19
Mart
2026
Perşembe
GÜNCEL

Dink duruşmasına üç tahliye

Gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin görülen davada Tuncay Uzundal, Mustafa Öztürk ve Zeynelabidin Yavuz tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. 

Gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin duruşmada suskunluğunu bozan Erhan Tuncel, "Yasin Hayal'in cezaevine girmeden önce Dink'i öldürmek gibi bir niyeti yoktu. Ancak cezaevinden çıktıktan sonra Dink'i öldüreceğini söyledi. Ben de bunu Mehmet Ayhan ile Muhittin Zenit'e bildirdim. Geldiler, görüştük. 'Bu kim' dediler. Ben de Ermeni bir gazeteci olduğunu söyledim" dedi.

Duruşmada söz alan Erhan Tuncel, "Daha önce hakkımdaki tüm iddiaları delillendireceğimi söylemiştim. İki yıldır herkesi dinledim. Şimdi savunma yağacağım. Papazın darp edilmesi olayında ben yokum. O dönemde Yasin Hayal'le tanışmıyordum. 2001-2002 yıllarında öğrenci yurdunda kalıyordum. Trabzon'da bir kilise olduğunu da Yasin Hayal'le tanıştıktan sonra öğrendim. Eğer birlikte suç işleseydik yurtta kaldığımı da bilirdi. Hiçbir ifademde de bu olaylar içinde yer aldığımı söylemedim" diye konuştu. Muhittin Zenit'in haber elemanlığı teklifiyle çalışmaya başladığını söyleyen Tuncel, "Yasin Hayal'in cezaevine girmeden önce Dink'i öldürmek gibi bir niyeti yoktu. Ancak cezaevinden çıktıktan sonra Dink'i öldüreceğini söyledi. Ben de bunu Mehmet Ayhan ile Muhittin Zenit'e bildirdim. Geldiler görüştük. 'Bu kim' dediler. Ben de Ermeni bir gazeteci olduğunu söyledim. Ona bu kişinin düşünen bir insan olduğu için ondan zarar gelmeyeceğini ve ona bir şey yapmamasını söylememi istediler. Dink'i merak ettikleri için Metin Ahmet Yaşar adlı bir kişinin IP'sinden google'da arama yaparak resimleri buldum ve gösterdim" dedi.

Polisler Ercan Demir, Özkan Mumcu ve Mehmet Ayhan'ın değişik zamanlarda Muhittin Zenit ile bir araya geldiklerini öne süren Tuncel, "Gelirlerdi, konuşurduk. Benden cinayetin azmettiricisini ve İstanbul'a gideceği zaman nerede kalacağını sormamı istediler. Ben de Yasin Hayal'in cezaevinde bulunduğu sırada Hizbullah ve İBDA/C sanıklarıyla tanıştığını, cezaevinde onların Hayal'in aklına bu fikri sokmuş
olabileceğini söyledim. Yasin Hayal'le 3 kez konuştum ve cinayetin kendisine ve ailesine zarar vereceğini söyledim. Yaklaşık 3 ay boyunca bu konuyu benimle konuşmadı. Ben de sormadım. 17 Nisan 2007 tarihinde beni arayarak 6 yıl ceza aldığını ve moralinin bozuk olduğunu söyledi. Yanına gittim. Kızgındı. 6 yıl yatacağıma onu vurup 40 yıl yatacağını söyledi. Bunu yine Muhittin Zenit'e bildirdim. Muhittin Zenit de bana 'Bu işe engel ol. Eğer olmazsan sen de gidersin' dedi. Bu durumdan bunaldım ve işten ayrılmak istedim. Durum Ercan amire söylenmiş. Ercan amir beni arabayla alarak evime kadar götürdü. Yolda bana 'Artık yapamayacağını söyledin. Hrant Dink'e bir şey olursa seni gömerim. Yoksa kafanda tasarladığın şeyleri Yasin Hayal'e mi mal ediyorsun?' diyerek tehdit etti. Ben de bağımı koparmalarını istedim. Bunun üzerine Muhittin Zenit adım adım beni takip etti" ifadelerini kaydetti. Tuncel şöyle devam etti:

"Karadeniz Teknik Üniversitesi'nin hukuk müşavirliğinde çalışıyordum. O gün işten çıkarıldım. Aynı gün kapıma gelirken Muhittin Zenit ile Mehmet Ayhan vardı. İşten çıkarılmamla ilgileri olmadığını söylediler. Müdürün benimle görüşmek istediğini söylediler. Emniyete gittik. Özgür Bey geldi ve elinde neskafe vardı. Ben o arada roman yazıyordum. Biraz ondan söz ettik. Daha sonra Dink konusuna geldik. Ben de kendilerine Zeynel diye bir çocuğu ayarladıklarını söyledim. Yeniden Yasin Hayal'le konuşmamı
istediler, ben de 'biraz da siz konuşun' dedim. Son görüşmemizde Ercan Demir amir vardı. 'Tamam sıkılmış olabilirsin. Git ama Yasin'le fazla muhatap olma' dedi. Olaydan 20-25 gün önce MSN'de görüştük. 'Bir şey varsa söyle, yoksa seni yakarlar' dedi. Bunu cezaevinde öğrendim. Oysaki Muhittin Zenit daha önce 'Sen yakılacak adam değilsin' demişti. 19 Ocak'ta maillerime (postalarıma) bakmak için kafeye gittim. Ogün Samast ve Muhittin Zenit online (bağlı) idi. Bende şu kanaat oluştu; cinayet işleyen adamın internette ne işi var. Kürşat kod adlı polis beni aradı. Latife yapıyor sandım. Fotokopi çekmek için üniversitenin dışına çıkıyordum. Muhittin Zenit aradı. 'Galiba bunlar yapmış' dedi. Ben de 'Onlar yapmamış olmalı' dedim. İnternet kafeye girdim. Zeynel oradaydı. Aralarında daha iyi tanıdığım Ersin'e Yasin Hayal'le Ogün Samast'ı sordum. O da bilmediğini söyledi. Alt yapısı yıllar önce oluşturulmuş bir tertip sonucu buraya getirildim. Daha sonra gece beni emniyete aldılar. Orada Mehmet Ayhan bana 'Bu işin beyni sensin. Hrant'a bir şey olmayacaktı. Seni gömerim demiştim' dedi. Bu arada Kürşat kod adlı memur içeri girdi. Ben 'Size dememiş miydim?' dedim. Bana dedikleri 'Olayı bildirseydin başına bir şey gelmezdi.' Sonra bana evime gitmemi söylediler. Ancak ben bildirmiştim. Yahya Öztürk geldi. Ardından da neskafe geldi. Bu uygulama sadece istihbaratta var. Bu neskafe önemli, daha sonra açıklayacağım."
Erhan Tuncel, Dink cinayetine ilişkin Yasin Hayal ile 2007 yılının ocak ayında üçüncü kez görüştüğünü ve cinayetten vazgeçmesini söylediğini iddia ederek, " 'Bunu da yapayım, ondan sonra işime gücüme bakacağım. Kurşunları da sen bul' dedi. Bunu istihbarat şubeye mesaj çekerek bildirdim. Önemli bir konu dedim. Ankesörlü telefondan da 7-8 kez aradım, ancak ulaşamadım. Yasin'e olaydan 5 gün önce gitmeden bana uğramasını ve kendisine kart vereceğimi söyledim. Yasin Hayal benim azmettirici olduğunu söylüyor.

Eğer azmettiriciysem neden Ogün'ün yola çıktığını bana söylemedin" dedi.
Bunun üzerine söz alan Yasin Hayal, "Ogün İstanbul'a inince Erhan'a haber verdim. Olay olduğu esnada Erhan'ın evine geldim. Durum değerlendirmesi yaptık. Daha sonra sim kartını değiştirdi. Birilerine dinletecekmiş. Olayı bana yıkmaya çalıştı. Beni konuşturmaya başladı. Şaşırdım. Maksadını sonradan çözdüm" şeklinde konuştu.

İfadesine kaldığı yerden devam eden Tuncel, polis Memuru Mehmet Ayhan ile Hrant Dink'e yönelik saldırı planına ilişkin telefon görüşmeleri olduğunu ancak bunun dava dosyasında yer almadığını iddia ederek, "Gözümün gördüğü bir şey yok. vicdanım rahat. Duyduklarımı anlattım. Ben kendimi yaktım. Beni uyutmuşlar. Aynı şartlar olsa bildirmezdim. Muhittin Zenit'in vicdanı rahat olsun. O doğruyu söyledi. Hrant Dink 1 yıl fazla yaşadıysa Zenit'in yönlendirmesi ve bizim çabamızla oldu. Sizin de kahramanınız oldu.

"Ben senin yerine yatayım, sen ağabeyimi geri ver"

Gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin duruşmada Erhan Tuncel, polis memuru Muhittin Zenit'in teklifiyle istihbarat elemanı olduğunu iddia etti. Basında dosyasının gizli olduğu yönünde haber çıktığını ifade eden Tuncel, "Gizlilik yok. O dosya Dink olayı gibi yapılan başka işlerle ilgili. Emniyete Hayal olayı gibi beş ayrı konuda daha çalışıyordum" dedi. Duruşmada Hrant Dink'in kardeşi Orhan Dink, "Ben senin yerine yatayım, sen ağabeyimi geri ver" dedi.

Polislere Hayal'in cezaevinde tanıştığı kişilerden ya da MİT'çi bir akrabasından etkilenmiş olabileceğini söylediğini anlatan Tuncel, "Zenit'e 'bir süre ağabeyinin yanında fırında calışacak. Herkese işinde gücünde imajı verdikten sonra Dink'i ensesinden vuracak' dedim. Zenit cinayetin bize zarar vereceğinin söyledi" diye konuştu. Daha sonra Ercan Demir'le görüştüğünü anlatan Tuncel, "Hayal'i kontrol altına alın, ben artık yapamam" dediğini ileri sürdü. Demir'in de kendisine, 'Dink'e bir şey olursa seni gömerim' dediğini iddia eden Tuncel ayrıca Dink'e ait internetten temin edilmiş Trabzon Alperen Ocağı'nda sakladıkları 9 adet fotoğraf çıktısını emniyete verdiğini öne sürdü.

Tuncel, eylül ve ekim ayına kadar 4-5 görüşme yaptıklarını, bu süreçte ilişkisini kesmek istediğini, yerine de 'Özcan' adlı birini önerdiğini iddia etti. Tuncel, daha sonra polisleri Özcan'la beraber gördüğünü söyledi. Nisan ve haziran ayları arasında biri Muhittin Zenit'le, diğeri de Mehmet Aylan'la Dink cinayeti üzerine yapılmış üç telefon görüşmesi bulunduğunu iddia eden Tuncel, bunun dava dosyasında bulunmadığını söyledi. Tuncel, "Ben emniyet, istihbarat diye bir şeyi bu olaydan sonra duydum. Onlar
MİT'çi sanıyordum. Zenit 'bu olaydan kimseye bahsetme. Adım adım peşindeyiz' dedi. Başka bir görüşmemizde Özgür komiser 'Yasin bu işi yaparsa, Devlet yaptı derler' dedi. Yasin'i vazgeçirmeye çalıştım" diye konuştu.

Muhittin Zenit'in kendisine 'Biz seni yakmayacağız. Sen yakılacak adam değilsin' dediğini iddia eden Tuncel, davada tanık olarak dinlenen polis memurlarının açıklamalarını da eleştirerek sitemde bulundu. Tuncel, olay günü Muhuttin Zenit'in kendisini aradığı savundu ve "Alt yapısı yıllar önce
oluşturulan bir tertip sonucu buraya getirildim" dedi

Sanıklarla nasıl tanıştığını anlatan Erhan Tuncel, Yasin Hayal'e de çeşitli sorular yöneltti. "İkimizin de hayatı kaydı" diyen Erhan Tuncel, "Ogün Samast İstanbul'a gitmeden önce neden yanıma gelip bana söylemedin" diye sordu. Hayal, "Beraber kararlaştırmıştık. Ogün İstanbul'a gittiğinde Tuncel ile şöyle anlaşmıştık. Ben kendisine haber vereceğim diye anlaşmıştık. İstanbul'a indiğinde kendisine gidip söyledim" dedi.

Tuncel, cinayeti işlememesi yönünde emniyetin yönlendirmesiyle Yasin Hayal'le üç görüşme yaptığını, son görüşmede Hayal'in, "Bu işi yapıp sonra işime gücüme bakacağım. Babamın yanında çalışacağım" dediğini anlattı.

Tuncel, Dink cinayetini dört safhaya ayırarak, Hayal'in başlangıçta kendisinin Dink'i vurmayı planladığını, sonra tetikçi olarak Zeynel Abidin Yavuz'u bulduğunu, Yavuz Trabzon'dan ayrılınca Engin Yılmaz ve son olarak Ogün Samast'ı bulduğunu söyledi.

Tuncel, Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'le hiçbir görüşmesi olmadığını, ajan değil, Trabzon istihbaratınca belli bir dönem 'kullanılmış bir şahıs' olduğunu öne sürdü. "Beni çok güzel uyutmuşlar" diyen Tuncel, şöyle devam etti:

"Rahatlıkla söylüyorum, Muhittin Zenit'in içi rahat olsun. Diğerleri yalan söylüyor. Dink 1 yıl daha fazla daha yaşadıysa bizim sayemizdedir. Aile mağdur oldu, ama bir kahramanları oldu."

Bu sözler üzerine salondan tepki gelince Tuncel, "İki yıldır yatıyoruz, bırakın da konuşalım" dedi. Buna karşılık Orhan Dink, "Ben senin yerine yatayım sen ağabeyimi geri ver" dedi.

Dink duruşmasında 3 tahliye

Gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin görülen davada Tuncay Uzundal, Mustafa Öztürk ve Zeynelabidin Yavuz tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

İHA
Yayın Tarihi : 26 Ocak 2009 Pazartesi 23:56:33


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?