19
Mart
2026
Perşembe
GÜNCEL

'Aşkın'a komplo' şüphesi

 Olağanüstü toplanan Rektörler Komitesi, YYÜ Rektörü Yücel Aşkın’ın komploya kurban gittiğini bildirdi. Komitenin açıklamasında, Prof. Aşkın için, ‘Medreseleştirilmek istenen üniversitenin laik ve çağdaş yapısını korumak için bedel ödemek zorunda kaldı’ denildi.

TUTUKLANAN Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın için dün olağanüstü toplanan Rektörler Komitesi, Van’a ‘destek çıkarması’ yapma kararı aldı. Komitenin dünkü toplantısı sonrasında Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile görüşmek üzere Adalet Bakanlığı’na yürüyen rektörler, pazar günü de özel uçak kiralayarak Van’a gidiyor.

AÇIK KOMPLO

Rektörler Komitesi, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç başkanlığında dün YÖK’te toplandı. Yaklaşık 4 saat süren toplantı sonunda ‘muhtıra’ niteliğinde bir bildiri yayımlayan rektörler, ‘komplo olduğu açıkça ortada’ dedikleri olayı şiddetle kınadılar. Komite, olayla ilgili ‘Hukuki bir zemine oturmaktan hayli uzaktır’ değerlendirmesi de yaptı.

YETKİ YÖK’ÜN

Teziç’in, rektörlerin uzun süren alkışları arasında kamuoyuna açıkladığı bildiride, ‘Komite olarak Rektör’e sahip çıkmaya kararlıyız. Rektöre sahip çıkmak, Cumhuriyet’e sahip çıkmakla eş anlamlıdır’ denilen bildiride, olayın kovuşturulmasının YÖK’ün yetkisinde olduğu halde, Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dosyayı görevsizlik kararı alarak YÖK’e göndermediğine işaret edildi.

AB’YE KÖTÜ ÖRNEK

Tutuklama işleminin AB ile müzakereler sürecinde büyük infiale neden olduğu vurgulanırken, ‘Bu çarpık olay, Türkleri, insan haklarına önem vermeyen bir biçimde gösteren Türkiye karşıtlarına AB’de bir fırsat daha tanınmasına yol açmıştır’ denildi.

KADRO HATASI

Üniversitenin kuruluşunda oluşturulan idari kadronun önemli kısmının nitelikli olmadığı, Aşkın’a yüklenen hataların aslında bu kadroların yükümlülüğünde olduğu ifade edildi. Savcılığın bilirkişi tayin ettiği Sedef Er’in, ‘İdari Mali İşler Daire Başkanlığı’ndan, malzemelerin bütçelendirilmesindeki kusuru nedeniyle alındığı’ ve ‘soruşturmada ihbarcı olarak önemli rol üstlendiği’ bildirildi.

AĞABEY ÇELİK

‘Olayda adı geçen bir başka eleman’ ifadesiyle Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in ağabeyi, Tıp Fakültesi Sekreteri Ramazan Çelik hakkında, cihaz alımı projesindeki ihmali nedeniyle soruşturma açıldığı belirtildi. Soruşturma sırasında emeklilik dilekçesi veren ağabey Çelik için ‘Her nedense daha sonra dilekçesini geri almıştır’ denildi.

KAMUOYU DUYSUN

Rektörler Komitesi bildirisinin sonuç bölümünde kamuoyuna seslenilerek, ‘Rektör Yücel Aşkın’ın, çete kurarak suiistimal yaptığı için mi, yoksa medreseleştirilmek istenen üniversitenin, Cumhuriyet’in laik, çağdaş yapısını korumuk için mi bedel ödemek zorunda kaldığını takdirinize sunuyoruz’ denildi.

Serbest kalamadı

YÜZÜNCÜ Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne 25 milyon dolarlık tıbbi cihaz alımında usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla geçen cuma tutuklanan Rektör Prof. Dr. Yücel Aşkın’ın avukatları, Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne 89 maddelik bir itiraz dilekçesi verdi. Dün itirazı karara bağlayan Mahkeme Başkanı Hákim Mahir, Prof. Dr. Aşkın’ın tutukluluk halinin devamına karar verdiğini açıkladı. Hukukçular, Rektör Prof. Dr. Aşkın için savcılığa tahliye talebinde bulunubileceğini, mahkemenin de dava açılana kadar ayda bir bu talebi değerlendirmeye alacağını söyledi.

Görevden almayız

YÖK Başkanı Prof. Erdoğan Teziç, rektörlerle birlikte düzenlediği basın toplantısında, Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmanın selameti açısından Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Yücel Aşkın’ı görevden almalarının söz konusu olmadığını söyledi.

Kimseyle görüşmüyor

PROF. Dr. Yücel Aşkın’ın ihalede usulsüzlük iddiasıyla tutuklandığı soruşturma kapsamında YÖK’ün hazırladığı raporda ‘Aşkın’ı yakan kadın’ olarak gösterilen Sedef Er, kimseyle görüşmüyor. Üniversitede çalıştığı dönemde Aşkın’ın görevden aldığı Er, YÖK’ün hazırladığı raporun basına sızmasının ardından dün, son 3 aydır görevlendirildiği adliyede kimseyle görüşmedi. Er’e ulaşmaya çalışan gazeteciler de adliyeye sokulmadı.

CHP Van’a araştırma heyeti gönderiyor

CHP Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın’ın durumunu araştırmak üzere Van’a bir heyet gönderiyor. Yılmaz Ateş Başkanlığı’nda CHP heyeti bugün Van’a gidecek.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal başkanlığında dün toplanan CHP Merkez Yönetim Kurulu, Aşkın’ın tutuklanmasına ilişkin gelişmeleri yerinde incelemek üzere Van’a bir heyet gönderme kararı aldı. Heyette, Hasan Fehmi Güneş, Sırrı Özbek, ve Mahmut Duyan yer alıyor.

Soruşturmayı rektör başlatmış

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın’ın, tutuklanmasına neden olan 25 milyon dolarlık tıbbi cihaz alımı ihalesiyle ilgili ilk soruşturmanın 2002’de rektör tarafından başlatıldığını açıkladı.

Rektör Aşkın için dün olağanüstü toplanan Rektörler Komitesi öncesinde yaptığı açıklamada Teziç şunları söyledi:

3 KEZ BAŞVURDUK

‘Üç kez Van Cumhuriyet Savcılığı’na yazılı başvuruda bulunduk. Anayasamız 129 ve 2547 sayılı kanunun 53’üncü maddesi tüzel düzenleme yapıyor. Bu tür konular YÖK tarafından incelenir. Onun için takipsizlik kararı vererek, buraya göndermesini istedik. Cevap alamadık.

KOMİSYON KURDU

Soruşturmayı 2002’de Aşkın başlattı. Maliye müfettişlerinin incelemesi sonunda bize bilgi geldi. Bu çerçevede rektörlükten inceleme yapılmasını istedik. Rektör, komisyon kurarak inceleme başlattı. Ama kendisine yönelik isnat yok. Temmuz ayında birdenbire savcılık rektörümüz yurtdışındayken evini arıyor. Ondan sonra zaten bu olaylar gelişiyor.’

YANINDA OLDUK

YÖK Başkanvekili Prof. Dr. İsa Eşme’nin Van’a giderek hazırladığı raporu siyasi partilere ve Cumhurbaşkanlığına gönderip göndermeyecekleri sorusuna karşılık Teziç, ‘Arkadaşlarım değerlendirecek, onların kararına göre davranacağız’ yanıtını verdi. Prof. Erdoğan Teziç, arama ve tutuklama sırasında rektörün bir talebi olup olmadığı sorusu üzerine ‘Rektörümüzün yanında olduk. Kendisine yardımcı olacak eski Barolar Birliği Başkanı’ndan (Teoman Evren) yardım istedik’ dedi.

TARİKAT İDDİASI

Teziç, ‘Aşkın’ın tutuklanmasında üniversite içerisinde köklü tarikat yapılanmasının etkili olduğu’ iddialarının anımsatılması üzerine, ‘Bu konuda basına düşeni ben yapamam. Bunları araştırmak basının görevi. Benim deliller toplamaya araştırmaya zamanım yok’ diye konuştu.

İlgimiz yok

VAN Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın’ın tutuklanarak, ‘yaka paça’ sorguya götürülmesi, CHP’lilerle AKP’liler arasında sert tartışmalara sahne oldu. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısında söz alan CHP’li Gürol Ergin, Aşkın’ın tutuklanması olayının altında AKP hükümetinin 2-3 yıldır üniversiteler üzerinde baskı kurarak ‘başka emellerine ulaşma’ amacının yattığını savundu. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Aşkın’a yönelik operasyonun kendisi ve kardeşleri ile ilişkilendirilmek istenmesini ‘iğrenç’ olarak nitelendirdi. Çelik, ‘Bu olayla ağabeyimi ilişkilendiriyorlar. Ağabeyim, ben milletvekili olmadan önce o fakültede sekreterdi. Kardeşimin ben bakan olduktan sonra müdür olduğu söyleniyor. Bunlar iğrenç yaklaşımlar. Ağabeyi Ramazan Çelik hakkında bildiride de yer verilen iddiaları reddeden Bakan Çelik, dava açacaklarını duyurdu’ dedi.

Öte yandan, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in ağabeyi Ramazan Çelik, Teziç’e yanlış bilgilendirildiğini söyledi. Çelik ‘İhalenin yürütülmesi, hazırlığı gibi hiç bir işlemde benim görevim söz konusu değil. Olmadığım soruşturmada soruşturma geçirmem söz konusu olamaz’ dedi. Tıp Fakültesi Genel Sekreteri Çelik, ‘Rektörle aramız gayet iyi. Bugün (dün) kendisini cezaevinde ziyaret ettim. Bakan kardeşime selam söylememi istedi’ dedi.

Bakan Çiçek: Konu siyasi zemine çekilmek isteniyor

Adalet Bakanı Cemil Çiçek, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç ve rektörlerin, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın'ın tutuklanmasıyla ilgili kendisini ziyaretleri konusunda, “50'ye yakın insanın adeta bir gösteri, protesto tavrı içinde gelmiş olması, işin, gerçeği aramaktan ziyade, gösteri boyutunun öne çıkmasına sebebiyet vermiştir” dedi.


Çiçek, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç ve rektörlerin ziyaretinin ardından, Bakanlık'tan ayrılırken, gazetecilere açıklama yaptı. Adalet Bakanı Çiçek, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü'nün tutuklanması ile ilgili konuda, rektörlerin, Prof. Dr. Teziç başkanlığında kendisini ziyaret ettiklerini belirtti.

“Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde, yasalara uygun yapılmayan bir kısım işlemlerle ilgili olarak bir soruşturma başlatıldığını” kaydeden Çiçek, şunları söyledi: “Bu soruşturmayla yargılama süreci başlamıştır. Bu konu gündeme geldiğinden bugüne, konunun hukuki bir soruşturma ve hukuk çerçevesinde yapılması gerektiği gözardı edilerek, konu ideolojik ve bir siyasi zemine çekilmek istenmiştir. Bu konuda beyanat veren siyasi partilerimiz olmuştur. Biz hükümet olarak bu konunun hukuki zeminde kalmasına azami ölçüde dikkat ettik. Hatta dün grup toplantısında pek çok meslektaşınız bu konularla ilgili bana soru sorduğunda, 'bu konuda cevap vermeyeceğimi, yargılama sürecinin devam ettiğini ve sonucu beklememiz gerektiğini' ifade etmeye çalıştım. Normal şartlarda hukuka saygının gereği yargılamanın sonucunu beklemektir. Soruşturması yapılan yer Yüzüncü Yıl Üniversitesi'dir, bir Cumhuriyet üniversitesidir. Soruşturma yapan da bu ülkenin Cumhuriyet savcılarıdır ve Cumhuriyet'in hakimleridir. Dolayısıyla bu ülkede herkesin yargıya güvenmesi gerekir. Yargının yapmış olduğu işlemlerle ilgili birşey demek gerekiyorsa, bunu da yine hukuk yolundan ifade etmek hukuka saygının asgari şartı olması icap eder. Bugün açıklanan bildiri, bu çerçevede meseleye bakmış olsaydı ve Cumhuriyet'in kurumları karşı karşıya geliyor intibalarını uyandıracak ifadelerden, tavırlardan kaçınılmış olması gerekirdi.”

“SAHİPLENME DUYGUSUYLA YAPILMIŞ”

“Ziyaretten memnunluk duyduğunu” kaydeden Çiçek, şöyle konuştu: “Sayın rektörleri bakanlığımızda görmek benim de hoşuma gider, bundan memnun kalırım. Ama, sayısını bilemiyorum, çünkü içerde oturacak kadar sandalye yoktu, 50'ye yakın insanın adeta bir gösteri, protesto tavrı içinde gelmiş olması, işin gerçeği aramaktan ziyade gösteri boyutunun öne çıkmasına sebebiyet vermiştir. Yargılama faaliyetleri tabiatıyla belli bir usul çerçevesinde sürdürüldüğü için, sürdürülmesi gerektiği için yargının bu türlü tavırlara cevap vermesi esasen düşünülemez. Ama yargıya müdahale anlamına gelebilecek olan bir kısım tavırlardan da herkesin kaçınması gerekir. Bu da hukuk devleti olmanın icabı diye düşünüyorum.

O nedenle bugünkü bildiri keşke sorunu hukuk çerçevesinde değerlendirerek, yargıya güven ifadesini içeren cümlelerle bitmiş olsaydı ve soruna böyle yaklaşsaydı daha mantıklı, daha doğru yaklaşımı ortaya koymuş olurdu. Halbuki bir sahiplenme duygusu içerisinde, bir meslek dayanışması içinde konu ele alınınca, o zaman gerçek ortadan kalkan, iş başka istikamete doğru gider, eski hastalıklarımız nükseder. Türkiye'nin bu hastalıklardan kurtulması lazım. Hukuk devletinin kuralları neyse, hepimizin bunu işletmeye yardımcı olması gerekir diye düşünüyorum. Dolayısıyla Cumhuriyet'in kurumlarını karşı karşıya getirecek, her türlü beyan, tavır, ifade, bildiri veya benzeri şeylerden h

AJANSLAR
Yayın Tarihi : 19 Ekim 2005 Çarşamba 17:09:22
Güncelleme :20 Ekim 2005 Perşembe 14:12:40


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
ekrem bora IP: 81.214.184.xxx Tarih : 20.10.2005 03:04:23
yahu hemen sahip çıkmayın. madem suçsuz o zaman soruşturma sonucu ortaya çıkar bu kadar çığırtkanlık yapmaya gerek yok. sanki rektör olunca bunlar hiç suç işlemezmi? bu sahip çıkmada rektörler komitesini kınıyorum.

Z.Ahmet Işık IP: 85.96.188.xxx Tarih : 21.10.2005 14:10:32
Ülkemizde malesef tarafsız olması gereken adli kurumlar tarafsızlığını yitirmiştir. çok yakın ilişkiler ve talimatlar ile nereye hizmet ettiğini anlamata zorluk çekiyorum

koray aslan IP: 81.215.55.xxx Tarih : 21.10.2005 23:51:14
siğer rektörler tabiki ayaklanacak çünkü onlarada her an sıra gelecek ya ondan ...zamanında cem uzan da diyor du ya cumhuryet içn vb şeyler ama cumhuryet cumhuryet olalı cem uzanda yediği kazığı kimseden yememişti .bence ortada bi suç varsa hesabını vermeli