22
Mart
2026
Pazar
GÜNCEL

Hayal bombardımanı

Hrant Dink’in öldürülmesinin ardından arka arkaya çıkan çeşitli haberler, kamuoyunu da bir hayal bombardımanının ortasında bıraktı. Önce Ogün Samast’ın bayraklı fotoğrafının nerede çekildiği tartışması jandarma ve polisi karşı karşıya getirdi.

Samast’ın yanında Yasin Hayal olduğu yazıldı. Polis bunun kesinlikle doğru olmadığını vurguladı. Hayal’in ailesi de cinayet haberini evde birlikte izlediklerini söyledi. Samast’ın cezaevinde ipek çarşafta yatırıldığı haberi ise savcı tarafından yalanlandı.

1- Çarşaf bile yoktu ne ipek nevresimi

İSTANBUL Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, Agos’un Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in cinayet zanlısı Ogün Samast’ın olay sırasında yanında Yasin Hayal veya başka kişiler bulunduğuna ilişkin iddiaları için "Ben de o iddiaları gazetelerde gördüm" dedi. Başsavcı Engin, Samast’ın Bayrampaşa Cezaevi’nde, diğer tutuklulardan farklı bir muameleye tabi tutulduğu iddialarını ise kesin bir dille yalanladı. Engin, Samast’ın 18 yaşından küçüklerin barındırıldığı H Tipi cezaevinin tecrit hücresine konulduğunu belirterek şunları söyledi:

HABERLERDE KÖTÜ NİYET VAR

"Haberlerde yer aldığı gibi kesinlikle bu hücrenin boyatılması, halılar, ipek nevresimler serilmesi, televizyon konulması gibi uygulamalar söz konusu değildir. Bırakın ipek çarşafı, bu tür tutukluların intihar eğilimi suretiyle yatağına çarşaf bile serdirilmemiştir. ’102 ekran televizyon’ diyorlar. Bu koğuşa televizyon konulması imkanı olmadığı gibi, orada televizyonun takılacağı priz dahi yoktur. Aynı şekilde, gardiyanların, jandarmaların alkışladığına dair iddia da tamamen asılsız ve yersizdir. Tutuklu, çıplak bir yatakta, 2 kişilik koğuşun durumu neyse, hiçbir özel işleme tabi kalmaksızın tutulmuştur. Hücrede tek başına kaldı. İntihara tevessül edebilir, diğer tutukluların saldırısına maruz kalabilir diye nakledilinceye kadar tek başına tutulmuştur. İddia edildiği gibi 4 gün de kalmamıştır. 1 tam gün kalmış, diğer gece yarısı F Tipi cezaevine nakledilmiştir. Bu haberlerin ne maksatla yapıldığını araştırıyoruz. Ancak çok kötü niyetli olarak görüyor ve bundan da üzülüyoruz. Bu haberi yazan veya yazılmasına sebebiyet teşkil eden kişiler hakkında da yasal işlem yapılacaktır."

VALİ GÜLER: TEYİT ETMİYOR

İstanbul Valisi Muammer Güler ise "O iddiaları ve tanıkları savcılar bizzat dinlediler. Onlar değerlendiriyorlar. Benim bu konuda birşey söylemem mümkün değil. Ama şu andaki bilgiler, dün de söyledim, onu teyit etmiyor. Ama savcılarımız ne yaptılar ne ettiler, bilmem" dedi.

2- Polis: İkinci kişi kesinlikle yok, tanık yalancı

POLİS, güvenlik kameralarının incelenmesi sonunda suikastı gerçekleştiren Ogün Samast’ın dışında o sırada cinayet mahallinde 2’nci bir kişinin kesinlikle tespit edilemediğini belirtti. Soruşturmayı yürüten İstanbul İstihbarat ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü yetkilileri, Yasin Hayal’in olay yerinde olduğu ve tetiği çektiği iddialarını kesin bir dille yalanlayarak şunları söylediler: "Olay gününden beri tüm güvenlik kameralarındaki görüntüler teker teker incelendi. Ogün Samast’tan başka biri yok. Yasin Hayal’in İstanbul’da olay yerinde bulunduğu iddiası ise tamamen yalan. Birtakım kişiler büyük bir bilgi kirliliği yaratıyor" dedi.

OLAY YERİNDE DEĞİL

Polis, Samast dışında olay yerinde 2’nci bir kişinin daha olduğunu iddia eden görgü tanığı Tunç Erden Yakar’ın da, 19 Ocak günü, cinayet mahalinde olmadığını söyledi. İncelenen MOBESE ve güvenlik kameralarında Yakar’ın tespit edilemediğini kaydetti. Savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını belirten bir yetkili, Yakar hakkında yalancı tanık olduğu gerekçesi ile adli işlem başlatılacağını kaydetti.

PİS PİS GÜLÜYORDU

Dink’in öldürülmesinin ardından ortaya çıkan sürpriz tanık Yakar, o gün Osmanbey’e doğru yürürken silah sesiyle irkildiğini ve suikasta şahit olduğunu öne sürerek, şunları söylemişti: "Sol tarafıma döndüm. Katille yüz yüze geldim. Adam yürürken gülmeye başladı. 2’nci adama ’Bak yaptım’ der gibi gülüyordu. 2’nci adam tombul yanaklı, esmer, daha iri yarı, sert ifadeli biriydi. Ateş eden, birkaç adım bu adama doğru yürüdü. 2’nci kişi köşede, caddeye yakın bir yerde bekliyordu. Silahı yoktu. Katil ona yaklaşınca hiçbir şey konuşmadan sokağa doğru 4-5 adım attılar, sonradan da birlikte koşmaya başladılar. Beyaz bereli olan daha hızlı koşuyordu, öndeydi. Onları gören bir kadın çığlık attı, onlar koşmaya başlayınca birkaç adım peşlerinden koştu. Diğer herkes şoktaydı. Cadde çok boştu. Sadece 3 kişi gördük. Bir kadın daha vardı, yaşananları gören. Kadının çığlıklarını duyunca polis arabası, boş caddede geri geri geldi. Cep telefonumun saati 14.57’yi gösteriyordu."

3- Cinayetten iki saat sonra Hayal’in Trabzon’da olduğunu polis saptadı

OLAY yerinde Samast’ın dışında bir kişinin daha olduğu ve bu kişinin Yasin Hayal olduğu iddiası İstanbul Polisi tarafından yalanlandı. Polisin verdiği bilgiye göre, 14.55’te Hrant Dink’in öldürülmesinin hemen ardından, Şubat ayında Trabzon Emniyeti’nin gönderdiği suikast ihbarını hatırlayan İstanbul polisi, Trabzon Emniyeti’ni aradı. Yasin Hayal’in Trabzon’da olup olmadığının kontrol edilmesini istedi. Cinayetten yaklaşık 2 saat sonra Hayal’in Trabzonda olduğu tespit edildi ve İstanbul Polisi’ne bildirildi.

AĞABEY: KARDEŞİM BİZLEYDİ

Yasin Hayal’in ağabeyi Osman Hayal de, "Cuma günü televizyonda verilen cinayet haberini tüm aile birlikte izledik. Bu iddialar gerçek dışı" dedi. Hayal Ailesi’nin Pelitli Beldesi Afet Konutları’ndaki evinde konuşan, evlerinin alt katında grafik işleri ile uğraşan ve bekar olan ağabey Osman Hayal şöyle konuştu:

"Olayın meydana geldiği 19 Ocak Cuma günü annem Huri, babam Bahattin, Yasin ve ben birlikteydik. Yasin Cuma namazından gelmiş, çekyatta uzanmıştı. O sırada televizyonda Hrant Dink’in öldürüldüğü haberi verilmeye başlandı. Haberi hep birlikte izledik. Sonra Yasin’i ertesi gün saat 16.00 sıralarında mahalledeki internet kafeden aldılar. Çarşamba günü cezaevinden eve telefon açtı. Babamla konuştu. En kısa zamanda çıkacağını, gerçekleri mahkemede açıklayacağını söylemiş. ’Erhan Tuncel büyük ceza alacak. Bütün her şey onun üstüne kalacak. Ben fazla ceza almam’ demiş. Ben biliyorum ki, kardeşim konuştuğu zaman çok kişinin başı yanacak."

Hürriyet
Yayın Tarihi : 4 Şubat 2007 Pazar 09:19:47
Güncelleme :4 Şubat 2007 Pazar 12:05:23


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
ibrahimtokmak IP: 85.101.170.xxx Tarih : 4.02.2007 12:38:12
cinayeti kimse onaylamıyor ama basının carpıtmasınıda şüpesiz basın birsa bir sola cekiyor ne karipdir insanların kıymetini ölünce anlıyoruz? dikkat ederseniz ülkenin huzur bulduğu her dönemde böyle cinayetler işleniyor kimse böyününü araştırmıyor?ve neden şunku herkes kendi cıkarına bakıyor veya cıkarını korumak rat salamaya calışıyor muhalifete bakın ihddidarakakın ve basın sa olsun birşeyin üzerine giderken öbür olayları unutuyor olayın arifesinde kerkük toplantısı vardı nerde ohaberler bu olaya takılıp kaldık şahsi görüşüm bazı güçler gündemi deyiştirmek türkiyeyi böyle olayların peşine takmak için caba paşinde ama halkımız engüzellini onlara gösterdi cenazeye 120bin kişi iile frank dinki yolcu ederek onun için basına cok önem düşdüğü şüpesiz ama basın biryere odaklanmamalı heryeri görmeli yazmalı ulusal menfatlerimizi göz önünde bulundurmalı?

cumhur IP: 88.241.165.xxx Tarih : 4.02.2007 12:25:08
Hrant DINK’ in ölümünden sonra yaşananların ardından, VATAN’ ı için DİYARBAKIR Lice’de şehit olan J.Komd.Astsb.Kd.Çvş.Kadir AYDIN’ a ithafen yazılmıştır. EY KOCA DÜNYA BENDE ÖLDÜM Ey koca dünya bende öldüm, Belli ki hiç birinizin haberi yok, Hem de DINK’ ten sadece bir gün önce Ama sen ne duydun,ne gördün,ne de umursadın… Ölümümden hemen sonra kameralar gelmedi oraya. Halk’ta toplanmadı ellerinde karanfil ve mumlarla, Hiçbir devlet büyüğü ve Amerika da kınamadı ölümümü, Ve yazmadılar adımı mezar taşımdan başka,hiçbir yere… Halbuki benim adım öz ve öz Türkçe idi, ”KADİR AYDIN” Okunması,söylenmesi ve yazılması onunkinden daha kolaydı, Ama anmadı beni babamdan gayrı kimse, onu andıkları gibi, Ve yazılmadı başka hiçbir yere adım, anamın yüreğinden başka… Ben gencecik fidandım, daha hiç tomurcuk vermemiş, Ve soldurdular beni Lice’de, hayatımın baharında, Beni de vurdular,ben de öldüm, bilmem duydunuz mu? Ama Bulamadılar beni vuranları 32 saatte,belki de hiç aramadılar… Ben kendi vatanımda, vatanımı vatansızlardan korumak için öldüm, Ben Türk’tüm, adım Türkçe, ama öğrenemedi adımı hiç kimse, Bir kez bile manşet de olamadım ya o gül yüzümle gazetelere, İşte EY KOCA DÜNYA BEN ASIL O GÜN ÖLDÜM…