ABD yönetimi, PKK ve Osman Öcalan ile dolaylı yollardan temas içinde. Öcalan Süleymaniye'de... Köysancak kasabasında rahat bir hayat yaşayan Öcalan'ın evinin güvenliğini Talabani sağlıyor.
Amerikalıların zaman zaman PKK ile temas kurdukları yazılır. ABD tarafı, bu haberleri her seferinde tekzip eder. ABD, PKK ile gerçekten temas ediyor mu?
Kuzey Irak'ta PKK unsurları ile ABD'li askeri ve sivil yetkililer arasında zaman zaman bazı temasların olduğu, bölgede çok yaygın bir kanı. Kuzey Irak'ta bulunan ABD'li askeri yetkililerin sahada PKK gruplarıyla karşılaştıklarında konuştukları biliniyor. Ayrıca PKK'nın pek çok yöneticisi muhtelif vesilelerle ABD yönetimi temsilcileriyle görüştüklerini açıkladı.
Örneğin Abdullah Öcalan'ın kardeşi Osman Öcalan, kendisiyle yaklaşık 6 ay önce yaptığım görüşmede bana "Kuzey Irak'taki ABD yetkilileri ile zaman zaman görüşüyoruz. Amerikalıların benimle ilgili yakalama emri çıkardıkları yolundaki haberleri ciddiye almıyorum" demişti. Öcalan, "Amerika hiçbir Kürt'ü kendisine düşman etmek istemez. Onun şu anki siyaseti Kürtlerin tüm kesimiyle ittifak içinde olmaktır" diye konuşmuştu. Ancak Amerika'nın PKK ile doğrudan temaslarından çok dolaylı temasları üzerinde durmak daha isabetli olur.
ABD istihbaratı
Amerika ile PKK arasındaki dolaylı temaslar hangi kanallardan yürütülüyor?
Bu temaslar Barzani ve Talabani olmak üzere iki ayrı kanaldan yürütülüyor. Talabani'nin liderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin (KYB) Süleymaniye'deki merkezinde bulunan ABD Askeri İrtibat Bürosu kanallardan biri. Diğer kanal ise Barzani'nin liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi'nin (KDP) aracılığı. Musul'daki ABD Askeri İrtibat Bürosu, Barzani'nin kurmayları aracılığıyla PKK ile temas ediyor. Yüz yüze temas olmasa bile Talabani ve Barzani'nin aracılığıyla mesajlar gidip geliyor.
PKK ile Abdullah Öcalan'ın kardeşi Osman Öcalan arasındaki ilişkilerin durumu nedir?
Osman Öcalan, iki yıl önce PKK'dan ayrılarak Nizamettin Taş'ın öncülüğündeki Yurtsever Demokrat Parti'yi (PWD) kuran ekiple birlikte hareket etmeye başladı. Ancak bir süre sonra PWD'den atıldı. Bunun üzerine yeniden PKK ile ilişkiye geçti. PWD'yi yöneten kadro, Osman Öcalan'ın kendi aralarına PKK'nın ajanı olarak sızdığını ileri sürüyor. Osman Öcalan'ın Abdullah Öcalan'ı zaman zaman eleştirmekle birlikte ağabeyi ile dirsek temasını kesmediği anlaşılıyor.
Osman Öcalan Kuzey Irak'ta nerede yaşıyor? Amerika'nın kendisinin orada olduğunu bilmemesi mümkün mü?
Osman Öcalan, iki yıl önce PKK'dan ayrılıp PWD'ye katıldıktan sonra halen Irak Devlet Başkanlığı görevini yürütmekte olan KYB lideri Celal Talabani'nin himayesi altına girdi. PWD'den atıldıktan sonra da durum değişmedi. Talabani, elindeki kartları güçlendirebilmek için PKK'ya alternatif çıkarma, PKK'ya karşı bir tehdit unsuru oluşturma siyaseti izliyor. Bu çerçevede PKK'dan ayrılan 200'ü aşkın militanı kendi denetimindeki Süleymaniye'de iki ayrı kampta topladı.
Halepçe ile Süleymaniye arasında yer alan Seyid Sadık kasabası ile Süleymaniye'nin turistik Dokan kasabasındaki KYB'nin kontrol ettiği kamplarda barınan PKK'lılar Yurtsever Demokrat Parti (PWD) adı altında örgütlendiler. PKK'dan ayrılan Osman Öcalan, Nizamettin Taş ve Halil Ataç gibi yöneticilerin denetimine verilen iki kamptaki örgüt üyeleri arasında geçen yıl bölünme yaşandı. Osman Öcalan kendisine bağlı 40 kişiyle birlikte Süleymaniye ile Erbil arasındaki Köysancak kasabasına yerleşti.
Bu kasaba Talabani'nin dünyaya geldiği yer. PWD'nin PKK'ya alternatif olamayacağını anlayan Talabani, bu örgüte aktardığı maddi yardımı da kıstı. Talabani tarafından korunan Öcalan'a KYB tarafından maddi destek de sunuluyor. Öcalan'ın ayrıca bölgede ticari faaliyete giriştiği, bazı işyerleri açtığı ileri sürülüyor. Osman Öcalan ile bundan iki hafta önce Köysancak'taki evinde görüştüm. Evin çevresinde güvenliği Talabani'nin üniformalı muhafızları sağlıyordu.
Otelde çay içtim
ABD askeri yetkililerinin Osman Öcalan'ın burada olduğunu bilmemeleri mümkün mü?
Amerika Irak'ta işgalci otorite konumunda. Amerikalılar özellikle Kürt bölgesindeki her faaliyetten anında haberdar oluyorlar. Bölgedeki Kürt yönetimi ve istihbaratı ABD ile ortak çalışıyor.
Dolayısıyla Amerikalıların Osman Öcalan'ın nerede olduğunu bilmemeleri diye bir şey söz konusu olamaz. Bunu düşünmek mantığa aykırı olur. Zaten Öcalan, kendisiyle yaptığım görüşmede bana "Ben burada saklanmıyorum. Siyasi faaliyetlerimi her zeminde rahatlıkla sürdürebiliyorum" demişti.
Yalnızca Osman Öcalan değil, PKK'dan kopmuş olan diğer kişiler de Süleymaniye civarında, daha doğrusu bütün Kuzey Irak'ta rahat bir şekilde dolaşabiliyorlar. Örneğin, 20 gün önce Barzani bölgesindeki Erbil'de açılan Sheraton Oteli'nin lobisinde bu şahıslardan bir bölümüyle oturup çay içtim. Bunlar arasında Nizamettin Taş, Halil Ataç ve Hıdır Yalçın da vardı.
ABD Osman Öcalan'ı tutuklamıyor, çünkü...
Madem Amerikalılar Osman Öcalan'ın nerede olduklarını biliyorlar, neden yakalayıp Türkiye'ye teslim etmiyorlar?
ABD, Öcalan'ı istediği zaman tutuklayabilir. Ancak, gerek Kürt yönetimi gerekse ABD yönetimi, bunu yapmak istemiyor. Bunun bir dizi nedeni var. Birincisi, ABD Öcalan'ın değerlendirmelerinden faydalanıyor. İkincisi, ABD yönetimi, Öcalan'ı da kullanarak yeni bir oluşuma gitmeyi amaçlıyor. Kuzey Irak'ta Öcalan'ın ABD ve Kürt yönetiminden aldığı destekle yakında yeni bir oluşuma gideceği yolunda genel bir beklenti var.
KYB'nin planları
Çok önemli olan üçüncü bir faktör daha var. Abdullah Öcalan'ın 1999'da yakalanmasından sonra 3 bini aşkın PKK militanının örgütten ayrılıp Kuzey Irak'a yerleştiği biliniyor. Bunlar bölgeye dağılmış durumda. Bir bölümü evlenip sivil yaşama katılmış, hatta ticarete atılmış durumda. Amerika Osman Öcalan'ı yakalayıp Türkiye'ye verirse, bu hareketi, PKK'dan bundan sonraki muhtemel kopmaları durdurabilir.
Ayrıca Talabani'nin PKK'ya karşı yeni bir oluşum yaratma planını boşa çıkarabilir. ABD de Talabani ile uyum içinde çalıştığından KYB'nin planlarını bozmak istemeyecektir. Öcalan'ın yakalanması Kuzey Irak'ta çalkantıya neden olabilir. ABD bunu da istemiyor. Sonuçta gerek Kürt yönetimi, gerek ABD yönetimi Osman Öcalan'ı elinde koz olarak kullanmayı daha uygun buluyor. Son nokta olarak şu husus da vurgulanabilir: ABD, Kuzey Irak'ta hangi örgütten olursa olsun Kürtleri karşısına almak istemiyor.
PKK'dan kaçanlar
Talabani ve Barzani'nin denetimindeki bölgelerde faaliyet gösteren ve sayıları 3 - 3 bin 500'le ifade edilen PKK'dan kaçan örgüt üyelerinin ortak kampta toplanması için proje geliştirildiği öğrenildi.
Kürt yönetimi ve ABD tarafından desteklenen proje kapsamında, PKK'dan kaçanlar bir kampta toplanacak. Toplanan kişilerin belirli bir eğitimden geçirildikten sonra PKK'ya yönelik ilerde kapsamlı bir harekâta girişmesi için hazır kuvvet haline getirileceği ileri sürülüyor.
Bu yönlü bir çalışmanın bölgede şimdilik düşünce aşamasında olduğu belirtiliyor. Kampların dışında bulunan ve aile yaşamı kuran PKK'lıların tespitine çalışılıyor. Bölgede en az bini aşkın PKK'lının aile kurarak iş güç sahibi olduğu biliniyor.
Milliyet
Yayın Tarihi :
8 Eylül 2006 Cuma 06:46:26