Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, Ergenekon Terör Örgütü’ne aktarıldığı iddia edilen Jandarma örtülü ödeneği ile ilgili bilgisi olmadığını öne sürdü.
Levent Ersöz tedavi gördüğü İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Bölümü’nde pazartesi günü Ergenekon soruşturmasını yürüten iki savcıya verdiği ifadesinde, “Yapılan harcamalarda para ile hiçbir temasım olmadı” iddiasında bulundu.
Ergenekon Savcıları Fikret Seçen ile Mehmet Murat Yönder, Ersöz’e ilk olarak 4 Aralık 2009 tarihli Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın raporunu okudular. Savcılar daha sonra Ersöz’e raporda isimleri geçen Rem Mümessillik, Cambridge şirketi, Rem Mümessillik yöneticisi Mehmet Sanibal, Sencer Özkan, Hakan Şanlı ve Dean La-Vey isimli kişileri tanıyıp tanımadığını sordular. Ersöz, raporun ardından ifadesinde özetle şunları söyledi:
Jammer için iskonto
Rem Dış Ticaret A.Ş’nin aracılığıyla alınan teçhizat ile ilgili ödemeler ile bu şirketin mümessili olduğu yabancı tedarikçi Cambridge Lake şirketinin almış olduğu miktar arasındaki farkın sebebini bilmiyorum. Hakan Şanlı’yı İstihbarat Dairesi Başkanı olduğum dönemden tanırım. Jandarma Genel Komutanlığı’na (JGK) alınması planlanan frekans bozucu (Jammer) cihazının fiyatı için görüşme yaptık. 5 bin dolar bir iskontoyu kabul etti.
Haber alma ödeneği
830 harcama kalemindeki tüm işlemler JGK yetkisi ile yapılır. Dolayısıyla benim 830 harcama kaleminden bir harcama yapmam söz konusu değildir. İstihbarat Başkanlığı’nın böyle bir kasası yoktur.
2002-2004 yılana ait haber alma ödeneğine ilişkin belgelerin bir kısmının imhasına karar verildiği ve imha edildiği doğrudur. 2004 yılında JGK Şener Eruygur’un emekliye ayrılacak olması nedeniyle onun dönemine ait haber alma ödeneğinin harcanması ile ilgili belgeler imha edilmiştir. Bunu tutanak altına aldık.
Aynı usulü uyguladık
Bir önceki JGK döneminde de böyle yapıldı, örnek aldık. Tüm belgelerin imha edildiğini görünce aynı usulü takip ettik. Haber alma ödeneğinin tüm defter ve kayıtları imha edilmiştir. Tutanağın altına Jandarma Recep Cömert, Adnan Sezer, Ergenekon davası tutuklusu emekli Albay Atilla Uğur, dönemin JGK Kurmay Başkanı Korg. Hakkı Kılınç, Şener Eruygur ve benim imzam vardır.
Avukat: Sorumlu Öz
Bu arada Ersöz´ün avukatı Ali Rıza Dizdar, Ersöz’e bir şey olursa sorumlusunun Savcı Öz olacağını söyledi.
önce sağa da solda kime ait olduğu kimin gömdüğü belli olmayan silahlar buldular sonra o silahlarla olmasada o silahlara benzeyen silahlarla işlenen faili mechul suçları üzerlerine yıktılar baktılar ki tamam sanalda olsa bir terör örgütü oluşturduk ama bu örgütün hiç para hareketi yok içeri aldığımız insanlar hepsi maaşlı paşa yada cerrah tıp adamı gazeteci okumuş çocuklar hiç pkk ya benzemiyor ama örgüt olabilmesi için mutlaka para hareketi olmalı şimdi çemberi tamamlayıp örgüte mali kimlik kazandıracaklar ama ortada para yok akıllarına örtülü ödenek gelmiş kim getirdiyse bu adamlar ötülü ödenekten para kullanmışlardır al işte sana örgüte mali kimlik fakat ters bir durum var eğer para örtülü ödenekten karşılanıyorsa mal müdürleride örgütün kasası olur mal mürdürleri örgüt kasasıysa valilerde örgüt mensubu valiler örgüt mensubu ise başbakanda valilerin başı olduğıu için bir numara olur ortaya koskoca türkiye bir ergenekon örgütüne dönüşür böyle saçma iddia olmaz ama bir yandan da haklılar suçsuz insanlara suç isnat etmek komplo kurmak delil uydurmak bu delilleri mahkemelere kabul ettirmek zor iş halbuki şu an akp partisi yargılanıyor olsaydı böyle bir sorun olmazdı 8 yılda 8 milyon kanıt ve suç var akp kulmadan önceki suçlarda eklendimi 10 tane ergenekon davası eder