19
Mart
2026
Perşembe
EKONOMİ

Citi kurtarıldı ama?

ABD hükümeti hafta sonunda dünyanın en büyük bankalarından Citigroup'u toplamda 346 milyar doları bulan dev paketle kurtararak krizin etkisiyle karamsarlaşan piyasalarda yeni bir coşku dalgası yarattı. Bununla birlikte, finans sektöründe belirsizliğin devam ettiğine dikkat çeken uzmanlar, Citigroup'un kurtarılması sonrasında diğer bankaların da kayıplarının karşılanması için hükümete başvurabileceğini, bu durumun daha çok korku yaratabileceğini söylüyor. Hükümetin Citigroup'un 306 milyar dolarlık "toksik" varlığına garanti vererek, 40 milyar dolarlık ek sermaye yaratma kararı Citigroup hisselerini uçuşa geçirdi. Cuma günü 3.77 dolara kadar gerileyen Citigroup hisseleri 5.95 dolara yükseldi. Bu yükselişe rağmen uzmanlar Citigroup hisselerinin geçen yılki 30 dolar seviyesine ulaşabilmesi için aşılması gereken daha çok yol olduğunu dile getiriyor.
New York Times gazetesinde dün yayımlanan bir haberde yapılan değerlendirmeye göre Ctigroup'un istikrara kavuşturulmasına yönelik önlemler, kısa vadede dev bankanın ani bir başarısızlığının finans sektöründe kayıp yaratması riskini önledi. Öte yandan bu kurtarma hareketi bankaların sorun yaşamaları halinde hükümetin devreye gireceği düşüncesini yaygınlaştırarak risk alma konusunda cesaretlerini artırabilir. Bu da uzun vadede düzenleyici kuruluşları ve vergi mükelleflerini olumsuz etkileyebilir. Oppenheimer kuruluşunun bankacılık analistlerinden Meredith A. Whitney gazeteye yaptığı açıklamada, "Herkes aynı sorunu yaşıyor. Citi sorunların odağında görünüyor ama sahip olduğu sorunlu varlıklar, rakiplerinden pek de farklı değil" dedi.
Bank of America, JPMorgan Chase ve Wells Fargo gibi diğer dev bankalar sorunlu mortgage yığınları, kredi kartı borçları ve ticari emlak tahvilleri üzerinde oturuyor. Uzmanlar, bu bankaların sorun yaşamamaları için hiçbir neden olmadığını, Citigroup'tan farklı hiçbir şeyleri olmadığını belirtiyor. Küçük bankalar ise bir başka sorun. Bu bankaların daha dezavantajlı olabileceği belirtiliyor. çünkü mevduat sahipleri paralarını büyük bankalara yatırıyor, hükümet de küçük bankalar için hiçbir özel önlem almıyor. Yatırım fonu yöneticisi David Ellison "Büyük bankaysanız özel muamele görürsünüz. Herkesin büyük olmak istemesinin nedeni de bu" diye konuştu.


Hükümet kurtarmada yeni model oluşturdu
ABD hükümetinin Citigroup'u kurtarma planı daha önceki planlardan farklı yanlara sahip. Daha önce hazineden sermaye enjeksiyonu ve FED'den kredi kullandırılırken şimdi hükümet, Citigroup'un sorunlu varlıklarının ortağı durumunda. Hovde Capital isimli danışmanlık şirketinin baş yatırım stratejisti Eric Hovde, Bloomberg'e yaptığı açıklamada oyunda ellerin yeniden dağıtılacağını belirterek "Sorunun tamamı Hazine ve FED'in anladığından daha büyük ve derin" dedi. Uzmanlar kayıpların arttığı bir ortamda daha çok şirkete yardım edilmesi gerekebileceği ve vergi mükelleflerinin daha büyük bir risk altına sokulabileceği uyarısında da bulundu. Yardeni Research adlı araştırma kuruluşunun başkanı Ad Yardeni, "Zehirli varlıkların satın alınması yöntemi işe yaramadı. Doğrudan sermaye yatırımı işe yaramadı. Şimdi bu varlıklara garanti getiriyorlar. Planları çalışmıyor" dedi. Hazine Bakanlığı Sözcüsü Brookly McLaughlin ise "Her durum kendine özel koşulları ile ele alınmalı ancak finans sektöründeki sorunlara el atarken deneyimlerimizden yararlanabiliriz" diye konuştu.

CEO Vikram Pandit de koltuğunu kurtardı
Citigroup'un yaptığı anlaşma hem yatırımcıları hem de 300 binin üzerindeki banka çalışanını rahatlatırken CEO Vikram Pandit'i de kurtardı. 51 yaşındaki Pandit'in risk almaya karşı olması Citigroup'un bu dönemde en çok ihtiyaç duyduğu özelliklerinden birisi. Citigroup önceki gün yaptığı açıklamada temettü ödemelerini en az üç yıl boyunca durduracağını, yöneticilere ödenen tazminatların da sınırlandırılacağını bildirdi. Dow Jones'un yakın kaynaklara dayanarak verdiği bir habere göre Singapur'un devlete ait yatırım fonu Citigroup'tan daha fazla hisse almak istemiyor. Kaynaklar var olan hisselerin de hafifletileceğini söyledi. Fon ocak ayında Citigroup'un yüzde 4 hissesini 6 milyar 880 milyon dolara satın almıştı. Bankanın finanstan sorumlu tepe yöneticisi (CFO) Gary Crittenden de dün yaptığı açıklamada bankanın daha varlık satmak istemediğini belirterek gelişen piyasalardaki hızlı büyüyen varlıklara odaklanacaklarını söyledi.

Citigroup'u kurtaran üç yakın arkadaş

Citigroup'u kurtarma planının gerisinde Hazine Bakanı Henry M. Paulson, Citigroup Yönetim Kurulu Üyesi Robert E. Rubin ve Barack Obama'nın yeni Hazine Bakanı olarak açıkladığı New York FED Başkanı Timokthy F. Geithner bulunuyor. Washington Post gazetesinin dünkü haberine göre geçmişte benzer işlerde çalışan bu üçlü çok yakın ilişkilere sahip. Rubin de Paulson gibi Goldman Sachs kökenli. Bazı kaynaklar Rubin'in eski iş arkadaşı Paulson'u telefonla arayarak, hükümetin harekete geçmesi gerektiğini söylediğini belirtiyorlar. Bu ikili ile oldukça yakın olan Geithner da 1990'lı yıllarda Hazine Bakanlığı'nda Rubin için çalışmıştı. Geithner hafta sonunda sık sık Citigroup yöneticileri ile bir araya gelmiş ve Paulson'a da telefonda bilgi vermişti.



ABD'den 800 milyar dolarlık 'yaşam destek' planı

ABD, ekonomisini kıskaca alan krize karşı 800 milyar dolarlık yaşam destek paketi ile dün yeni bir cephe açtı. ABD Merkez Bankası FED mortgage bağlantılı borç ve tahvilleri satın almak için 600 milyar dolarlık programın yanı sıra, aralarında öğrenci ve otomobil kredileri ile kredi kartı borçlarının da bulunduğu 200 mimlyar dolar büyüklüğünde tüketici borçlarına dayalı menkul kıymet alma imkanını sunacağnı açıkladı.
FED bu çerçevede, devlet destekli konut finansmanı kuruluşları Fannie Mae, Fraddie Mac ve Federal Home Loan banks tarafından ihraç edilen tahvillerin 100 milyar dolara kadar olan kısmını; yine Fannie Mae, Freddie Mac ve Ginnie Mae tarafından desteklenen mortgage'a dayalı menkul kıymetlerin de 500 milyar dolara kadar olan kısmını satın alacak. Bu dev müdahaleyle krizin temelinde yatan konut piyasasının düzeltilmesi amaçlanıyor.
FED'den yapılan yapılan yazılı açıklamada "Bu müdahalenin amacı konut alımları için sunulan kredilerin maliyetlerini azaltmak ve kredilere erişimi artırmak" denildi. ABD Hazine Bakanı Henry Paulson da bugün hazırlanan 200 milyar dolarlık programın bir başlangıç noktası olduğunu belirterek "İçinde bulunduğumuz durum 100 yılda bir karşılaşılabilecek bir durum" dedi. ABD'de başkan seçilen Barack Obama hafta sonunda yaptığı konuşmada yeni bir teşvik paketinin hazırlandığını duyurmuştu.

Ekonomi 3'üncü çeyrekte yüzde 0,5 küçüldü


ABD ekonomisi bu yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 0,5 oranında küçüldü. Ticaret Bakanlığı, daha önce yüzde 0,3 olarak tahmin edilen daralmanın, yüzde 0,5 olarak revize edildiğini bildirdi. Yüzde 0,5'lik daralmanın, 2001 yılının üçüncü çeyreğindeki yüzde 1,4'lük küçülmeden sonraki en kötü veri olduğu belirtiliyor. Bu arada ABD'nin, 2009 yılında 1 trilyon dolar bütçe açığı vereceği tahmin ediliyor. Eylül ayı sonunda biten 2008 mali yılında 455 milyar dolar açık veren bütçenin, kurtarma paketlerinin de etkisiyle, 2009 ve 2010 yılındaki açıklarının ikişer kat artış göstereceği belirtiliyor. ABD Hazinesi'nin, 2009 mali yılında 2 trilyon dolarlık borçlanma gerçekleştirmesi de bekleniyor.

Referans
Yayın Tarihi : 26 Kasım 2008 Çarşamba 21:34:13


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?