19
Mart
2026
Perşembe
EKONOMİ

Aile içi şiddet ekonomiyi de sarsıyor

Aile içi şiddet sosyal bir olay olmanın yanı sıra ekonomik faturalar da çıkartıyor.

Şiddet, dünyada 1 milyon 600 bin kişinin hayatına mal olurken milyonlarca kişiyi de mağdur ediyor. Her dört kadından birinin ise günlük hayatının bir parçası. İnsan hayatında oluşturduğu yaranın yanı sıra işin bir de ekonomik boyutu var. Evinde, işinde, sokakta fiziksel ya da psikolojik şiddete maruz kalan çalışanın verimliliğindeki düşüş dünya çapında tehlikeli boyutlara ulaştı.

Dünya Sağlık Örgütü'nün raporuna göre İngiltere'ye yılda 40 milyar dolara mal olan şiddet, ABD'ye ise gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 3'ü büyüklüğünde yani yaklaşık 13 milyar dolarlık bir fatura çıkarıyor.

Sağlık, hukuk ve emniyet masraflarıyla 20 milyon nüfuslu Avustralya’da kadına karşı şiddetin devlete bir yıllık maliyeti 6.3 milyar doları bulurken Hindistan'da şiddete maruz kalan kadınların işlerinden ortalama yedi gün uzak kaldığı dikkat çekiyor. Şiddetin Türkiye faturası ise sağlık masrafları ve iş kaybı ile 7 milyar doları buluyor.

Konferans düzenlenecek

Aile içi şiddette bu fatura da etkin bir rol oynuyor. 2004 yılında başlatılan "Aile İçi Şiddete Son" kampanyasının bu seneki konferans konularından biri özel sektör iştiraki. Amaç, ekonomiye verdiği zarar giderek artan şiddete özel sektörün dikkatini çekmek. Şirketlerin şiddetle mücadelede daha aktif rol almasını hedefleyen konferansın sonunda atölye çalışması da yapılacak. Konferansta ayrıca şiddetin önemli taraflarından biri olan erkeklerin mücadeleye katılımını artırmak ve kamu kuruluşlarına düşen görevler de ele alınacak.

2004 yılından beri Hürriyet gazetesi sponsorluğunda devam eden "Aile İçi Şiddete Son" kampanyasının ikinci uluslararası konferansı 17-18 Kasım tarihleri arasında Bahçeşehir Üniversitesi'nde gerçekleşecek. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu işbirliğinde düzenlenen konferans bu yıl da yurtdışından birçok sivil toplum kuruluşu ve yetkiliyi ağırlayacak.

Projenin koordinatörlüğünü üstlenen Hürriyet Gazetesi Kurumsal İletişim Müdürü Elvan Omay, bu sene daha odaklı bir program belirlendiğini belirtirken konferansta erkeklerin mücadeleye katılımı, şiddetin özel sektör tarafından ele alınması ve kamu kuruluşları arasında işbirliği konularına yöneleceklerini söyledi.

"Beyaz kurdele" kampanyasının kurucusu Michael Kofmann konuşmasının yanı sıra erkeklerle ilgili atölye çalışmasını yürütecek. Ayrıca özel sektörle ilgili olarak Amerika’daki Corporate Alliance şirketi ve kamu kuruluşları hakkında da Nazik Işık birer atölye düzenleyecek.

Çalışan kadınların yüzde 90'ı şiddet mağduru

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu Proje Koordinatörü Meltem Ağduk, konferansta en önemli konunun özel sektör ittifakı olduğuna dikkat çekiyor.

"Bu konu insanların kafasında işyerine tacizi uyandırıyor. Ama bizim ilgi alanımız özel sektörde çalışan şiddet mağdurlarına destek verebilmek. Şirket çalışanlarında bu konunun bilincini yaratmak" diyen Ağduk, çalışmalar kapsamında bazı araştırmalar yapılacağını ve yöneticilere yönelik eğitimlere devam edeceklerini dile getiriyor.

Mağdurların genelde yardım talep edecekleri zaman yöneticilerine gittiklerini belirten Ağduk, projenin son aşamasında da şirketlerin içinde çağrı merkezi gibi destek mekanizmaları oluşturmak istediklerini ifade ediyor.

Elvan Omay da şiddetle mücadelede şirketlerin sosyal sorumluluk projeleri geliştirmelerine katkıda bulunacaklarını belirtiyor.

Bu gibi projelerle şirketlerin neden ilgilenmesi gerektiğini ise Ağduk şöyle açıklıyor:

"Aile içi şiddet mağdurlarının iş verimliliği yüzde 50 ile 70 arasında düşüyor. Şirket para kaybediyor. Aile içi şiddet de dahil olmak üzere tüm şiddet çeşitlerinin özel sektöre ve devlete maliyeti çok yüksek. Sağlık masrafları ve iş kayıpları 7 milyarı buluyor".

Türkiye'de her üç kadından birinin şiddete maruz kaldığının altını çizen Ağduk, şiddetin bu rakamlardaki fiziksel şiddetle sınırlı olmadığını vurguluyor. Ağduk "Türkiye’de kadınların yüzde 95’i psikolojik şiddete maruz kalıyor. Hele iş dünyasında bununla ciddi şekilde karşılaşılıyor. Çalışan kadınların neredeyse yüzde 90’ı şiddete uğruyor" sözleriyle de şiddetin yaygınlığına dikkat çekiyor.

Kamu kuruluşlarının görevleri belirlenecek

Ağduk ve Omay, temmuz ayında yayımlanan "Şiddetle Mücadele Genelgesi"nin ellerini güçlendirdiği görüşünde. Genelgeye göre artık bütün kamu kuruluşlarının belli eğitim ve faaliyeti yapmak gibi sorumlulukları var.

Bakanlıklar, emniyet, Diyanet İşleri, ordu gibi tüm kamu kuruluşlarına özellikle aile içi şiddetle ilgili görevler öngören genelgede belirlenen kampanyaların bir eylem planına dönüştürülmesi hedefleniyor. Bunun sonunda da aile içi şiddetle mücadelenin Türkiye haritası ortaya çıkacak. Bu koşullar altında rahat çalışabileceklerini ifade eden Ağduk, üzerine düşen görevi nasıl gerçekleştireceğini bilmeyen kuruluşlara yol göstereceklerini belirtiyor.

"Atölye çalışmasında da ortaya konulan sorumlulukları nasıl bir araya getirebiliriz diye konuşacağız. Genelgede yer alan tüm kamu kuruluşları da konferansımızın katılımcıları arasında. Burada bir beyin fırtınası yaparak kamu içinde bir ittifak kurmanın yollarını arayacağız" diyen Ağduk, hedeflerinin konferans sonunda bir çalışma teklifi üretebilmek olduğunu söylüyor.

Kampanyası BM Özel Ödülü'nü kazandı

2004 yılında bir pilot proje olarak başlayan "Aile İçi Şiddete Son" kampanyası İstanbul’da 20 ilçede verilen eğitimlerle 14 bin kişiye ulaştı.

2005’te CNN Türk ve BM Nüfus Fonu'nun katıldığı kampanya başlatılan gönüllü programıyla eğitimlerine Türkiye çapında devam etti. Şubat ayına kadar Erzurum, Kars, Van, Nevşehir, İzmir, Urfa, Ankara ve Trabzon'daki eşler arası destek programı sürecek. Geçen sene ilki düzenlenen uluslararası konferans ise yurtdışından birçok önemli ismi bir araya getirerek konunun görünürlüğünü artırdı. Ayrıca mayıs sonunda Avrupa Parlamentosu'nda tanıtımı yapılan kampanya Uluslararası Halkla İlişkiler Birliği'nin her yıl düzenlediği Golden World Award adlı proje Oscarlarının Birleşmiş Milletler Özel Ödülü'ne layık görüldü.
Referans
Yayın Tarihi : 12 Kasım 2006 Pazar 14:02:44


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?