22
Mart
2026
Pazar
GÜNCEL

Demirel'den Haberal'a destek

Zincirbozan’ı unutmadı

Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal’a, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’den destek geldi. Demirel, 12 Eylül döneminde Zincirbozan’a sürgüne giderken kendisini uğurlamaya gelen Haberal’ı, Esenboğa Havalimanı’nda aprona kadar çıkarak yalnız bırakmadı.

Haberal, THY’nin 13.10 uçağıyla İstanbul’a götürülmek üzere Esenboğa Havalimanı’na getirildi. Haberal’ın gözaltına alındığı haberini duyar duymaz Ankara Emniyet Müdürlüğü’nü arayarak bilgi alan Demirel, daha sonra havalimanına geldi. Demirel, havalimanında bekletildiği sırada görüştüğü Haberal’e "Geçmiş olsun" dileklerini iletti. Demirel, aprona da çıkarak, polislerin gözetiminde İnönü Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu’yla uçağa bindirilen Haberal’ı uğurladı. İstanbul uçağında bulunan gazeteci yazar Can Dündar, yaşananları NTV’de şöyle anlattı:

"Uçakta işadamları da vardı. Haberal, ’Şu an insanlar korku içinde. Ben kendi çevremi yatıştırmaya çalıştım, ’Yürüyüş yapalım, gösteri yapalım’ diyenleri. Çalışma ofisime gelirseniz görürsünüz Atatürk’ün idam fermanı asılıdır. Böyle dönemler gelir geçer. Bazen idam fermanı yazılır bazen kahraman olursunuz’ dedi. Uçakta iki sivil polis vardı politik konuşmalara izin vermediler önce fakat Haberal neşeliydi. Gözaltı sürecini, ’Duştaydım, apar topar hazırlandım. Çağırsalar giderdik. Türkiye adına üzüldüm, çünkü yarın (bugün) bir karaciğer ameliyatım vardı. Önemlisi Pazartesi günü bir kongrede açılış konuşması yapacaktım ve onur konuğu olarak bulunacaktım."

Aprondaki konuşma

DOKUZUNCU Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınarak polis eşliğinde İstanbul’a gitmek üzere aprona getirilen Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal’i kucaklayarak karşıladı. Apronda yaklaşık 5 dakika konuşan Demirel ile Haberal arasında şu diyalog geçti:

Demirel: Vatan sevgisi bazen böyle bedel ödetir, sen şimdi vatan sevginin bedelini ödüyorsun.

Haberal: Efendim, yıllar önce sizi Zincirbozan’a uğurlamıştım, şimdi siz uğurluyorsunuz.

Demirel: Hiç endişelenme, size toz konduramazlar. Güle güle git, güle güle gel.

Haberal Demirel’in sözlerinden duygulandı. 

Demirel: Bu zulümdür

Mehmet Haberal’a sahip çıkan Süleyman Demirel, VATAN’ın sorularını yanıtladı. 

Haberal’ı uğurlamak için havaalanına gitme gereğini neden duydunuz?

Haksız bir muameledir. Üzüntümü ifade ederim. Bunun ifadesidir havaalanına gitmem.

Yargıdaki bir konu için haksız bir muamele demeniz doğru mu?

Mesele yargıya intikal etmiş olabilir. Bu benim kendisini uğurlamama mani değildir. Yargı kendi üstüne düşeni yapacaktır ama yargı kendi üstüne düşeni yaparken insanların hissiyatını ifade etmesine bir mani yoktur. Bu ifade edilerek geliniyor, dünyanın lafı söyleniyor.

Bugün birkaç rektörün gözaltına alınmasını, Türkan Saylan’ın da evinin aranmasını nasıl karşıladınız?

Bütün bu muamelelerden üzülüyorum. Rencide oluyorum. Yani bunlar ülkenin insanlarının devlete şüphe ederek, daimi bir şüphe içerisinde bulunması o ülkede bir güvensizliği meydana getirir. Korku meydana getirir. Türkiye güvensizlik ortamını yaşıyor, korku ortamını yaşıyor. Bunu arttırmaktan başka bir şeye yaramaz.

“Bu iktidara muhalefet eden herkes Ergenekoncu diye suçlanıyor” şeklinde yorumlar yapılıyor. Siz bu görüşe katılır mısınız?

Yorum değil bu. Gayet ayen beyan bir şey. Yani çok kişi bunu söylüyorsa doğru bir tespit yapılmış oluyor netice itibariyle. Zaten kimlere dokunulacağı aylardan beri söyleniyor. Şuna şuna şuna deniyor.

Siz bunun normal bir soruşturma değil biraz da kasıtlı bir durum olduğunu mu düşünüyorsunuz?

O kısım beni alakadar etmez soruşturmanın normal veya kasıtlı olduğu. Fakat beni alakadar eden kısmı yani sayın Mehmet Haberal gibi yahut Türkan Saylan gibi yahut Malatya Üniversitesi Rektörü gibi veyahut da Samsun Üniversitesi Rektörü gibi bu ülkenin tanınmış insanlarından şüpheye düşmek, böyle yerli yersiz muamelelere tabi tutmak bence rencide edicidir. Rahatsız edicidir.

Can Dündar NTV’de anlattı. Haberal ile uçakta konuşmuş. Haberal “Yıllar önce de ben onu Zincirbozan’a yolcu etmiştim” demiş.

Doğrudur. Keser dönüyor sap dönüyor. Bir gün de hesap dönüyor neticede. Şimdi bakın benim vicdanımda bir haksızlık yapıldığı kanaati vardır. Mahkemenin işi ayrı, yargının işi ayrı. Ben yargıya şunu yapın bunu yapın demiyorum ki. Bu ülkenin vatandaşı olarak ben sussam vicdanım beni rahatsız ediyor. Eğer bu şekilde devam ederseniz Türkiye’de bana göre bu zulümdür. Zulmü yapanlar da kendiliklerinden yapmamışlardır. Onlar da muayyen usulleri kullanarak, hukuku kullanarak yapmışlardır. Bir yerden sonra hukuk kullanıyoruz diye hukuksuzluk yapıldığı sabittir. 







 

Hürriyet
Yayın Tarihi : 14 Nisan 2009 Salı 04:38:35
Güncelleme :14 Nisan 2009 Salı 08:46:34


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?