KDV oranının geçen ocak ayında yüzde 1'den yüzde 18'e çıkarılmasıyla 2008'e sıkıntılı giren finansal kiralama sektörü, bir darbe de krizden aldı. Krizde ertelenen yatırımlar nedeniyle leasing'de sözleşme adedi bir önceki yıla göre yüzde 55 düşerken işlem hacmi ise yüzde 30 geriledi.
Finansal Kiralama Derneği (FİDER) Başkanı Bülent Taşar, 2007 sonunda finansal kiralama işlemlerinde düşük oranlı KDV uygulamasına son verilmesi ile başlayan küçülme sürecinin küresel krizin etkisiyle hız kazandığını söyledi. 2008 yılında yüzde 30 civarında bir küçülme yaşandığını ifade eden Taşar, "Daralmanın nedeni ertelenen yatırımlar. Çok parlak görmediğimiz 2009'da da yüzde 30 daralma bekliyoruz" açıklamasını yaptı.
FFK Fon Finansal Kiralama AŞ Genel Müdür Yardımcısı Abdullah Tuğ da sektörün, global krizin etkisiyle tam bir duraklama dönemine girdiğini aktardı. Tuğ, "Bu sürecin, reel sektörün bankalarla olan ilişkilerini düzenleyip yeni yatırımlara cesaret edebilecekleri zamana kadar sürmesi muhtemel" diye konuştu.
IMF ile yapılacak anlaşma önemli
Leasing sektöründe daralma KDV'de yapılan yeni düzenleme ile kendini gösterdi. Maliye Bakanlığı 2007 yılının son ayında Katma Değer Vergisi oranlarına ilişkin yaptığı düzenleme ile finansal kiralama sektöründe yüzde 1'lik KDV teşvikini ortadan kaldırdı. Leasing'e konu olan malların KDV'si yüzde 18'e çıkarıldı. 2008 yılında Türkiye'yi de etkisi altına global kriz ile birlikte sektördeki daralmanın dozu arttı.
2007 yılında 8.2 milyar dolarlık bir işlem hacmine ulaşan leasing'li satışlar 2008'de 5.7 milyar dolarda kaldı. 2007 yılında yapılan 51 bin 519 sözleşme sayısı ise bu yıl yüzde 55 civarında düşüşle 23 bin civarında gerçekleşti.
Ocak ayında IMF ile yapılması beklenen anlaşmanın yatırımlara yavaş da olsa bir hareket katacağını ifade eden İş Leasing Genel Müdürü İbrahim Halil Çiftçi ilk yarıda tereddütler olsa bile yaza doğru bir canlanma ümit ettiklerini söyledi. Bu noktada Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanun Tasarısı'nın Başbakanlık'ta olduğunu ve 2009'un ilk aylarında Meclis'e sevk edilmesini beklediklerini kaydeden Çiftçi, bu yasayla sektörün daha da güçleneceğini ifade etti. Yasayla sektöre yeni ürünlerin gireceğini söyleyen Çiftçi, operasyonel leasing, yazılım leasing'i gibi yeni alanların pazara yeni açılımlar kazandıracağını aktardı.
Yatırımların yüzde 10'u leasing yoluyla yapılıyor
Finansal Kiralama Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 1985 yılından bugüne 42 milyar dolar tutarında yatırımı finanse eden sektör, bugün yapılan makine ve teçhizat yatırımlarının yaklaşık yüzde 10'unu finanse ediyor. Avrupa'da ise şirketler yatırımlarının yüzde 29'unu leasing yoluyla karşılıyor. Sektörlere göre bakıldığında ise leasing yöntemini en çok yüzde 32 oranla imalat sanayii kullanıyor. Ardından yüzde 28 ile hizmet sektörü gelirken, bunu yüzde 21 ile iş ve inşaat makineleri takip ediyor.
Leasing'in bir finansman aracı olarak tercih edilmesinin en önemli nedeni, kiraların sabit olarak belirlenmesi. Piyasa koşulları ne olursa olsun kiracının sözleşmede yer alan ödeyeceği miktar değişmiyor. Leasing'in bir diğer avantajı ise özellikle küçük ölçekli şirketler açısından banka kredilerine kıyasla daha kolay ulaşılabiliyor olması.