TÜSİAD Yüksek İstişare Konsey Toplantısı’na katılan Hamdi Akın, somut 3 öneride bulunarak dikkat çekti.
1. Devlet bir fon kurup bankalardan hisse alsın. 2. Mevduat munzam karşılıkları belli bir süre için sıfırlansın. 3. Halka açık şirketlerin kendi hisselerini satın alma yasağı kaldırılsın...
TÜSİAD YİK Toplantısı’na katılan ve küresel krizin Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri daha uzun bir süreçte daha etkili vuracağının ortaya çıkmasından endişe duyan patronlar, acil çözüm istedi. Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın ise çözüm önerilerini 3 başlıkta somutlaştırarak dikkat çekti. Akın, bankaların öz kaynaklarını yitirmemesi gerektiğini, finansal piyasalar olmadan reel piyasanın olamayacağını vurgulayarak önerilerini şöyle sıraladı:
1- Devlet bir fon kurarak, borsadaki banka hisselerinin fiyatlarını satın alma yoluyla desteklesin. Bu önlem ABD ve İngiltere’de uygulanıyor. Devletin aldığı hisse senetlerinde oy hakkı kısıtlansın. Yani devlet banka yönetimine karışmasın. Genel kurul kararlarını etkilemesin. Piyasalar normal seyrine döndüğünde, devlet satın aldığı banka hisselerini ister bankanın ortaklarına satsın, isterse piyasada küçük yatırımcıya satsın. Bu yöntem bankaların değerlerinin düşmesine engel olur, bankaların kredi musluklarını zorunlu olarak kısmalarını engeller. Ayrıca devlet bu iştan kârlı çıkar, çünkü şu anda banka hisselerinin değeri normalin altında. Devlet hisseleri satarken önemli kârlar sağlayabilir. Dünyada bu eğilim yaygınlaşıyor. Nitekim bugün Rusya Maliye Bakanı da, devletin bir fon kurarak Moskova Borsası’ndan hisse senedi alacağını açıkladı.
2- Mevduat munzam karşılıkları belirli bir süre için sıfıra indirilsin. Bankaların dış kaynak sağlama imkanları daralıyor. Dış kaynak daraldıkça, kredi imkanları daralıyor. Kredi imkanlarını daraltan bir başka faktör de, banka iştiraklerinin hisse senedi değerlerinin düşmesi. Bankalar halka açık iştiraklerindeki paylarını, o iştirak şirketinin hisse senedi fiyatına göre değerleyip, bilançosunda gösteriyor. Hisse senedi fiyatları panik nedeniyle aşırı düştü. Şimdi bankalar, mevzuat uyarınca iştirak değerlerini piyasa fiyatlarına göre (mark to market) yeniden değerleyecek. Hisse senedi fiyatları düştüğü için bankaların özkaynakları olması gerekenden düşük çıkacak. Rasyoları bozulan bankaların kredi verme limitleri, özkaynakları düştüğü için daralacak. Bu durum reel ekonomiyi olumsuz etkileyecek. Dünyada kredi akışkanlığı sağlanana kadar mevduat munzam karşılıklarının sıfırlanması, reel ekonomiyi tehdit eden kredi musluklarının daralmasının yaratacağı hasarı azaltacaktır.
3- Halka açık şirketlere yönelik “kendi hisse senetlerini borsadan satın alma yasağı” kaldırılsın. Bu tamamen çağ dışı bir uygulama. Hiç bir Batı ülkesinde bu uygulama yok. Yasak olduğu için grup şirketleri, birbirlerinin hisselerini satın alarak borsadaki fiyatları destekliyor. Yasak kalkıp, şirketleri doğrudan kendi hisselerini satın alma imkanı tanınırsa, istihdama da olumlu etkisi olur. Şirketler adam çıkartacağına, maaşların bir bölümünü hisse senedi olarak ödeyebilir.