Merkez Bankası, bu yıl haziran sonunda yıllık enflasyonun yüzde 10.12'yle, yüzde 8.5 olan yıl sonu hedefiyle uyumlu enflasyon patikasının üzerinde kalması nedeniyle Hükümete yazmazsı gereken mektubu Devlet Bakanı Ali Babacan'a gönderdi. Beklenenin aksine alınması gereken önlemlere yer verilmeyen mektupta, son dönemdeki kur hareketlerinin bu yılki enflasyona etkisinin 3.5 puan olacağı savunuldu.Yıllık enflasyonun bu yıl sonunda sonuna yüzde 9.1-10.5 aralığında olacağını tahmin etti.
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz ile Başkan Yardımcısı Erdem Başçı tarafından imzalanarak hükümete gönderilen mektup "program şartlılığı gereğince" IMF'ye de iletilecek.
Enflasyonun Haziran 2006 itibarıyla belirsizlik aralığının üst sınırını aşmasının temel nedeninin, aynı anda farklı arz şoklarının ortaya çıkması olarak özetlenebileceği belirtilen mektupta, yükselen ham petrol fiyatları, tütün ürünlerindeki fiyat artışları, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki artışlar ve altın fiyatlarındaki hızlı yükselişlerin ilk dört aydaki enflasyon gelişmeleri üzerinde belirleyici olduğu ileri sürüldü.
Mayıs ayında küresel likidite koşullarının gelişmiş ülkeler lehine değişmesiyle birlikte risk algılamalarının da farklılaşmaya başladığı. Küresel piyasalarda riskten kaçınma eğiliminin artması, sermayenin Türkiye, Macaristan ve Güney Afrika Cumhuriyeti gibi gelişmekte olan ülkelerden çıkışını tetiklediği anlatıldı. Dile getirilen risk unsurlarından birinin gerçekleştiği anlatılan mektupta "Bunun sonucu olarak, mayıs ve haziran aylarında Türkiye kredi risk priminde 150 baz puan civarında bir bozulma olmuş ve YTL doları karşısında aynı dönemde yüzde 20’den fazla değer kaybetmiştir" denildi.
ORTA VADELİ GÖRÜNÜM
Yakın dönemde finansal piyasalarda oluşan oynaklık ve buna verilen para politikası tepkisinin gelecek dönemde yurt içi talep genişlemesini yavaşlatacağı, YTL’nin değer kaybına bağlı olarak net dış talebin güçlü seyredeceği öngörülen mektupta, bununla birlikte, yurt içi talepteki azalışın net dış talepteki artışa oranla daha belirleyici olacağı ve dolayısıyla yurt içi mallara olan toplam talebin düşeceği bir görünümün esas alındığı anlatıldı.
Merkez Bankası bünyesinde geliştirilen teknikler kullanılarak yapılan hesaplamaların, son dönemdeki kur hareketlerinin yıllık enflasyon üzerinde 2006 yılı boyunca yaklaşık 3.5 puanlık bir etki oluşturacağına işaret ettiği bildirildi. Bu yıl için yapılan hesapların büyük oranda birincil etkileri içerdiği, daha çok bekleyişler kanalıyla işleyen ikincil etkilerin ise orta ve uzun vadeli beklentiler kontrol altında olduğu sürece geçici kalacağı bildirildi. Mektupta Merkez bankasının enlasyon tahminleriyle ilgili şu bilgiler verildi:
2004 HEDEFİ DE ZOR
"Buraya kadar yapılan saptamalar altında ve mevcut politika duruşunun korunacağı varsayımı temel alınarak yapılan tahminlere göre 2006 yıl sonu enflasyonunun yüzde 70 olasılıkla yüzde 9.1 ile yüzde 10.5 arasında olması beklenmektedir. Orta vadede, yurt içi talepteki yavaşlamaya ek olarak, işlenmemiş gıda fiyatlarının normalleşeceği, tütün fiyatlarındaki bir defaya mahsus artışların ortadan kalkacağı ve kur gelişmelerinin fiyatlar üzerindeki etkisinin zayıflayacağı öngörülmektedir. Tahminlere göre, yıllık enflasyon 2007 yılının ilk çeyreğinde düşmeye başlayacak ve enflasyondaki düşüş yılın ikinci yarısında daha da belirgin hale gelecektir. Enflasyonun yeniden hedefe yakınsaması ise 1.5 ile 2 yıllık bir zaman zarfına yayılacaktır. 2007 yıl sonu için yüzde 70 olasılıkla öngörülen enflasyon rakamı yüzde 3.5 ile yüzde 7 arasındadır. Söz konusu tahminlerin politika faiz oranlarının sabit kaldığı varsayımı altında oluşturulduğu gözönüne alındığında, yüzde 4 hedefine ulaşılabilmesi için bir miktar daha sıkılaştırma gerekebileceği ifade edilebilir."
KUR ARTMASAYDI DA ARALIK AŞILACAKTI
Mayıs ayında, döviz kurundan fiyatlara geçişkenliğin doğrudan yansımaları altın, petrol ürünleri ve elektrikli aletler gibi kalemler aracılığıyla gözlenmeye başlandığı anlatılan mektupta, buna ek olarak, işlenmemiş gıda ve uluslararası altın fiyatlarının olumsuz seyrinin mayıs ayında da devam ettiği ve yıllık enflasyonu yüzde 9,86’ya yükselttiği belirtildi. Mektupta, son iki ayda döviz kurunda gözlenen hareketlilik olmasaydı bile haziran ayı yıllık enflasyon rakamının yüzde 8.6 civarında gerçekleşeceğine dikkat çekildi. Dolayısıyla, döviz kuru hareketliliği olmasa bile enflasyonun yüzdre 8.5 olan belirsizlik aralığı üst sınırının az bir marjla da olsa aşılmış olacağına dikkat çekildi.
PARA POLİTİKASININ TEPKİSİ
Enflasyon üzerinde arz yönlü şokların belirgin olarak ortaya çıktığı bir dönemde aynı zamanda YTL'nin hızla değer kaybetmesinin, enflasyon beklentilerindeki bozulmayı beraberinde getirdiği belirtilen mektupta, para Politikas ı Kurulu'nun haziranda yaptığı faiz artırımlarıyla ilgili ayrıntılı bilgi verildi.
TEDBİRLER BAŞARILI SONUÇ VERDİ
Merkez Bankasının parasal sıkılaştırma sürecinde sadece faiz artırımı ile sınırlı kalmayıp aynı zamanda gecelik piyasadaki likidite fazlasını da kademeli olarak azaltma yoluna gittiği, bir ve iki hafta vadeli YTL depo alım ihaleleriyle döviz satış yöntemleri kullanıldığı, aynı zamanda, borç verme faiz oranlarını da toplamda 600 baz puan yükseltiltiği anlatıldı. Alınan bu tedbirlerin, Merkez Bankasının orta vadeli taahhütlerinin arkasında durduğunu net bir şekilde gösterdiği anlatıldı. Mektupta,"Tedbirler kısa sürede başarılı sonuçlar vermiştir. Döviz kurlarındaki oynaklık azalmış, borçlanma faizleri de, enflasyon belirsizliğindeki azalışı yansıtır biçimde düşüş göstermiştir" denildi.
Merkez Bankasının, enflasyonun orta vadede hedeflere yakınsaması için gereken önlemleri kararlı biçimde aldığı bildirilen mektupta şöyle denildi: “Bugünkü bilgiler ışığında üretilen tahminlere göre, temkinli bir parasal duruş altında, orta vadeli hedefler erişilebilir durumdadır. Kuşkusuz, bu tahminlerin mali disiplinden taviz verilmediği, gelirler politikasının enflasyon hedefleriyle uyumlu biçimde tasarlandığı ve beklentilerin doğru biçimde yönetildiği bir çerçeve dahilinde olusturuldugu vurgulanmalıdır.”
Mevcut makroekonomik çerçevenin ana unsurlarının, “enflasyon hedeflemesi, dalgalı döviz kuru rejimi ve mali disiplin” olarak belirlendiği vurgulanan mektupta, söz konusu çerçevenin, son yıllarda Türkiye ekonomisini etkileyen şoklarla başa çıkılması ve enflasyon ile enflasyon beklentilerinin kontrol altında tutulmasında başarılı olduğu belirtildi
GELİŞMELER DİKKATLE İZLENİYOR
Mektupta Merkez Bankasının, gerek yurt içindeki gerekse uluslararası ekonomilerdeki gelişmeleri dikkatle izlediği ifade edilirken, “2007 ve 2008 yıl sonu enflasyon hedefleri yüzde 4 olarak korunmaktadır. Politika hedeflerine ulasılmasını tehdit eden her tür gelişmeye yakın geçmişte oldugu gibi, kararlılıkla ve gecikmeksizin tepki verilecektir.”
ANKA
Yayın Tarihi :
14 Temmuz 2006 Cuma 18:06:21
Güncelleme :14 Temmuz 2006 Cuma 18:54:50