BBC , Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'ın örgütlü olmayan Gezi protestolarını kendi lehine çevirmeyi başardığını belirterek, "Erdoğan bu kez en az kendisi kadar örgütlü bir muhalefetle karşı karşıya" diye yazdı.
İngiltere gazetelerinde bugün de Türkiye'deki yolsuzluk operasyonuyla ilgili gelişmelere yer veriliyor.
Guardian'ın iç sayfalarında yer alan haberin başlığında "Erdoğan karşı saldırıya geçti" ifadeleri var.
İstanbul Emniyeti'ndeki polis şeflerinin görevden alındığına dikkat çekilen haberde, Başbakan Erdoğan'ın yolsuzluk soruşturmasını "kirli bir operasyon" olarak nitelendirdiği de aktarılıyor.
Erdoğan'ın polis şeflerinin görevlerini suistimal ettikleri gerekçesiyle görevden alındıkları ve Emniyet'teki değişikliklerle ilgili olarak, "Bu çok daha farklı illere sıçrayabilir" demesi de haberde yer buluyor.
Haberde, operasyon kapsamında, İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler'in evinde çelik kasalarda büyük meblağda paranın ve bir para sayma makinesinin bulunduğu da aktarılıyor.
Polis şeflerinin görevden alınması konusunun ise birçok çevre tarafından soruşturmaya müdahale olarak nitelendirildiği ve bu nedenle eleştirildiği yazılıyor.
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'ın soruşturmaya müdahale edilmeyeceği yönündeki açıklamalarının da aktarıldığı haberde, Türkiye medyasında yer alan ve iki gün içerisinde kabinede büüyk bir değişikliğe gidilebileceği yönündeki bilgilere de yer veriliyor.
Haber şöyle son buluyor: "Arınç, temiz olarak nitelendirdiği Gülen hareketini hedef almak istemediğini vurguladı. Ancak bu olaydan kimlerin sorumlu olduğunu bulmak için hükümetin elinden geleni yapacağını da ekledi. Türkiye'deki siyasi elit içindeki kavga bitmiş olmaktan çok uzak."
TİMES
Times'da yer alan haberde de dünkü gelişmeler ayrıntılarıyla aktarılıyor. Guardian'daki bilgilere ek olarak, muhalefet partisinden Başbakan Erdoğan'a istifa çağrılarının yapıldığına da yer veriliyor.
FİNANCIAL TİMES
Financial Times da Türkiye'deki gelişmeleri ele alan gazeteler arasında. Gazetede, konuyla ilgili ayrıntılı bir haberin yanı sıra Ankara muhabiri Daniel Dombey'in bir analiz yazısı da var.
Dombey, AKP ile Gülen hareketinin benzer şekilde dindar temelleri olmasına karşın kökenlerinin çok farklı olduğunu, bir dönem kendilerini "mantık evliliği" yapmaya götüren ortak düşmanlarının (orduyu kastediyor) ise artık etkisini yitirdiğini yazıyor.
AKP'nin 2002'de seçimleri kazanmasının ardından bürokraside etkin olan Gülencilerden destek aradığını; 2007'de ordudan gelen tehdide ve 2008'de de Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılma riskine karşı mücadele ettiğini yazan Daniel Dombey, Ergenekon ve Balyoz davalarının arka planında bu gelişmelerin yattığını hatırlatıyor.
Bu davalar neticesinde hükümetin ordu ya da diğer cephelerden gelecek tehditleri savuşturma yolunda kaydadeğer yol aldığını yazan Dombey, "davaların kazandığı başarının, özellikle de 2011'den sonra, AKP-Gülen eksenini baskı altına aldığını, her iki tarafın da diğerinin çok güçlenmesinden şikayet ettiğini" savunuyor.
Gülen hareketinin hem Erdoğan hem de AKP'yle köprüleri attığını yazan Dombey, Erdoğan'ın da Gülencileri bürokrasiden temizlemek istediğini gizlemediğini belirtiyor.
Dombey, "Türkiye'nin eski laik elitine gelince, iki hasım arasındaki kavgayı yalnızca birer gözlemci olarak izliyorlar. İçlerinden biri, 'Alien Predator'e Karşı' filmini izlemek gibi bir durum. Kimi tutmam gerektiğini bilmiyorum' diyor." cümleleriyle yazısını noktalıyor.
"ERDOĞAN GİDEREK ENDİŞELENİYOR OLMALI"
İngiliz Economist dergisi, Türkiye'yi sarsan rüşvet operasyonu kapsamında önemli isimlerin gözaltına alınmasının Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın huzurunu kaçırdığını yazdı.
Geçen sayıda Erdoğan- Fethullah Gülen analizine yer veren dergi, bu haftaki sayısında 'Türkiye'deki gözaltılar, Erdoğan ve Gülen, Bölüm 2' başlığı ile devam etti.
Dergi, 17 Aralık sabahı İstanbul ve Ankara'daki operasyonda, aralarında kabinedeki üç bakanın oğlu, bir inşaat şirketi patronu, bir banka genel müdürü ve AKP'li bir belediye başkanının da bulunduğu 49 kişinin gözaltına alındığını bu haberin, siyasi düzene ve finansal pazarlarda şok etkisi yarattığını aktardı.
Bu operasyonun Tayyip Erdoğan ile Türkiye'nin en etkili vaizi Fethullah Gülen arasındaki iktidar mücadelesindeki bir gerginlik olarak görüldüğüne dikkat çekilen yazıda, gözaltılardan sonra Başbakan'ın "Tehditlere boyun eğmeyeceğiz, İstedikleri kadar kirli ittifakların içine girsinler, buna izin vermeyeceğiz. Türkiye, muz cumhuriyeti değil" açıklamalarını aktardı.
Dergi yazısında Başbakan Erdoğan'ın, Fethullah Gülen'in taraftarlarını, bakanların, yasanın ve polisin içine sızarak 'Paralel bir devlet' kurmakla suçladığını yazarak şöyle devam etti:
"İşin komik tarafı, AKP 2002'de iktidara geldiğinde ordunun siyasi etkisini azaltma konusunda Erdoğan'ın en yakın müttefiki Gülen taraftarlarıydı. Son anketler, Erdoğan'ın hala oyların yüzde 50'sine hakim olduğunu gösteriyor ki o da önümüzdeki Mart ayında yapılacak belediye seçimlerindeki seçim sandıklarının düşmanlarına karşı gücünü göstereceklerini söylüyor. Ancak Erdoğan, giderek endişeleniyor olmalı."
BBC: ERDOĞAN GEZİ'DEN DAHA ORGANİZE MUHALİFLE KARŞI KARŞIYA
BBC, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın örgütlü olmayan Gezi protestolarını kendi lehine çevirmeyi başardığını belirterek, "Erdoğan bu kez en az kendisi kadar örgütlü bir muhalefetle karşı karşıya" diye yazdı.
James Reynolds imzasıyla yayımlanan yazıda, Erdoğan'ın Gezi protestocularını yenmesi ardında protestoların örgütlü olmamasının yattığı savunulurken şöyle denildi:
"Recep Tayyip Erdoğan bu kez en az kendisi kadar iyi örgütlü bir muhalifle karşı karşıya: Fethullah Gülen. İkili arasındaki bu mücadele Erdoğan'ın açıkça beyan etmediği 2014'te cumhurbaşkanı olma hevesinin önünde tehdit oluşturuyor. Recep Tayyip Erdoğan 2013'te protestoculardan gelen tehdidi savuşturmayı başardı. Fakat bu defa tehdit nihai hedefi bilinmeyen çok daha örgütlü bir muhalefetten geliyor."
LA REPUBBLICA: HAKAN ŞÜKÜR’DEN SONRA ERDOĞAN’A BİR KAFA GOLÜ DAHA
İtalyan La Repubblica gazetesi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Hakan Şükür'ün istifasından sonra bu skandalla 'Bir kafa golü' daha yediğini yazdı.
Marco Ansaldo imzalı haberde, İtalya tarihinin en büyük rüşvet skandalının ortaya çıkarıldığı Tangentopoli'ye (Rüşvet şehri) atıfta bulunularak, 'Türk Tangentopolisi, Erdoğan polisin başını kesti' başlığı kullanıldı. "Seçkinlerin gözaltına alınması ardından siyasi deprem yaşandı" ifadelerini kullanan gazete, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu skandalın ortaya çıkarılmasını 'komplo' olarak değerlendirildiği belirtildi.
ERDOĞAN-HAKAN ŞÜKÜR DÜELLOSU
Hakan Şükür'ün istifası ardından Başbakan Erdoğan'ın bir kez daha 'kafa golü yediğini' öne süren gazete, şöyle devam etti:
"Milli takımın eski yıldızı Şükür, İslami partiyle meclise girdi ve sonra Erdoğan'ın oluşumundan istifa etti. Şimdi Erdoğan ondan, meclisi de terk etmesini istiyor."
Fenerbahçeli Erdoğan ile Şükür'ün düello yaptığı nitelemesinde bulunan gazete, asıl siyasi depremin ise, çok sayıda seçkinin gözaltına alınması ve polisle misilleme ile şu saatlerde Türkiye'de yaşandığına dikkat çekti.
SALTANATI ÇATIRDIYOR
Bu gelişmelerin, Erdoğan'ın partisinin parçalanması ve iç uzlaşmanın sonunun bir işareti olduğu öne sürülen haberde, "Başbakan, Haziran ayında 5 kişinin ölümüyle sonuçlanan, çevrecilerin Gezi Parkı protestoları sırasındaki sert baskının da başrol oyuncusuydu" denildi.
Başbakan Erdoğan'ın saltanatının, onun takipçileri nezdinde çatırdamayla karşı karşıya kaldığının ifade edildiği yazıda, Hakan Şükür'ün isyanından sonra partiden istifaların devam edeceği ileri sürüldü. Ülkesinde çok etkili olan Fethullah Gülen cemaati ve Erdoğan arasında çatışma yaşandığı belirtilen yazı, "Böyle gitmesi halinde uzmanlar, ülkede siyasi bir istikrarsızlığın baş gösterebileceğine dikkat çekiyor" diye son buldu.