'Tekstil-hazır giyimde 160 bin kişi işini kaybetti, sesimizi duyan var mı!'
Mayıs 2008-Ocak 2009 döneminde tekstil-hazır giyim sektörlerinde 160 bin kişinin işini kaybettiğini söyleyen İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi, 'Hükümetin rekabet şartlarını düzenleyeceği önlem alması lazım' dedi
1.5 milyon kişiye iş sağlayan tekstil ve hazır giyim sektörü ekonomik krizin artçı sarsıntılarında korunmak için hükümetten destek bekliyor. Ekonomik krizden dolayı Mayıs 2008-Ocak 2009 döneminde tekstil ve hazır giyim sektörlerinde 7 bin 506 işyerinin kapandığını ve 158 bin 88 kişinin işini kaybettiğini söyleyen İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, Hükümete ve kamuoyuna “Sesimizi duyan var mı!” diye seslendi.
‘Üç ayda toparlanırız’
Hikmet Tanrıverdi, hazır giyim ve tekstil imalat sektöründe Mayıs 2008 itibarıyla 862 bin 978 olan sigortalı sayısının, Ocak 2009 itibarıyla 704 bin 890’a düştüğünü, sigortalı sayısında 158 bin 88 kişilik azalmanın söz konusu olduğunu belirterek, “Birtakım önerilerimiz var. Onlar şu üç ayda uygulansın, sekiz ayda eksilen 160 bin kişilik sayının haziran ayı itibariyle tekrar yerine doldurulacağını söyleyebiliriz” dedi.
Bu yılın sonuna kadar tekstil ve hazır giyim sektörlerinde SSK ve gelir vergisi primlerinde yüzde 50 indirim isteyen Tanrıverdi, “Sektörde 160 bin kişinin işini kaybetmesinin devlete olan zararı 795 milyon liradır. Oysa vergi indirimi çok önceden sağlanmış olsaydı devlete toplam zararı 685 milyon lira olacaktı. Yani devlet vergi indirimiyle 110 milyon lira kâr edecekti” diye konuştu. Yapılması gereken diğer önlemleri sıralayan Hikmet Tanrıverdi sözlerine şöyle devam etti:
“Kamuoyuyla paylaşılmış olan Kredi Garanti Fonu bir an önce hayata geçirilmeli ve firmaların fondan en az bürokratik işlemle yararlandırılması sağlanmalıdır. Elektrik ve doğalgaz kaynaklı üretim maliyetlerindeki artışla hareket kabiliyetini kaybetmiş olan sektöre tekrar hareket kabiliyeti kazandırmak için sanayinin kullandığı enerjiden alınan ÖTV kaldırılmalı ve KDV indirilmelidir. Alacak Sigorta Sistemi’ni teşvik etmek ve maliyetini azaltmak için İhracat Sigorta Primleri’nin yüzde 50’si devlet tarafından karşılanmalı, nihai ürün ithalatındaki artışa gecikmeksizin önlem alınmalıdır.” İhracatçı için dolar kurunda 1.60 liranın, avroda ise 2.15 liranın yaşam sınırı olduğunu ifade eden Hikmet Tanrıverdi, “Bunların altında seviyelere inildiğinde Merkez Bankası alım ihaleleri düzenleyerek müdahale etmelidir. Ya da ihracatçı için bu oranlar garanti edilmelidir. Aksi takdirde uluslararası piyasada rekabet gücümüzü iyice kaybedeceğimizden dolayı 2 milyar dolar seviyelerinde olan ithalat 3 milyar dolara kadar çıkacaktır” açıklamasında bulundu. Yurtdışı fuar ve tanıtım faaliyetleri için ayrılan kaynakların miktarının bir an önce artırılması gerektiğini dile geiren Tanrıverdi, Merkez Bankası tarafından faiz indirimi yapılırken, özel bankaların da faiz indirimi yapmaları için kamu bankalarının öncülük etmesini istedi.
‘İhracat yüzde 30 düşer’
Türk hazır giyim ve tekstil sektörünü ‘üretim gücü yüksek ve hızlı hareket edebilen bir sektör’ olarak tanımlayan Tanrıverdi, “Önlemler bir an önce hayata geçirilirse sektör üç ay gibi kısa bir sürede toparlanır ve işe alınmalar başlar. Şuanda 1.5 milyon kişiye istihdam sağlayan sektör bundan iki yıl önce 3 milyon kişiye iş veriyordu. Özellikle avro istediğimiz seviyeye yani 2.15 liranın altına gelirse üretim daha rekabetçi olur ve ithalat azalır” diye konuştu.
Yaptıkları olumlu ve olumsuz senaryoya göre ihracat hedeflerini açıklayan Tanrıverdi sözlerine şöyle tamamladı: “Sektörün toplam ihracatı 2008 yılında 15.7 milyar dolara olarak gerçekleşti. Hiç bir önlem alınmazsa ihracatta yüzde 30 düşüş olur. Eğer önlem alınırsa sektörün ihracatı geçen yılın rakamlarını yakalar.”