Vahdettin, Kurtuluş Savaşı’nda Mustafa Kemal’e destek oldu mu? ‘Ne desteği! Mektuplarında Atatürk’e küfür bile ediyor’
“Vahdettin hain değildi” diyenlerin iddiaları neydi?
İngilizler hesabına casusluk yapmak isteyen Osmalı hanedanı mensubu kimdi?
İngiliz gizli arşivlerini 3 yıl inceledi
Profesör Metin Hülagü, Londra’daki Foreign Office’te (Yabancılar Ofisi) yıllar sonra gün ışığına çıkan belgeleri inceledi. İngiliz kayıtlarına dayanarak son Osmanlı Padişah’ı Vahdettin ile Atatürk’ün ilişkisini kaleme aldı
* İngiliz belgelerini incelediniz. Tüm bu çalışmaların ışığı altında en çok tartışılan soruyla başlamak istiyorum. Vahdettin bir hain miydi?
İngiltere, Kurtuluş Savaşı ile Osmanlı Hanedanı’nın ve Vahdettin’in kaçışında baş aktörlerden biriydi. O yüzden İngiliz belgelerinde yazılanlar çok önemli. Şunu söyleyerek başlayalım. II. Abdülhamit’ten sonra tüm şehzadelere yönelik bir siyaset yasağı var. Bir bakıma şehzadeler apolitik yetiştiriliyor. Vahdettin de böyle. Çengelköy’de yaşıyor, besteler yapıyor, İslam hukuku üzerine kafa yoruyordu. Dünya nereye gidiyor, Avrupa nereye koşuyor, Osmanlı’nın geleceği ne olacak gibi sorular Vahdettin’in gündeminde büyük yer kaplamıyordu.
Vatan haini değildi ama siyaseten bilgisizdi, yeteneksiz ve başarısızdı
* Böyle bir adam 1918 yılında, ağır şartların yaşandığı bir dönemde tahta çıktı.
Evet... Ve Vahdettin’den çok şey bekleniyor. Vahdettin hain değildi ama siyaset, özellikle dünya siyasetini bilmeyen bir adamdı zaten. Ama Vahdettin’in tecrübesizliği kadar Osmanlı’nın da zaafları var. Siyaset bilmeyen birinin tahta çıkması onun vatan haini olduğunu göstermez. Çünkü padişahlara Osmanlı tebaası, toprakları bir mirastır. İnsan mirasına ihanet eder mi? Çiftlik sahibi kendi çiftliğinin yok olmasını bile bile ister mi?
* İstemez herhalde...
O da istemiyor. Ama yeteneksiz, başarısız. Çevresindeki sözde siyaset bilenlerin oyuncağı oluyor. Oyuna getiriyorlar onu. Ve şartlar geliyor, geliyor... Vahdettin 17 Kasım 1922’de, yani bundan 85 yıl önce İngiliz Malaya gemisiyle Malta’ya kaçıyor. Ama Mustafa Kemal günler öncesinden Vahdettin’in kaçacağını biliyor.
Atatürk, Vahdettin’in kaçacağını biliyordu, sarayda casusları vardı
* Nasıl biliyor?
Çünkü sarayda bir casusu var! Vahdettin’in en yakınındaki kişilerden biri bu. Ama kim olduğunu bilmiyoruz. Bildiğimiz Atatürk’ün o dönemde gazetelere yansıyan açıklamalarında söylediği, “Vahdettin’in kaçacağını günler öncesinden biliyordum” açıklaması... Atatürk Saray’daki gelişmelerden gün be gün haberdar. Neler oluyor, biliyor. İngiliz belgelerine de bu durum aynen yansımış.
Padişah iddia edildiği gibi kaçarken yanında bir servet götürmüyor
* Vahdettin söylendiği gibi sürgüne bir servet mi gitti?
Hayır. Vahdettin’in İstanbul’dan ayrılırken yanına oğlu Ertuğrul’u, hizmetlilerinin bir kısmını ve sultan aylığı olan 50 bin Osmanlı Lira’yı alıyor. Bu da o günün parasıyla 20 bin İngiliz Sterlini ediyor. Paranın bugünkü değeri ise yaklaşık 215 bin YTL. Ayrıca bu paranın tümü nakit de değil. Aralarında Fransız ve İngiliz bonoları var.
* Bu para bonolarla mı birlikte 20 bin lira ediyor?
Evet. Zaten para da İstanbul Merkez Bankası’nda yatıyor. Ancak mevduat Londra’daki BTC Bank’a havale ediliyor. Belgelerde paranın nereden nereye aktarıldığı, hangi tarihlerde ne kadarı çekildiği belli. Bu para 1924 yılına kadar idare ediyor. İngilizler Vahdettin’i Malta’ya bıraktıktan sonra ’bizden bu kadar’ diyor, gerisine karışmıyorlar. Vahdettin sonraki tüm yolculuklarının parasını, harcamalarını kendi cebinden yapıyor. Ve istediği zaman da parasını çekemiyor. İngiliz yetkililerden izin aldıktan sonra parça parça parasını çekebiliyor. Bonoları bozduruyor ve beş parasız kalıyor, sefil düşüyor. Zaten beş parasız kaldıktan sonra da gerek Vahdettin gerekse Osmanlı hanedanı için son çırpınışlar başlıyor.
Atatürk, arkasından Saray’da sayım yaptırdı, arası iyi olsa yapar mıydı?
* Atatürk’ün Vahdettin için, ’Namuslu adamdı, isteseydi giderken Topkapı Sarayı’nı götürürdü’ diye bir açıklama yaptığı iddia ediliyor.
Gerek Atatürk’ün bu açıklamalarını gerekse Vahdettin’in Atatürk için, “O bir Osmanlı Paşası’ydı. Kimse onun hakkında kötü bir söz söyleyemez’türünde yaptığı iddia edilen açıklamaları gerçekçi bulmuyorum. Bunların tümü Atatürk ile Vahdettin’in arasını bulma çabaları. Gerçeği yansıtmıyor. Vahdettin kaçar kaçmaz Ankara hükümeti ne yapıyor?
* Ne yapıyor?
Topkapı Sarayı’ndaki değerli hazinelere ve Kutsal Emanetler’e baktırıyor, sayımları yapılıyor. Acaba kaçırmış mı diye? Özellikle kutsal emanetlere Ankara Hükümeti büyük önem veriyor. Çünkü onlar bir bakıma halifeliğin simgesi.
Padişah’ın kullandığı ifadeleri yazsam başım hakaretten belaya girer
* Yani siz son günlerin hakim görüşünün aksine Atatürk ile Vahdettin’in arasının kesinlikle iyi olmadığını söylüyorsunuz.
Bakın, öyle belgeler var ki, ben kitaba koyamadım. Niçin biliyor musunuz? Vahdettin’in İngiliz yetkililerine yazdığı kimi mektuplarda Atatürk için küfre varacak kadar sözleri var. Ben bu belgeleri yazsam hakaretten mahkemeler yakama yapışır. Sadece Vahdettin’in bu tür mektupları olduğunu belirttim ama belgeleri kelimesi kelimesine yazmadım. Vahdettin Atatürk’e bir bakıma düşman. Çünkü onu tahtından indirdi, saltanatına son verdi. Zaten Atatürk de Nutuk’ta Vahdettin için, ’sefil, aciz, anlayıştan yoksun, yaratık’ gibi kelimeleri kullanmış. Atatürk ile Vahdettin arasında en büyük çatışma birinin gelenekçi diğerinin yenilikçi olmasından kaynaklanıyor.
“Tahttan geçici feragat ettim” demiş; “yine başa geçerim” umudu taşımış
*Peki Vahdettin kaçtıktan sonra kaderine razı mı oluyor yoksa tekrar bir gün İstanbul’a geri dönerim umudum taşıyor mu?
Bakın burası çok önemli. Vahdettin son nefesini verene kadar tahtından vazgeçmiyor. Bir gün şartların olgunlaşacağını ve saltanatının başına geçeçiğini umut ediyor. 1923 yılında Hicaz’da Mekke Beyanname’sini açıklıyor. Orada diyor ki: ”Akıllı ve münevver kimseler fiilen, irsen ve istihkâken hilafet ve saltanat makamında bulunan (ki bu dünyadaki en büyük ve en ehemmiyetli makamdır) bir sultanın vatana hıyanet etme emel ve hırsına kapılmasını nasıl izah edebilirler? Bu makamın ve özellikle hilafetin şeref ve haysiyetini muhafaza etmek için tahtımı muvakkaten (geçici olarak) terk ettim, refah ve rahatımı bir kenara attım.’
Yıllarca Ankara’dan “Genel Af” beklemiş mallarının iade edileceğini düşünmüş
* Geçici olarak...
Evet aynen öyle diyor. Ve ekliyor: ’Saltanattan ve vatandan ayrılmamın sebebi uyguladığım siyasetin hesaba çekilmesinden korktuğum için değil, canımı, şerefimi kurtarmak içindir. Güç yetiştirilmeyecek şeylerden uzak durmak peygamberimizin sünnetidir.’
* Peygamber sünneti derken?
Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye Hicret etmesine atıfta bulunuyor. Vahdettin açıklamasında, hilâfet meselesinde Ankara ve İstanbul’un almış olduğu kararı hiçbir surette kabul etmiyor. ’Aziz vatanına avdet edinceye kadar Hicaz’da kalacağını’ beyan ediyor ve tahtını geçici olarak terk ettiğini söylüyor. Sultan Vahdettin aynı zamanda genel bir af ilanının kısa bir süre içerisinde gerçekleşeceğine, kendi adının da söz konusu listenin başında yer alacağına ve bu af dolayısıyla Lozan Antlaşması’na uygun olarak Türkiye’de Ankara Hükümeti tarafından müsadere edilen malların kendisine tekrar iade edileceğine inanıyor.
1 kasım 1922 tarihinde saltanat kaldırılmıştı ve Sultan Vahdettin'in üzerinde yalnızca halifelik makamı kalmıştı.Dolayısıyla SULTAn HAZRETLERİ ingiltereye gittiğinde Padişah değildi.Burada ne bir hainlik ne bir satış vardır.
Osmanlı son yüzelli sene hep yenilmiş.İyi idare edilse yıkılmazdı.Savaşta Yenilgi,Ekonomide borç,bilim ve teknoloji sıfır.Payitat(İstanbul) İşgal altında ise Orada ne padişahlık nede halifelik olmaz. zaten fiilen bitmiş.Akıllı ,deha adam Büyük ATATÜRK ,Kendini TÜRK sayanlarla Yeni bir Devlet TÜRKİYE CUMHRİYETİ ni kurabilmiş daha ne istiyoruz.Ne mutlu TÜRKÜM Diyene.
"YAŞA MUSTAFA KEMAL PAŞA YAŞA" Geçmişi tartışmanın hiç bir anlamı yok şu aşamada. 85 yıl saklanmış belgler bi şekilde ortaya çıkıyor ve birileri bunun iyimser yönünü anlatmaya çalışılyor. Ötesi varmı adam malta adasına KAÇMIŞ işte.izmir'in işgalinden günümüze tarihi okursak neler olup bittiğini tüm boyutu ile görürüz...
"YAŞA MUSTAFA KEMAL PAŞA YAŞA" senin yaptıgın her şeyden gurur ve mutluluk duyuyoruz ."NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE"
İLİM TAHSİL EDİLEBİLİR AMA KARAKTER TAHSİL EDİLMEZ. SANA BAŞKENTİNİN İŞGAL EMRİ TEBLİĞ EDİLİRKEN O ZÜMRÜT KAKMALI TABANCANLA GELEN İNGİLİZİ ÇEKİP VURMUYORSAN DAHASI MEMLEKETE İŞGALE DİRENMEYİN DİYE GENELGE VERİYORSAN BUNUN TAHSİLLE FALAN İLGİSİ YOKTUR. BU DOĞRUDAN KARAKTERLE İLGİLİDİR VE TEK ANLAMI VARDIR ; İHANET…MANŞETİ OKUYUNCA YILLARDIR SAVUNDUĞUMUZ FİKRE BU KEZ ÇOK SAĞLAM DELİLLER BULDULAR DİYE DÜŞÜNMÜŞTÜM. AMA İLERLEYEN SATIRLARDA GÖRDÜM Kİ ADAM ( HABER-YORUMCU) VAHDETTİN’’İ HAKLI ÇIKARMA GAYRETİ İÇİNDE...GARİP-TÜH-VAH HAVASINDA… BİRAZ DAHA ZORLASA ‘VAHDETTİN’’DEN BİR HASAN TAHSİN ÇIKARACAK!’’ YA BİR DAKİKA NE OLUYOR; VAHDETTİN’’İN İNGİLİZ MUHİPLER CEMİYETİ ( İNGİLİZ SEVENLER-MANDASINI İSTEYENLER ) ÜYESİ OLDUĞU BOYLUBOYUNCA ORTADA YATARKEN DAHA BURADA YENİDEN BİR İHANET SORGULAMASI YAPILABİLİR Mİ? GENE BİRKAÇ MÜRTECİNİN OSMANLI DAMARI KABARDI , ANLAŞILAN!... HERŞEY BİR YANA SEVR VE LOZAN’’ I BİR OKUYUN ALLAHAŞKINA! BUNLARI BİR KAĞIT OLARAK DEĞİL (SONUÇLARININ NE OLDUĞUNU DÜŞÜNEREK) BİR ANLAŞMA OLARAK İRDELEYİN. HERŞEY ORADA YAZILI… BİZE HEP ŞUNU VERDİLER; . SEVR’’DE YURDUMUZU DÜŞMANLAR İŞGAL ETTİ-LOZAN’’DA YURDUMUZ DÜŞMANDAN TEMİZLENDİ… HEPSİ BU MU , BU KADAR BASİT Mİ? PADİŞAHIN, HALİFENİN, ÜMMETÇİLİĞİN BİZİ GÖTÜRDÜĞÜ YERDİR ; SEVR... VE LOZAN; CUMHURİYETİN , LAİKLİĞİN VE ULUSÇULUĞUN-MİLLİYETÇİLİĞİN...
Gemisini terkeden kaptan bile hain ilan edilirken yoneticisi oldugu vatanini terkeden Vahdettin'i aklamaya calisanlarin ya akillarindan zoru vardir, ya da onun gibilerin usagidirlar. Baska turlu izah etmek mumkun degil bu tartismayi.
TARİHİNİ BİLMEYENLERİN VE TARİHİNE DEĞER VERMEYENLERİN CORAFYASINI DA KİM OLURSA OLSUN FARKETMEZ .BAŞKALARI ÇİZER VE BELİRLER.VAHDETTİN ÜLKESİNİ BIRAKIP KAÇTIĞI İÇİN VATAN HAİNİDİR.HAİNLER KORKAK OLUR.VAHDETTİN KORKAK OLDUĞU İÇİN İNGİLİZ GEMİSİ İLE KAÇTI VE SONUNDA ÖLDÜ.KAÇMAYIPDA MÜCADELE VEREREK ÖLSEYDİ. HERKESİN GÖZÜNDE KAHRAMAN OLURDU.OSMANLI İMPARATORLUĞUNDA BİR ÇAĞI KAPATIP YENİDEN ÇAĞ AÇAN TARİHTE DESTANLAR YAZMIŞ KAHRAMANLARIMIZ,BÜYÜKLERİMİZ BİZLERİN GERÇEK ATALARIDIR."NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE"
Asil vatan haini kimdir bunu tarih ve osmanli devletini parcalayip bugünkü haline getiren ülkeler cok iyi biliyor birakin bu bos laflari sunu unutmayinki savastan yenik cikmis bir milletin tarihini kendisi degil düsmanlari yazar kendilerinin görmek ve duymak istedikleri gibi.
Simdi, Sayin Hocamiz Vahdettinin yazdigi mektuplara dayanarak bu yorumlara variyor. Ama kitabini okuyup ona gore bir kanaate varmak gerekir. Yalniz sunu soylemek istiyorum, Ingiliz kaynaklarindan hareket ederek bir noktaya varacaksak, bugun Turkiyenin dogusunda bir Kurdistan oldugunu da kabul etmemiz gerekir. Bakin cok basit bir sey, Oxford un hazirlamis oldugu sozluge bakin Kurdistan tabiri icin. Ayrica yine bu belgelerden hareket edersek, Turklerin Ermenileri katlettigini, Hitlerin yahudileri katletmesinden sonra dikkate deger diger katliamlardan birisi oldugunu da kabul etmemiz gerekir. Ama dedigim gibi Sayin Hocamizin kitabini okuyup ona gore bir degerlendirme yapmak gerekir. Peki, biz neden bu kadar tarihimizdeki kotu olan seyleri ortaya cikarmaya calisiyoruz. Birisi cikiyor, Turkler ermenileri katletti diyor ve Nobel Edebiyat odulu aliyor. Birisi, o kadar guzel ve sanli bir tarihe sahip oldugumuz halde, IV. Murat in escinselligini ve ickiye duskunlugunu filminde islemeye calisiyor. Almanya dahi Hitler hakkinda bu kadar aleyhte calismiyor. Belki tarihimize iyi yonden bakmaya calismaliyiz, boylece kendinimizi sevmeyi ogreniriz. Insan gecmisine bakarak kufretmeye devam ederse, ne kendisini ne de ailesini, akrabasini sever.
İYİ BE GÜLÜM AL TAKKAYİ VER KÜLAHI, ŞAVAŞTA VATANI TERK EDENİN, ŞAVAŞTA ÇATIŞIRKEN GERİ ÇEKİLENİN ÇEZASI NEDİR, HEA ... ATATÜRK MİLLETİ İLE BÜTÜNLEŞMİŞ SAVAŞTA, SENKİ KOSKOCA OSMANLININ SON MİRASCISI KOSKOCA OSMANLI İMPARATORLUĞU SENİN SEN MİLLETİNLE BİRLEŞME SANAT ÖĞREN,BALE ÖĞREN, GİT İNGİLİZ KADINLARLA FİNGİRDE SENİ İKAZ EDEN ADAMLARINI VURDUR KELLESİNİ,,,OHH NE ALA...ONDAN SONRA MİLLETİ İDARE EDEMEYEN SEN, ARKADAŞLAR AKIL VE MANTIĞINIZI BİR KARIŞITIRIN, KENDİNİZİ DÜŞÜN BİR KERE, BEN OSMANLI PADİŞAHI OLUCAM VE MİLLETİMLE BİRLİK BERABERLİK KURAMAYACAĞIM, E DEY_UZ ADAMA SORMAZLARMI..MANDACI NEYSE YAAA SIKILDIM...SİNİRLERİM BOZULUYOR...YABANCI ETNİK TOPLULUKLAR HER ZAMAN AŞINDIRMA YOLUNA GİDERLER... ........................................... NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE.