Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonların durdurulması için Şırnak'ta yapmayı planladığı yürüyüşe katılmak üzere Mersin'den yaklaşık 120 kişi Şırnak'a gitmek üzere yola çıktı.
Grupla birlikte Mersin'den hareket eden DTP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, araçların trafik kontrolü sırasında polisle kısa süreli tartıştı.
DTP'nin organizasyonuyla Demirtaş Mahallesi'nde biraraya gelen yaklaşık 120 kişilik grup, 1 otobüs ve 3 minibüsle Şırnak'a gitmek üzere akşam saatlerinde Mersin'den hareket etti. Ancak araçlar, Gözne Otoban Gişeleri'ne geldiğinde polis ekiplerince durdurularak arandı. Araçlar trafik ve maliye yönünde kontrol edilirken, yolcular da kimlik kontrolünden geçirildi. Bu arada Mersin'den yola çıkan grup arasında yer alan DTP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, polisin kontrollerine öfkelenerek, kısa süre
polislerle tartıştı. Binici, seyahat ettiği aracın reflektörünün olmadığını söyleyen polislere, "Siz tutanağınızı tutun, görevinizi yapın. Ben bu aracı götürüyorum, bu aracı kimse trafikten men edemez" dedi. Grup, yapılan arama ve kontrollerin ardından Şırnak'a doğru yola çıktı.
Hareket öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Binici, bu seyahatin tek amacının barış olduğunu savunarak, "Ülkemizde yıllardır bir kardeş kavgası sürüyor. Biz bu kardeş kavgasından dolayı ekonomimizi kaybettik, kardeşlik duygularımızı kaybetmek üzereyiz. Onun için diyoruz ki, bu bir barış yürüyüşüdür. Bizim barış dışında hiç bir talebimiz yoktur. Bu ülkede barışı geliştirmek için bu tür etkinlikleri demokratik bir zeminde yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Yani tek kelime ile 'Operasyonlara
hayır' diyoruz. Operasyonlar bu ülkeyi bitirdi, ekonomisini bitirdi, insanlığını bitirdi. Biz sağduyu ile Kürt sorunun demokratik zeminde çözülmesini talep ediyoruz. Bu zeminde çözülmeyen bir sorun operasyonla, yok etmeyle, köy boşaltma ile olmaz" dedi.
Kürt sorunu siyasaldır kürtler taleplerinde haklıdırlar bir halkın kültürel haklarının gasp edilmesi hiç kimsenın haddi değildir gelinen noktada kürtler geri dönüşü olmayan bir aşamaya gelmişlerdir gerilla dünya konjüktüründe bir örğütleyicidir ülke geneline bakıldığında yüzde beşyüzlük bir başarıyla kürt sorununu dünya gündemine taşımış kürt halkını ulusal bilinç etrafında ayağa kaldırmıştır bundan sonra inkar imha sözkonusu deyildir asıl emperyalizmin oyunu kürt sorununu silahla çözme mantığıdır ülkede kargaşa çıkarıp berış gücü adı altında ülkeye müdahale etmektir türk medyası gerçekleri yansıtmamaktadır yapılan bombalamalar sadece bu ülkeye ve dünya barışına zaradan başka birşey değildir dünyada gerillayı yenen bir ordu yoktur tarihi geçmişi olan kürtlere tüm hakları verilmelidir tanrının ayrı dilde yarattığı bir halkı inkar etmek iblisvari bir tutumdur müslüman bir topluma yakışmaz saygılarımla şair cebbar korkmaz Bölücü Milattan üç bin yıl önce kuruldu Mezopotamya Kürtlerin ana yurdu Dünya medeniyetinin beşiği oydu Tarihi açta bak kimdir bölücü Satrancı tavlayı damayı bulan Kan içen asurlara darbeyi vuran Tarihte met imparatorluğu kuran Yalanı geçte bak kimdir bölücü Tüm dilleri hak kılmışken yaradan Ya adam ol yada çekil aradan Kürtçe seslenir Çanakkale.de ki mezardan Doğruyu seç.de bak kimdir bölücü Sahtekarlar bilmez oldu ayıbı mezabotamyanın gerçek sahibi Kürt komutandır selahaddini eyyubi Aklını ölç.de bak kimdir bölücü 2007 Bornova İzmir Cebbar Korkmaz
İlk Kürt Devleti 22 Ocak 1946'da ilan edildi,11 ay sürdü...Daha sonraları Mustafa Barzani bir Türk gazetesine verdiği demeçte İngilizlerin kendilerine para vererek Kürt devleti kurdurmak için kışkırttıklarını da itiraf etti.Ayrıca o yıllar da Barzani ikinci hedefimiz Türkiye diyordu. Tarih boyunca Kürtler mutlaka birilerinin oyununa gelerek bulundukları,ve yaşadıkları yere ihanet etmişlerdir.Bu gün de Türk toprakları içinde aynı şeyi yapıyorlar.Geçmişte yaptıkları gibi...Cabbar kardeş sen tarihi iyi oku,biraz daha hayale kapılırsan HZ.Ademin de Kürt oldugunu iddia edeceksin!Benim Kürtleri küçümseme veya dışlama gibi bir yaklaşımım yok ben sadece kız almış-kız vermiş kaynaşmış hısım-akraba olmuş iki toplumun birilerinin oyununa gelmesine-kulanılmasına karşıyım.Sen siyasal düşünürken de ırkcı düşünüyorsun,Kürtler hiçbir zaman ilerici-devrimci bir çizgide olmadı sorunları bir bütün olarak göremedi,ayrılıkcı-faşist bir tutum sergiledi...Senin Ahmet TÜRK ünün soy adı TÜRK ama kendi bölücü Kürtcü,bunu hiç sorguladın mı?Ülkemiz de kimin Türk-kimin Kürt oldugu da belli değil,sonra Kürtler kendi araların da bile anlaşamıyor dil olarak,gelenek-görenek olarak ta(Çemşit Bender in kitabın da yazar)Türklerden çoğu yaşamsal ilişkileri ayrı değil,ne zaman bölücülük çıktı tarihler yeniden yazılmaya başladı,hiçbir akademik kariyeri olmayan-bilimsellikle uzaktan alakası olmayan birileri çıkıp tezler ortaya attı kitaplar yazdı.Apo bile paketlendiğin de emrinize amedeyim,benim anam da Türk tü demeye başladı,yukarı da yazdığım gibi yarın birgün HZ.Adem kürt tü derseniz şaşmam...Ve gene diyorum o barış elçileri eğer Türkiye Cumhuriyetini tanıyor ve bu toplakların insanları iseler gitsinler bölücü Kürt faşistlere teslim olun çağrısı yapsınlar...
Madem amacınız barış önce gidin emperyalizmin maşası eli kanlı katillere teslim ol çağrısı yapın,PKK lı faşistler fırsat buldukça sınırdan geçip kalleşce askerlerimizi şehit edecek ordumuz operasyon yapmayacak.Siz ve sizin kuyrukculuğunuzu yapan kesim Diyarbakırda ki patlamaya karşı neden yürümedi veya yeterli tepkiyi göstermedi?Dünyanın neresin de görülmüş katiller le-hainler le pazarlık yapıldığı onların korunduğu,siz de yediğiniz çanağa pisliyorsunuz katilleriniz de,böyle kardeşlik olmaz...Kürt kardeşleirmizin ezici bir çoğunluğu sizleri ve katillerinizi onaylamıyor,PKK olmazsa siz de olmayacaksınız bunun bilincin de oldugunuz için PKK nın bitmemesi veya iyiden iyiye zayıflamaması için bu yürüyüşü düzenliyorsunuz...