30
Ocak
2026
Cuma
EKONOMİ

UCUZ HALI VE KİLİMLER BİNLERCE KİŞİYİ İŞSİZ BIRAKTI

Yerli halı ve kilimlerin çok altında fiyatlarla satılan, bu nedenle daha çok tercih edilen ithal ürünler, üretimi durma noktasına getirdi. Isparta halısının yeniden eski günlerine dönmesi için hediyelik eşya sınıfına konularak canlandırılması planlanıyor. Özellikle kırsal kesimde 300 bin kişiye iş imkânı sağlayacak sektörün desteklenmesi isteniyor.

Bir zamanlar her evin önünden geçerken, halı tezgâhlarının tıkırtılarına karışan genç kızların türküleri duyuluyordu Isparta sokaklarında. Şimdilerde ne tezgâhlardan gelen tıkırtılar kaldı ne de sokaklara taşan türkü sesleri. Isparta'ya gelenleri karşılayan iplik fabrikalarının bacaları da tütmüyor artık. İplik yüklü kamyonlar, yükünü boşaltıp halı doldurarak Anadolu'ya, İstanbul'a gitmiyor. Evlere, kök boyasıyla hazırlanan ipler, el emeği göz nuruyla atılan düğümler değil Çin ya da Hindistan'dan getirilen ucuz halılar seriliyor. Eskiden, yurtdışına Isparta halısı gönderen esnaf şimdilerde ayakta kalabilmek için Uzakdoğu'dan halı ithal ediyor.

Dokumacı El Halıları sahibi Zeki Dolmacı, bir zamanlar 2 bin tezgâhtan çıkan rengârenk Isparta halılarını Amerika'ya Avrupa'ya gönderiyordu. Ucuz halılara yenik düşen Dolmacı, eski günleri hayıflanarak anlatıyor: "İsviçre, Almanya, ABD, Fransa, İtalya, gibi ülkelere hem kullanmak hem de dekoratif amaçlı halı gönderirdik. Kiliselere dahi özel halı dokunurdu. Özel renk ve model verirlerdi, ona göre dokurduk. Her hafta Isparta'dan Anadolu'nun değişik illerine kamyonlarla halı çıkardı." Çin, Hindistan, Pakistan gibi ülkelerin piyasaya girerek ucuz halı üretimine başladıklarını ifade eden Dolmacı, günümüzde artık Nepal, Vietnam gibi ülkelerden halı geldiğini söylüyor. Dolmacı, "Türkiye'den halı talebi olmadığı gibi, ithal halılar giriyor. Türkiye'deki imalatçı Çin'e, ABD'ye ustalarına götürdü ve dokumacılığı öğretti. Beşte bir fiyatına daha ucuza mal ediyorlar. Çinliler artık ipek böceğini de yetiştirerek kendi iplerini üretiyor. Eskiden Isparta halısı dünyaca meşhurdu. Ancak bundan eser kalmadı." derken, baba mesleği halıcılığı küçük çapta yaşatmaya çalışıyor.

Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Hüseyin Kaçıkoç da, Isparta halısını yeniden ayağa kaldırmak için bir proje üzerinde çalıştıklarını söylüyor. Kaçıkoç, bir zamanlar Isparta'da yılda 2 milyon 500 bin metrekare el halısı dokunduğunu hatırlatarak, şöyle konuşuyor: "Fakat zamanla bu pazarı kaybettik. Şimdilerde Isparta halısını hediyelik eşya sınıfına koyarak yeninden canlandırmak istiyoruz. Bunun için halının şeklini değiştirerek, göze daha estetik gelecek desen ve renklerle yeni bir halı çeşidi oluşturuyoruz. Daha sonra firmaları Isparta'ya davet ederek onların pazarlayabileceği halıları dokuyacağız."

Kocaeli Hereke Halıcılar Derneği Başkanı Erhan Ör de Türkiye'de özellikle kırsal kesimde 300 bin kişiye iş imkânı sağlayacak sektörün desteklenmesi gerektiğini söylüyor. Yurtdışından ithal edilen ve 'Türk halısı' diye satılan ucuz, hiçbir sanatsal değeri olmayan halılar yüzünden sektörün önemli ölçüde kan kaybettiğini belirten Ör'e göre, eskiden Hereke'de 60 bin tezgâh vardı. Ancak gelinen noktada sadece 7 bin tezgâhımız var. Yurtdışından Çin başta olmak üzere birçok ülkeden ithal halı giriyor. Ucuz ve kalitesiz olan bu halılar sanki yerli halıymış gibi satılıyor. Tüketim potansiyelinin buralara kayması yerli halıcılığa büyük darbe vurdu. Hiçbir denetim ve kontrol yapılmadan herkes halı ithal edebiliyor. Ör, gerekli tedbirlerin alınıp ithalata çeşitli fonlar getirilmesi halinde halıcılığın Anadolu'da tekrar eski günlerine kavuşabileceğini anlattı. Ör, Hereke halısının taklit edilmesini önlemek için sertifika zorunluluğu getirdiklerini, bundan böyle sertifikasız satış yapılmayacağını kaydetti.


Kilimcilik gelişmiş ülkeler sayesinde ayakta

Uşak'ın Eşme ilçesi ile 60 köyünde yüzyıllardır süregelen ata mesleği kilimcilik, ithal kilimlerin yaygınlaşmasıyla eski cazibesini kaybetti. İlçede kilimciliğin bir sektör haline gelmesini sağlayan Cavit Kılınç, Eşme kilimlerinin dokuma tekniği ve motif zenginliğinin hiçbir rakip ülkede bulunmadığını belirterek, "Kültürünü desenlere yansıtabilen tek milletiz.'' dedi. 1990 yılında 10 bin dokuma tezgâhına kadar çıktıklarını ancak 2000 yılından sonra kilim üretiminde büyük bir düşüşün başladığını anlatan kilim tüccarı Kılınç, "Bunun sebebi ucuz ithal kilimlerin Türkiye'ye girmesi. Bugün 1.000 tezgâha kadar düştük. En iyi dönemlerinde 20 bin kişiye istihdam sağlayan sektör, şimdi 1.500 civarında kişiye ancak istihdam sağlayabiliyor." dedi. Kılınç, İngiltere, Japonya, Almanya ve ABD gibi gelişmiş ülkelerin kaliteli ürünlere rağbet göstermeleri sayesinde ayakta kaldıklarını söyledi.

Mesut Mertcan - Zaman
Yayın Tarihi : 23 Temmuz 2009 Perşembe 17:20:25


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
bay_yerli IP: 85.97.114.xxx Tarih : 9.08.2009 23:33:03

BENCE HALILAR FAKİR ÜLKELERDEN İTHAL EDİLİYOR Kİ ESEFLE KINIYORUM. ÇİN HELE HELE ÖYLE YOKSUL ÖYLE FAKİR BİR ÜLKE OLMASINA RAĞMEN HALIMIZI TAKLİT EDİYOR. ÇİNİ BİR FERMANLA KORKUTABİLİRİZ,  KARTAL HALI, ÇİNİN GELİŞMEKTE OLAN BİR ÜLKE OLDUĞUNU UNUTMA. BU FERMAN: "ÇİN MİLLETİNİ İTHALATLA BESLEYİP O MİLLETİ YIKMAK". FERMANI ABD'YE DEVREDERİZ. O ÇİN'İN HAKKINDAN GELİR.

YORUMUM YAYINLANSIN. ÇİNLİLERDEN ÖZÜR DİLEYEREK, ONLARA NE KÜFÜR, NE SAYGISIZLIK ETTİĞİMİ SÖYLÜYORUM. YAYINLANSIN Kİ İTHALAT YASAKLANSIN İBRET OLSUN.


Kartal halı IP: 78.166.142.xxx Tarih : 24.07.2009 08:34:22

evet katılıyorum, ucuz çin halıları bizdeki el dokumacılığı sektörünü bitme noktasına getirmiştir. Çinliler  çok iyi taklitçiler , bizim desenlerimizi renklerimizin aynısını hatta çinde halı üretilen bir ilçenin adınıda hereke koyarak taklitçilikte eşleri benzerleri olmadığını gösteriyorlar. Buna karşın ne yapmak lazım , çini tekrar bir fermanla korkutamayız , o zaman ARGE yapmalıyız , Markalaşmalıyız , Pazarımızı genişletmeliyiz, daha çok çalışmalıyız.