3
Mart
2026
Salı
EKONOMİ

TÜRKİYE'DE SOSYAL YAŞAM VE EKONOMİ ÇARPIK GELİŞTİ

OECD'nin raporuna göre üyeler arasında en hızlı kentleşen ülke Türkiye ancak bölgeler arasındaki uçurum, kişi başına düşen doktor sayısı, işgücüne katılım oranı ve cinayet oranlarındaki artış, Türkiye'nin çarpık kentleşmesini gözler önüne serdi.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) hazırladığı "Bir Bakışta Bölgeler 2009" raporuna göre Türkiye, OECD ülkeleri arasında kentlerinin nüfusu en fazla artan ülke oldu. Türkiye son on yılda "kent nüfusları en fazla artan, bölgeleri arasında en derin uçurumlar bulunan, en fazla cinayetin işlendiği, kişi başına düşen doktor sayısı en az olan" gibi ölçümlerde de en üst ya da üst sıralarda yer aldı.

OECD'nin "Bir Bakışta Bölgeler-Regions at a Glance 2009" raporu geçen hafta açıklandı.

Raporda, OECD ülkelerinde kentlerin incelendiği bölümde, "1995-2005 yılları arasında Türkiye kentlerde nüfusun en fazla arttığı ülke olmuştur. Aynı süre içinde kentsel bölgelerde yaşayan ulusal nüfusun payı 17 ülkede, özellikle de Türkiye, Yeni Zelanda, Kanada ve Finlandiya'da artmıştır" denildi.

Rapora göre büyük kent bölgelerindeki nüfus toplam OECD nüfusundan daha hızlı arttı, artış bir buçuk misline ulaştı. Artış, kentleri büyüten demografik dinamiklerin yanında göç olgusunu da ortaya koydu. Ulusal nüfus büyüme oranlarıyla büyük kent bölgelerindeki nüfus artışı kıyaslandığında, kentlerdeki artışın özellikle Almanya'da (8 kat daha fazla), Fransa ve İsveç'te (4 kat daha yüksek), Avustralya ve Türkiye'de (yaklaşık 3 kat daha yüksek) daha yoğun olduğu ortaya çıktı. Macaristan ve Polonya'da nüfus son on yılda azaldı, kentlerde toplanmanın azalışı ise hızlı oldu.

2005 itibariyle Türkiye'de halkın yüzde 38'i "büyük" kentlerin olduğu bölgelerde yaşıyor.

Bölgeler arası dengesizlik

Raporda, 1995-2005 arası OECD ülkelerinde GSYİH'nin yıllık ortalama yüzde 2.7 büyüdüğü, aynı ülkedeki bölgeler arasındaki büyüme rakamları farklılıklarının Polonya, Macaristan, Yunanistan ve İngiltere'de yüzde 6'dan büyük olduğu belirtildi. Türkiye ise bölgeler arasında büyüme ve gerileme farkı açısından OECD birincisi oldu. Türkiye'de birbiri ardına krizlerin patladığı bu dönemde, az gelişmiş ve gelişmiş bölgeler arasında ölçülen GSYİH büyüme farkı yüzde 8 büyüme ve yüzde 8 küçülme arasında değişti. Raporda, ülke içi bölgeler arası büyüme farklılıklarının, büyüme performansının belli bölgeler tarafından yönlendirildiği gerçeğini yansıttığı belirtildi.

Ar-Ge yatırımı az

OECD ülkelerinde 2005 yılındaki ortalama Ar-Ge harcamasının GSYİH'lerin yüzde 2.3'ü olduğu belirtilen raporda, "Ar-Ge harcamalarının yoğunluğu OECD ülkeleri arasında önemli çeşitlilikler göstermektedir. En fazla harcama yapan ülke olan İsveç, Finlandiya, Japonya ve Kore tarafından izlenmektedir. Meksika, Slovak Cumhuriyeti, Polonya ve Türkiye en az Ar-Ge yoğunluğuna sahip ülkedir" ifadesi yer aldı. Türkiye Ar-Ge'de sadece Polonya, Slovak Cumhuriyeti ve Meksika'yı geçiyor. Ar-Ge'de OECD lideri İsveç ve Finlandiya'da bu alanda çalışan kişi sayısı binde 34 iken Türkiye'de binde 4, Meksika'da ise binde 2 düzeyinde bulunuyor.
İlk ve ortaöğretim sonrası, ülkelerin gelecekteki vasıflı işgücü potansiyelini göstermesi açısından gösterge kabul edilen üçüncü eğitim (yüksekokul eğitimi) istatistiklerine göre 2005 yılında Finlandiya'da yükseköğretime kaydolan kişilerin oranı, nüfusun yüzde 6'sı düzeyinde. Türkiye'de ise rakam Lüksemburg, Almanya, Avusturya, Meksika ve İsviçre'deki gibi yüzde 3'ün altında oldu.

TÜRKİYE İLE İLGİLİ ÇARPICI VERİLER

- 1999-2006 yılları arasında İspanya'da yıllık istihdam artışı yıllık 4.2'ye ulaşırken Polonya ve Japonya'da binde 2 oranında düştü. Türkiye'de ise yüzde 1.2 seviyesinde gerçekleşti.

- 2006'da OECD ülkelerinin üçte birinde kadın istihdamı, toplam istihdam oranından yüzde 10 daha az idi, bu rakam, Türkiye, Kore ve Meksika'da yüzde 20 daha aşağı bulunuyordu.

- Türkiye 2006'da bölgeler itibariyle kadınların istihdam oranlarında en fazla fark yaşanan OECD ülkesi oldu. Yani az gelişmiş yörelerdeki kadın istihdamıyla, gelişmiş bölgelerdeki istihdam farkı açısından birinci konumdaydı.

- 2005'te yaşlı nüfusun toplam nüfusa oranı yüzde 14 idi. Japonya, İtalya ve Almanya'da yaşlı nüfus toplam nüfusun beşte biri. Diğer uçta ise Türkiye, Kore ve Meksika'da yaşlı nüfus toplam nüfusun yüzde 10'undan azını oluşturuyor.

- Türkiye, Yunanistan, Portekiz'de en yüksek üretimi olan yüzde 10 bölge, ulusal GSYİH'lerin yarısını ya da daha fazlasını üretiyor. 2005 yılında Türkiye'de GSYİH'nin yüzde 54'ü üretim bölgelerinin yüzde 10'unda üretiliyordu.

- Kişi başına GSYİH açısından bölgesel eşitsizlikler incelendiğinde örneğin Londra'nın içinde kişi başına GSYİH ülke ortalamasından dört kat yüksek bulunuyor. Anglesey Adası'ndaki bir kişi ise ülke ortalamasının yarısını kazanıyor. Aynı büyük farklılıklar ABD'de, Türkiye'de ve Polonya'da da bulunuyor.

- İstihdam edilen kişi başına GSYİH ölçümüyle bulunan emeğin verimliliği OECD ülkelerinde 59 bin dolar olarak ölçülmüştü. Bu rakamın en düşük bulunduğu ülke ise 16 bin 924 dolarla Türkiye.

- 2006'da işgücü katılım oranı, yani emek gücünün çalışma çağındaki nüfusa oranı OECD ülkeleri içinde yüzde 70.6'ya denkti. Türkiye ve İzlanda'da bu oran sırasıyla en düşük ve en yüksek değer olarak, yüzde 51 ve 88 şeklinde kaydedildi.

- 2005'te Türkiye'de bin kişiye 1.5 doktor düşüyordu ve bu OECD ortalamasının yarısıydı. Yunanistan'da ise bin kişiye düşen doktor sayısı 5 idi. Bu rakamlarla Yunanistan doktor sayısında OECD birincisi, Türkiye ise sonuncu.

KENT NÜFUSLARI EN ÇOK ARTANLAR

Rapordaki verilere göre, on yılda kent nüfusları en fazla artan ülkeler şöyle sıralanıyor: Türkiye, Yeni Zelanda, Kanada, Finlandiya, İsveç, Japonya, Meksika, Portekiz, Yunanistan, Avusturya. Türkiye'nin kent nüfusu "genel olarak" on yılda yüzde 3.3 arttı. Türkiye'de "büyük" kentlerdeki nüfus artışı ise on yılda yüzde 4'ü buldu. Avusturya'da ise artış yüzde 0.5 düzeyinde gerçekleşti.

CİNAYET ORANINDA KÜÇÜK ABD OLDUK

Raporda, "Türkiye ve ABD 2005'te kişi başına en fazla cinayetin işlendiği ülkelerdir. Her ikisinde de 100 bin kişiye 5.6 cinayet oranı vardır. Diğer tarafta Avusturya ve Norveç en az cinayet oranına sahip ülkelerdir. Her ikisinde de oran yüz binde 0.7'dir" denildi. Ölçümün polise bildirilen cinayetler üzerinden gerçekleştirildiği bildirildi. Türkiye ve ABD'de bu alanda kendilerine en yakın ülkeler Finlandiya, Kore, Kanada'da işlenen cinayetlerden üç kat fazla cinayet işlendi.

 

Referans
Yayın Tarihi : 6 Nisan 2009 Pazartesi 14:51:48


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?