Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanı Necdet Gürbüztürk, boşanma davalarındaki mal paylaşımlarına ilişkin son günlerde yapılan haberler üzerine bir basın açıklaması yaparak, "dairenin mevcut yasaları dikkate alarak karar verdiğini ve gözden kaçan bir yön bulunmadığını" kaydetti.
Gürbüztürk, yaptığı yazılı açıklamada, basında yer alan haberlerin, "yasal düzenlemeleri göz ardı eden ve davanın hukuki niteliğiyle ilgili yeterli bilgiden yoksun" olduğunu belirterek, bu yüzden açıklama yapma gereği duyduğunu bildirdi.
Yürürlükten kaldırılan ve "mal ayrılığı" esasını benimseyen 743 sayılı eski Türk Medeni Kanununda, "kadının evde temizlik yapması, çocuklarına bakması ve hayatını evine, eşine adamasının karşılığının bulunmadığına" işaret ederek, yeni Türk Medeni Kanununda kadının bu emeklerinin değerlendirildiğini bildirdi.
Evlilik birliği sırasında edinilen malların yeni Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2002 tarihinden sonra edinilmiş olması halinde sorun bulunmadığını belirten Gürbüztürk, şunları kaydetti:
"Sorun, 1 Ocak 2002 tarihinden önce edinilen mallarda toplanmaktadır. Haber ve yoruma konu edilen kararlarda olduğu gibi 1 Ocak 2002 tarihinden önce kocası adına alınan mala, kadının kişisel malları veya parasıyla herhangi bir katkısı söz konusu değilse, yalnızca ev işlerindeki emeğini karşılayacak bir tazminata eski yasada yer verilmemiştir. Yeni Medeni Kanunun hazırlanması sırasında bu eksiklik yasama organında da tartışılmış, ancak herhangi bir düzenleme getirilmemiştir. Dairemiz mevcut yasaları dikkate alarak karar vermektedir. Gözden kaçan bir yön bulunmamaktadır."
Gürbüztürk, boşanmalarda mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kadına, isteği halinde "kusuru daha ağır olmamak koşuluyla" Türk Medeni Kanunun 174. maddesi uyarınca da hakkaniyete uygun bir maddi tazminat da verildiğini kaydetti