IMF Dış İlişkiler Başdanışmanı David Harwey, Türkiye ile görüşmelerde krizin derinleşmesine ne kadar hazırlıklı olunduğuna yoğunlaşıldığını dile getirerek orta vadeli reformlarda ise çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Uluslararası Para Fonu (IMF), Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın görüşmelerin tıkanmasına neden olarak açıkladığı 3 ana başlığa karşın genel konularda uzlaşma arayışları içinde bulunulduğu mesajını verdi. IMF Dış İlişkiler Başdanışmanı David Harwey, Türkiye ile kalan sorunların sonuca bağlanması çerçevesinde görüşmelerin devam ettiğini belirterek, orta vadeli reformlar ile Türkiye'nin mevcut krizin derinleşmesine ne kadar hazırlıklı olduğu konularına odaklanıldığını belirtti.
Harwey, IMF'nin Perşembe günü Washington'da düzenlediği basın toplantısında telekonferans üzerinden Referans'ın sorularını cevaplandırdı. Harwey, Türkiye ile IMF arasında henüz tamamlanamayan görüşmelerle ilgili olarak bazı ipuçları verdi. Başbakan Erdoğan, çarşamba günü IMF ile görüşmelerin tıkanmasına neden olarak gelir idaresi özerkliği, vergi tabanını genişletecek otokontrol mekanizması "nereden buldun", yerel yönetimlere ilave kaynak aktarımına yönelik IMF'nin itirazını gerekçe göstermişti.
Harwey ise sorunların daha genel perspektifte değerlendirildiğine yönelik açıklamada bulundu. Harwey, kalan konuların sonuçlanmasına yönelik bir açıdan görüşmelerin devam ettiğini belirterek, bunların orta vadeli mali reform programı ile ilgili olduğunu belirtti. Harwey, özellikle mali politikanın ekonomik koşulların daha fazla bozulmasına ne kadar hazır olunduğu konusuna da odaklandığını ifade ederek, 2009-2010 dönemini kapsayan mali politika üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasını içerdiğini belirtti.
Talep 235 milyar dolara çıkabilir
IMF, fonun kaynaklarının yeterliliği ve yeni kaynak ilavesine yönelik bir gözden geçirme raporu da açıkladı. Bu rapora göre, IMF'nin kaynakları yeterli olsa da kriz ortamının kötüleşme ihtimaline yönelik olarak önlem alınması şart. Raporda, IMF'nin kaynaklarındaki azalmanın global krizden kaynaklandığı belirtilerek, IMF'nin sağladığı finansmanının ise geçen aylarda artış gösterdiğine dikkat çekildi. Son guvernörler toplantısında kota artırımına gerek duyulmadığına dikkat çekilen raporda, ancak bazı önlemler alınması gerektiği belirtildi.
Raporda, IMF'nin kota tabanlı bir kurum olduğu ancak genel kota artırımının kısa vadede mevcut krize cevap vermeyeceği belirtilerek, SDR ödeneğinin ise global finansal kriz ile ilintili uluslararası likiditedeki kesintiye yardım edebileceği kaydedildi. Çift taraflı kredi anlaşmalarının da iyi olabileceği ve uygulanabilir olduğunun vurgulandığı raporda, bazı kreditörlerin ise kredi anlaşması yerine fonun kağıtlarına yatırım yapmayı tercih edebileceğine dikkat çekildi.
Borçlanmanın ise geçmiş dönemde dönemsel olarak kota kaynaklarına ilave kaynak yarattığı örneği verildi. Raporda, gelecek dönemde IMF kredisi için talebin 65-160 milyar SDR yani ortalama 95-235 milyar dolar seviyesine yükselebileceği kaydedildi.
"Tedbirli olalım" uyarısı
Basın toplantısında konuşan eski IMF Türkiye Masası Şefi ve IMF Geliştirme ve Gözden Geçirme Departmanı Direktörü Reza Moghadam, IMF'nin finansal kaynaklarının şu anda yeterli olduğunu ancak krizin daha da kötüye gitmesi durumuna yönelik olarak yine de tedbirli olunması gerektiğini söyledi. Moghadam, IMF'nin internet sitesinde yeni yayınlanan röportajında ise son aylarda ihracat talepleri gerileyen, finansal pazarlarda sermaye eksikliği gibi sorunları olan gelişmekte olan ülke ekonomileri için 50 milyar dolarlık kredi kullandırdıklarını belirterek, Japonya'dan gerektiğinde kullanmak üzere 100 milyar dolarlık kredi alındığını ve ayrıca 150 milyar daha eklenmesinin ümit edildiğini ifade etti. Moghadam, böylece kullanılabilir kaynakları 500 milyar dolara çıkarma sürecine girildiğini kaydetti.
Moghadam, bütün bu finansmanın hepsine ihtiyaç duyacaklarını düşünmediğini vurgulayarak, "Bir bakıma en iyisi için ümit etmeli ama en kötüsü için de hazırlanmalıyız. Bizim yaptığımız da bu" dedi.