İhracat şartıyla vergisiz ithalat uygulaması olan dahilde işleme rejimine (DİR) ilgi, krize rağmen hız kesmezken sistemde yaşanan suiistimaller artıyor.
İhracat şartıyla vergisiz ithalat uygulaması olan dahilde işleme rejimine (DİR) ilgi, krize rağmen hız kesmezken sistemde yaşanan suiistimaller artıyor.
Bazı firmaların, sistemi nakit girdisi sağlamak amacıyla kullandığı, ihracat kaydıyla ithal ettiği ürünleri iç pazara verdiği ileri sürülüyor.
Korunma önlemi konan Çin mallarında bile yapılmaya başlanan bu usulsüzlük, yerli sanayiye darbe vurdu. Özellikle tekstil ve konfeksiyonda yaşanan sorun üzerine sektör, Dış Ticaret Müsteşarlığı'na (DTM) başvurdu.
Sektör, gümrüklerde numune alımları yoluyla; DİR kapsamında ithal edilen ürünle ihraç edilen eşyanın karşılaştırılmasını önerdi. Ancak DTM bu formüle, gümrüklerde iş yoğunluğunu artıracağı gerekçesiyle sıcak bakmıyor. Sektör temsilcileri ise denetimlerin sürekli ve her mal için yapılmasının şart olmadığını, yerli üreticiyi tehdit eden ürünlerde uygulanmasını istiyor.
Sektör, DTM'nin 5-6 aydır üzerinde çalıştığı halde henüz önlem almamasından şikâyetçi. Bir ihracatçı birliği yetkilisi, "Özellikle dokunmuş mensucattaki sorun, yerli sanayiyi bitirdi. Bursa'da, Adana'da firmalar kapanıyor" dedi. Yetkili, korunma önlemi olan ürünlerde firmaların DİR kapsamındaki ithalatının damping vergilerinden muaf olduğunu belirterek, bunların iç piyasaya satılması halinde devletin vergi kaybı yaşadığını da belirtti.
Bonkörce kullanılıyor
Referans Gazetesi Yazarı Şevket Sürek, özellikle tekstilde dahilde işleme kapsamında gelen ithal girdideki artışa işaret ederek, eskiden yüzde 25'lerde olan bu oranın bugün yüzde 40'a vardığını söyledi. Bu noktada denetimin de önem kazandığını vurgulayan Sürek, "Teknik hatalar olduğu gibi örneğin fire oranlarının yanlış beyan edilmesi, ihraç kaydıyla getirilen malın iç pazara verilmesi gibi usulsüzlükler de var" dedi. Sürek, firmalara Maliye denetimleri gibi baskınlar düzenlenmesini önerirken "DTM veya görevlendireceği ihracatçı birliği, bu firmalara gidip, getirdiği ürünü depoda ya da fasoncuda kontrol etsin. Suiistimaller ancak böyle azalır" diye konuştu.
Dış Ticaret Uzmanı Aydın Sezer de DİR'in Avrupa Birliği'nde istisnai olarak kullanılırken Türkiye'de çok bonkörce kullanılmasını eleştirdi. "Bu sistemde ihracat artar ama işsizlik azalmaz. Çünkü yerli sanayi katma değer yaratamaz" diyen Sezer, istismara açık yapıya da işaret etti. Sezer, "Malı ithal eder etmez, iç pazara vererek nakit girdi sağlama yoluna gidenler var. İhracat yükümlülüğü için 1 yıllık süre olması firmalara zaman tanıyor. İhracatı zamanı gelince iç piyasadan temin ettikleri ürünle yapıyorlar" dedi.
AB'DE AZALAN YÖNTEM TÜRKİYE'DE ARTIYOR
Avrupa Birliği (AB) dışındaki pazarlarda geçerli olan dahilde işleme teşviki için bugüne kadar 57 bine yakın izin belgesi düzenlendi. Bunlarda toplam 216.7 milyar dolarlık ithalat ile 344.7 milyar dolarlık ihracat öngörüldü. Rejim kapsamında yapılan ihracat, bazı yıllar toplam ihracattan yarıya yakın pay aldı. AB'de ise bu oran yüzde 3 ila 7 arasında değişiyor.
Belgelerin kapatma oranı yani ihracat ile ithalat taahhütlerinin yerine getirilmesinde ise düşüş var. Bu oran 2008'de alınan belgelerde yüzde 60,4 oldu. Yetkililer, bazı firmalar için süre dolmadığını, ayrıca krizin etkisi olabileceğini belirtiyor. Kapatma oranı 2007'de yüzde 83,5 ve 2006'da yüzde 87,9 oldu. Belgeler 1 ila 40 ay arasında kapatılabiliyor.
Ortalama kapatma süresi ise 1 yıl. DTM henüz 2009 rakamlarını açıklamadı ama Referans'ın Resmi Gazete'de yayımlanan verilerden yaptığı hesaba göre 2009 Aralık ayında düzenlenen belge sayısı ise 2008'e oranla yaklaşık 200 adet artarak 584'e ulaştı.