19
Mart
2026
Perşembe
EKONOMİ

Patronlardan kriz talebi

İş dünyası, ABD’de yaşanan ekonomik kriz ve beraberinde ortaya çıkan iki yatırım bankasından birinin iflası ve diğerinin de kurtarılma çabasıyla yaşanan global çalkantının dalga dalga tüm dünyayı etkisi altına alacağını düşünüyor. Durgunluğun orta vadede süreceğini düşünen işadamları, bunun da ihracata olumsuz etki edeceği görüşünde. İş dünyası bu nedenle hükümetin, iş dünyası örgütleriyle istişare ederek ‘krize müdahale planı’ hazırlamasını istiyor

“Küresel durgunluk süreci ve bunun Türkiye ekonomisi üzerindeki daraltıcı etkileri gözönüne alındığında Türkiye açısından konunun iki boyutu bulunmaktadır:
Dış boyutta, 2007 yılı ortalarında ABD’nin riskli uzun vadeli konut kredisi piyasasında baş gösteren dalgalanmanın, önce AB’ye ve daha sonra tüm küresel piyasalara sirayet etmesi sonucu dünya gerçek anlamda bir resesyon (durgunluk) ile karşı karşıya kalmıştır. Ayrıca, risk iştahının kaybolması sonucu, Türkiye’nin de içinde bulunduğu “yeni gelişen piyasa ekonomilerinde”, yatırımların finansmanında ciddi problemlerle karşı karşıya kalınması muhtemeldir.
Bu koşullar altında Türkiye ekonomisindeki stresin arttığına şahit olacağız: İç boyutta temel problem, Türkiye’nin nasıl bir makro ekonomik uyum programı ile yoluna devam edeceğidir. IMF destekli makro uyum programlarını başarıyla tamamlamamıza rağmen, halen makro kırılganlık, özellikle içinde bulunduğumuz küresel finansal dalgalanma bağlamında devam etmektedir.
Bu çerçevede, dış şoklara daha dayanıklı bir ekonomi için, bir tür IMF destekli uyum programı şarttır. Nitekim küresel dalgalanma henüz tüm ağırlığı ile Türkiye üzerine ulaşmamış durumdadır. Dalgalanmanın etkilerini sınırlamak ve sağlam bir sanayi altyapısı için, içerde de yapmamız gereken atılımlar bulunmaktadır.

Reel sektörle işbirliği

Bu kapsamda, öncelikle, bir orta-uzun erimli sanayi stratejisinin yürürlüğe sokulmasında yarar vardır. Bu koşullar altında, Türkiye’de ekonomi yönetiminin tam bir teyakkuz durumunda olması gerekmektedir. Hükümetin, iş dünyası örgütleri ile istişare ederek, “krize müdahale planı” hazırlaması öncelik arzetmektedir.
Küresel koşullar, Türkiye ekonomisini dışardan gelebilecek tehditlere karşı korumak konusunda işbirliği yapmamızı gerekli kılmaktadır. Böyle bir planın hazırlanması, bu kapsamda, kamuoyuna ve yabancı yatırımcılara Türkiye ekonomisi hakkında güven verecektir.”

İTO: Ekonomiye duyulan güvenin artırılması gerek

Küresel krizin yeniden alevlenmesiyle birlikte uluslararası alanda finansman imkanlarının daraldığını söyleyen İstanbul Ticaret Odası Başkanı (İTO) Murat Yalçıntaş, beraberinde kaynakların maliyetinin arttığını belirtti. Türk iş dünyası açısından dış borçlanmanın maliyetinin artacağını kaydeden Yalçıntaş, “ABD ekonomisinde bir yavaşlama vardı. Rakamlar gösteriyor ki bunu Avrupa ekonomisi de takip ediyor. Finansal pazarların gelişmiş olduğu bazı Uzakdoğu ülkelerinde de yavaşlama gözlenecek. Bu durum bizim ihracatımıza olumsuz etki edecek. Dolayısıyla ihracat rekorları kırmakta biraz zorlanabiliriz” dedi.
Ekonominin son derece duygusal bir alan olduğunu belirten Yalçıntaş, bu süreçte yapılması gerekenin ekonomiye duyulan güvenin artırılması gerektiğini kaydetti.

TGSD: Durgunluk orta vadede sürer

Global çalkantının, gelişmiş piyasalarda yaşandığını söyleyen Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Ahmet Nakkaş, “Bu da dünyadaki ticareti olumsuz yönde etkileyecek. Çünkü tekstil ve hazırgiyim sektörleri ihracat ağırlıklı çalışıyor” dedi. Piyasalardaki tüketim harcamalarının da bu kırılganlıktan etkileneceğini belirten Nakkaş, “Biz yılbaşından beri bunun sinyallerini almaya başlamıştık. Dolayısıyla durgunluk orta vadede süreceğe benziyor” diye konuştu.
Yaşanan çalkantının alternatif piyasalar yaratmak açısından da önemli bir fırsat olabileceğini kaydeden Nakkaş, “Yükselen piyasalardaki oluşacak orta sınıflar bizim için hedef pazarlar haline gelebilir. Biraz daha bu noktaya kanalize olmak lazım. Geçişi bu şekilde sağlayabiliriz diye düşünüyorum”dedi.

İTHİB: Rekabet artacak ve fiyatlar düşecek

ABD kaynaklı krizin Türkiye’deki etkisinin şu ana kadar hissedilmediğini söyleyen İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle, “Hammadde maliyetlerindeki artış ihracat performansını azaltıyor. Dış ticaret rakamlarımız köpürtülmüş ayran gibi görünüyordu. Bundan sonraki gelişmeler dünyada bir talep daralmasının olacağını gösteriyor” dedi.
Bunun sonucunda arz fazlasının oluşacağını belirten Gülle, böylece piyasalarda kıyasıya rekabet ve fiyat düşüşlerinin olacağını anlattı.
Ortaya çıkan bu koşullara uyum sağlayamayanların ciddi şekilde zarar göreceğini söyleyen Gülle, “Türkiye’de üretici kesimi bunun yükünü taşıdı. Bundan sonraki süreçte Türkiye üretimden hızla uzaklaştırıp ithalata doğru yönlenecek. Ortaya çıkan görüntü böyle. Muhtemelen faizleri daha da artıracağız ve cari açığımız artacak. Böylece bu süreç birbirini takip eden bir zincirle devam edecek” diye konuştu.

Milliyet
Yayın Tarihi : 18 Eylül 2008 Perşembe 15:11:52


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Yaşar Yılmaz IP: 88.227.36.xxx Tarih : 21.09.2008 20:53:10

Patronlar korksun,benim neyim var ki korkayım.Hükümeti pohpohlarken,pembe tablo çizerken,elinizde yağdanlık beyleyip ikide bir yağ yaktığınızı ne çabuk unuttunuz,bir söz vardır:Azdan az çoktan çok gider.Siz zenginsiniz ve eğer bir kriz olacaksa en çok batacak olan sizsiniz.Hükümet karşısında süt dökmüş kediden bir farkınız yok.