Gazprom'dan Avrupa'ya 'Nabucco Doğalgaz Boru Hattı Projesi'ne yönelik ciddi bir uyarı geldi. Gazprom'un sözleşme ve fiyat formüllerinden sorumlu yetkilisi Sergei Komlev, Atina'da yaptığı sunumda Nabucco hattının Merkez Asya'dan çeşitli gazları taşımak istediğini belirterek, Irak ve İran gazı ile hattın doldurulabileceğinin öngörüldüğünü ifade etti. Komlev'in sunumunda, Gazprom'un bu iki ülkedeki arama ve üretim faaliyetlerinin önündeki engellerle ilgili hiçbir şey yapamayacağı belirtilerek, Gazprom'un mevcut boru hattı planlarına muhalefetin sonucu olarak, Avrupa'nın 86 milyar metreküplük Rus gazına erişimi kaybedebileceği vurgulandı. Bunun Avrupa'nın 2020 yılındaki ithalatının yüzde 18'ini karşılayacağı ifade edilerek, Azerbaycan'ın Türkiye ve Gürcistan'a gaz sattığı uzun dönemli anlaşmaların Azeriler için uygun olmadığı, Gazprom'un Azerbaycan'a alım fiyatı kontratlarına yönelik daha uygun vadeler sunabileceği yorumu da yapıldı.
Hiçbir projenin karşısında değiliz
Komlev, Yunanistan Doğalgaz Şirketi DEPA'nın kuruluş yıldönümünde Atina'da 21 Ekim tarihinde Gazprom'un aleyhindeki bazı söylemlere yanıt niteliğinde bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda, Nabucco Projesi ve Türkiye'nin Azerbaycan ile olan doğalgaz ticaretine yönelik de bazı eleştiriler yer aldı. Sunumda, Azerbaycan'ın Türkiye ve Gürcistan'a sattığı doğalgaza yönelik uzun dönemli anlaşmalar eleştirilerek, Gazprom'un Azerbaycan'a Nabucco için olası kaynak konumundaki gaz sahalarını geliştirme imkanı tanıyacak ölçüde, alım fiyatı içeren bir kontrat vadesi sunabileceği ifade edildi. Avrupa'ya gaz arzı sağlayacak hiçbir projenin karşısında olmadıklarının kaydedildiği sunumda, Brüksel ve Washington'daki bazı politikacıların Nabucco'ya katılımına karşı çıkmalarına rağmen, kendilerinin bu projeye karşı olmadıkları vurgulandı. Pazarda, birçok değişik proje için yeterince yer olduğunun ifade edildiği sunumda, bu nedenle Trans Sahara ve Kuzey Afrika'da gaz üretimi ile yakından ilgilendikleri kaydedildi. Sunumda, Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) tahminlerine göre Avrupa'nın 2020 yılında Rusya, Kuzey Afrika ve Asya kaynaklarından 105 milyar metreküplük bir gaz tedarikine ihtiyacı olacağı belirtilerek, Gazprom'un bu nedenle Avrupa'nın gelecekteki ekonomik güvenliği için yeni boru hatları üzerinde çalıştığı ifade edildi.
Komlev, Gazprom'un Kremlin'in politik araçlarından biri olduğu iddialarına da açıklık getirdi. Sunumda, Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte eski Sovyet ülkelerinin dünya doğalgaz pazarı fiyatlarına göre daha düşük fiyat politikası uygulanarak desteklendiği ifade edildi. 1994-2007 yılları arasında fiyat politikası ile Ukrayna'ya 34.23 milyar dolar, Baltık ülkelerine 2.67 milyar dolar, diğer ülkelere ise 19.06 milyar dolarlık sübvansiyon sağlandığı belirtilerek, "Gazprom daha sonradan sübvansiyon verdiği bütün ülkeleri bilgilendirerek yeni anlaşmalarla dünya fiyatlarına getirmek istediğini belirtti. Bütün ülkeler kabul etmek istemedi" denildi. Ukrayna'nın bu noktada dünya fiyatlarına geçişi reddettiği belirtilerek, bu nedenle 2005 yılında anlaşmanın sonlandırıldığını, 2006 yılının Ocak ayında ise 3 gün boyunca sevkiyatın durdurulduğu ifade edildi. Değişik Sovyet ülkelerinin değişik fiyat politikalarıyla Rusya'dan gaz aldığının doğru olduğunun vurgulandığı sunumda, bu fiyat değişikliğinin 2011 yılına kadar devam edeceği belirtildi.
Gürcistan'a transit geçiş ücretini kesmedik
Rusya'nın iç pazarda uyguladığı fiyatların ise Ağustos 1998 tarihinden sonra dünya fiyatlarına göre daha düşük olduğu belirtilerek, bunun o dönemdeki finansal krizden kaynaklandığı ve 2011 yılında iç pazarda da fiyat eşitlemesine gidileceği kaydedildi. Sunumda, bu döneme kadar iç ve dış fiyatlar arasında belirli bir paritenin bulunacağı da kaydedildi. Rusya'nın enerji transit boru hatları üzerinde kontrol sağlamak amacıyla Gürcistan ile savaşa girdiği yönündeki eleştirilere de cevap verildi. Komlev'in sunumunda, British Petroleum (BP) şirketinin Güney Kafkas boru hattındaki kesintinin Rusya saldırısı sonucu olmadığını ve karışıklık sırasında dönemsel olarak kesildiğini açıkladığı vurgulandı. Rusya'nın Gürcistan boru hattı sistemi üzerinden Ermenistan'a gaz verdiği belirtilerek, Gürcistan'ın bu nedenle transit geçiş ücreti aldığı ve ödemenin o dönemdeki karışıklığa rağmen devam ettiği ifade edildi. Gazprom'un sübvansiyonlu fiyat politikasına son verdiğini açıklaması üzerine, Gürcistan'ın Azerbaycan'a yönlendiği belirtilerek, transit geçiş ücreti dışında Rusya'nın Gürcistan ile ticari bir gaz ilişkisi bulunmadığı kaydedildi.
Irak ile Nabucco için görüşmeler iyi gidiyor
Nabucco International Company Sözcüsü Christian Dolezal, Nabucco hattı için ikinci aşamada Irak gazının devreye girebileceğini ve Irak hükümeti ile verimli görüşmeler yapıldığını kaydetti. Dolezal, Şahdeniz sahasının ise Nabucco için önemli bir kaynak olduğunu belirterek, potansiyel sevkiyatçılar ile Şahdeniz Konsorsiyumu arasında oldukça verimli görüşmelerin devam ettiğini vurguladı. Türkiye'nin de iç tüketimi için Şahdeniz-2 sahasından yıllık 8 milyar metreküplük doğalgaz teminine yönelik isteği konusunda ise Dolezal, bunun genel beklenti ve gerçekçi bir senaryo olduğunu kaydetti. Türkiye'nin Şahdeniz-2 sahasından 2013 yılından itibaren kendi iç tüketimine gaz teminine yönelik görüşmelerin ise hızlandığı ve bu konuda gelecek haftalarda bir gelişme yaşanabileceği öğrenildi.
"TEKLİF GELİRSE DEĞERLENDİRİRİZ"
Dünyanın en büyük doğalgaz üreticisi ve tedarikçisi Rusya merkezli Gazprom'un Sözleşmeler ve Fiyatlandırmadan Sorumlu Müdürü Sergei Komlev Nabucco Projesi'ne katılmaları yönünde bir davet gelirse, bunu değerlendireceklerini söyledi. İstanbul'da dün akşam düzenlediği basın toplantısında bir grup gazetecinin sorularını yanıtlayan Komlev, Nabucco Projesi'ne katılmaları yönünde bugüne kadar resmi bir davet almadıklarına dikkat çekerek, "Böyle bir davet gelirse tabii ki değerlendiririz. Türkiye ve Macaristan'da bazı siyasetçilerin, Nabucco'ya Rusya'nın da katılmasının, arz güvenliğini artıracak bir unsur olduğunu söylediğini görüyoruz. Buna karşın Washington ve Brüksel'de, Nabucco'yu Rusya'yı by-pass edecek bir proje olarak gören kişilerin, bu fikre karşı çıktığını biliyoruz" dedi.