Olay raporlarıyla gündemi sarsan TESEV yine çok konuşulacak bir rapor hazırladı. Bu seferki rapor Türk Kürt ayrımı üzerine.
Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) Demokratikleşme Programı kapsamında Türkiye'de milliyetçiliği konu alan bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırmacılara göre Türkiye'de Türk-Kürt ayrımı 10 yıl öncesine nazaran daha fazla dikkat çekici olmaya başladı.
Birleştirme, bütünleştirme için kullanılan milliyetçiliğin artmasında "Kürt meselesi"nin yattığına dikkat çeken araştırmacılara göre, bu sorun kapsamında "biz" ve "onlar" ayrımı oluşmaya başladı.
TESEV tarafından sürdürülen "Algılar ve Zihniyet Yapıları" başlıklı araştırma dizisinin sonnucusu yayımlandı. 4 başlık etrafından gerçekleştirilen çalışmanın son ayağından milliyetçilik masaya yatırıldı. Akademisyenler Ferhat Kentel , Meltem Ahıska ve Fırat Genç tarafından gerçekleştirilen araştırma ve sonrasında yayınlananan "Milletin Bölünmez Bütünlüğü" isimli kitap bugün düzenlenen toplantı ile kamuoyuna duyuruldu.
İstanbul'dan Kars'a kadar 17 farklı şehirde ikamet eden ve değişik toplumsal kesimlerden toplam 97 kişi ile açık uçlu, yüz yüze mülakatlar şeklinde görüşmeler yapıldı. İki yıla yakın süren bir hazırlık, araştırma ve yazım süreciyle biçimlenen bu kitabın tanıtım toplantısında sunumu Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Ferhat Kentel, Ortadoğu Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Mesut Yeğen ve Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ferda Keskin gerçekleştirdi.
Toplantının açılışında konuşan TESEV Demokratikleşme Programı yöneticilerinden Gazeteci Yazar Etyen Mahçupyan, Türkiye'de yıllardan beri azalmayan sorunlar bulunduğunu söyledi. Bu sorunlardan bazısının kökeninin 200 yıl öncesine dayandığına işaret eden Mahçupyan, Türkiye'nin modernleşirken, demokratikleşirken nasıl bu sorunların varlığını devam ettirdiğini sordu. Bu sorunların kimi kesimler tarafından çözülmek istenmediğini belirten Mahçupyan, toplumun da bundan rahatsız olmadığını kaydetti.
Toplumda milliyetçiliğin farklı şekillerde ele dile getirildiğine işaret eden Ferhat Kentel ise, "Kars'taki milliyetçi ile İzmir'deki milliyetçinin farklılaştığı noktalar oluyor" dedi. Milliyetçilikten öte "milliyetçilikler" olduğunu dile getiren Kentel, Cumhuriyet Mitingi'ne katılanlarla Hrant Dink'in öldürülmesinde sergilenen milliyetçiliğin farklı olduğunu kaydetti. Kentel, "Çağlayan Mitingi'ne katılanlarla Hrant Dink'in katili O.S. aynı şekilde düşünmüyor. Ama ikisi de milliyetçi olduğunu öne sürüyor." şeklinde konuştu.
Milliyetçiliğin homojen olmadığını düşünen Kentel, "Biz ona anlam yüklüyoruz. Ortak yaşama arzusu içinde olanlar başka noktalarda ayrılıyorlar. Birlik bütünlük için kullanılan milliyetçilik ayrımcılığa neden oluyor." ifadelerini kullandı.
Ortadoğu Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Mesut Yeğen de, araştırmanın diğer milliyetçilik araştırmalarından farklılığına dikkat çekti. Genel değerlendirmeden öte mikro düzeyde inceleme yapıldığını belirten Yeğen, "Araştırmaya katılanlarca Anayasada belirlenen Türklük kavramı dışında tanımlamalar yapılmış" dedi.
Araştırmada en dikket çeken kısmın Türk-Kürt ayrımı olduğuna işaret eden Mesut Yeğen, "Kürtlerle yaşadığımız hal iyiye gitmiyor. Kürtlerin devlete, millete olan sadakatleri kötüye gidiyor. 10 yıl öncesine nazaran çok daha kötü durumda olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Araştırmanın özeti olarak verilen bilgilere göre milliyetçilik toparlanma iddiasında. Bu artışa Türkiye'deki Kürt meselesinin oluşturduğu güvensizliğin neden olduğu belirtilirken, "Uzun yıllar boyunca homojenleşmeyi amaçlayan Türk milliyetçi startejisinin kendini yeniden üretme sürecinde, Kürt meselesi vasıtasıyla 'biz' ve 'onlar' kavramları yeniden oluşuyor" denildi.
Ajanslar
Yayın Tarihi :
21 Haziran 2007 Perşembe 00:54:52