok ihtiyacı var' diye sormuştum. Her ikisinden de aldığım yanıt ‘neden bölge insanı olarak kendi yörenize yatırımı yine sizler yapmıyorsunuz' olmuştu. Böyle cevap alınca da önceleri başlarından savdıkları kanaatine varmıştım. Ama sonra neden olmasın dedim. Gerçekten de neden kendi bölgemize yatırımı biz yapmıyorduk ki..."
İşte böyle başlıyor Aşkale Çimento'nun başarı hikayesi. Ve bin kişi biraraya gelerek, Er-Çim-San adında bir şirket kuruyor... Sonra da Özelleştirme İdaresi'nden Aşkale Çimento'yu satın alıyor. Yıl da, 1993...
Sanmayın yazdığımız kadar basit olmuş. Satış bedeli o zaman 31 milyon dolarmış. Bin kişinin ortaya koyduğu para ise topu topu 2.5 milyon dolar. Geri kalan rakamı tamamlamak bir hayli sancılı olmuş. Ama nihayet borç, harç, kredi ile toplamışlar ve Aşkale Çimento'yu satın almışlar.

Aşkale Çimento'nun başarısı
Bugünü mü merak ediyorsunuz... Tesis alındığında 250 bin ton üretim yapabiliyormuş, bugün üretim 3 milyon tona çıkmış durumda. 15 yıl içinde de Aşkale Çimento Doğu Anadolu Bölgesi'nin lider çimento kuruluşu olmuş ve üretimin yüzde 10'ununu ihraç eder konuma gelmiş.
Zaman içinde Erzurum ve Ağrı'da hazır beton tesisleri kurulmuş. Son olarak da 2005 yılında Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu'ndan (TMSF) Trabzon Çimento satın alınmış.

Tabi burada anlattığımız işin özet tarafı. 15 yıl içinde bin ortaklı bir şirketin başarı öyküsü yazması takdir edeceğiniz gibi bu kadar basit olmaz... Olamaz da.
Şimdi anlatabildim mi, Aşkale Çimento'nun neden beni bu kadar etkilediğini. Bir kere daha tekrarlıyorum, yarışmaya her katılan ve içlerinden ödüle layık görün her şirketin hikayesi ayakta alkışlanacak şekilde, ama dediğim gibi Aşkale Çimento bence ayrı bir durum.

Yıllar önce bölge halkı Türkiye'nin iki dev sanayicisinden yatırım beklerlerken aldıkları nasihat ve bu nasihatı da uygulayarak, bugün ne hale geliyorlar.
Son olarak şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Maalesef Türkiye'de Aşkale Çimento gibi örnekler fazla değil. Keşke olsa da bugün halen Doğu'ya yatırım, teşvikler, destekler konusunu konuşuyor olmazdık. Sadece bu mu? Ne köyden kente göç olurdu ne de işsiz sayısı bu rakamlara çıkardı.
Diyeceğim odur ki; hükümetiyle, sivil toplum örgütleriyle, yatırımcılarıyla, basını ile herkesin el birliği yapıp, Aşkale Çimento gibi örneklerin çoğaltması gerekiyor.


 

Noyan Doğan-Referans
Yayın Tarihi : 20 Nisan 2009 Pazartesi 23:00:18


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?