19
Mart
2026
Perşembe
GÜNCEL

Türban eylemcisinden şok sözler

Türban eylemcisi öğrenciden Teke Tek'te inanılmaz açıklamalar!

Fatih Altaylı'nın dün akşam Teke Tek'te konukları üniversite öğrencileriydi. Kevser Çakır ve Nuray Bezirgan isimli türban eylemcisi bayan öğrencilerin açıklamaları ise hem Altaylı'yı hem de izleyenleri hayrete düşürdü.


İŞTE EKRANDAKİ UTANÇ VERİCİ DİYALOG

Fatih Altaylı: Sizin facebookta bir siteniz mi var? Kevser adlı arkadaşımızın facebook adlı paylaşım sitesinde İran devriminde Ayetullah Humeyni’nin fotoğrafları yer alıyor. Doğru mu?

Kevser Çakır: Bir tane fotoğrafı var evet. Evet, seviyorum ve saygı duyuyorum.

Fatih Altaylı : Ama o Şii . Humeyni’nin nesini seviyorsun?

Kevser Çakır: Şii olması önemli değil. Benim için Müslüman biri. Hümeyni’yi seviyorum.

Fatih Altaylı : Ama İran'da baskı rejimi var.

Kevser Çakır: Ama İran'daki rejimi ben desteklemiyorum

Fatih Altaylı: Ama kurucusu Humeyni.

Kevser Çakır: Humeyni’nin aynı görüşleri sahip olması anlamına gelmez bu. Ben Humeyni'yi seviyorum şahsen.

Fartih Altaylı: Sen seviyor musun?

Nuray Bezirgan: Evet seviyorum.

Fatih Altaylı: Atatürk’ü seviyor musun?

Nuray Bezirgan : Atatürkü sevmeme hakkı var mı? Başıma bir iş gelmeyecekse ben sevmiyorum.

Atatürk'ün yetkiyi padişahtan alırken yani saraydan alırken laik bir Cumhuriyet kurmak için aldığını düşünmüyorum. Halk o zaman islami değerler için savaştı. Nitekim Kurtuluş Savaşı’nın başlaması da Kahramanmaraş’ta Fransız askerlerinin Nene Hatun'un başörtüsüne uzanmasıyla olmuştur.

Fatih Altaylı: Maraş’la Erzurum’u birbirine karıştırdın.

Nuray Bezirgan: Her neyse. Maraş’ta Fransız askerleri bir kadının örtüsüne saldırıyor. Sütçü İmam buna karşı ilk ateşi açıyor. Böylelikle Kurtuluş savaşı başlıyor. Sonuçta cepheye cephanelik taşıyan kadınlar o dönemin insanları, o dönemin sosyolojik yapısını incelerseniz hep Müslüman insanlar.

Fatih Altaylı: Peki bu ülkenin Kurtuluş Savaşı'nı örgütleyen bir adamı niye Humeyni kadar sevmiyorsun. Bunu merak ettim. Eğer Atatürk olmasaydı burada belki de İngilizler vardı, Fransızlar vardı.

Nuray Bezirgan: Yani İngilizler olsaydı benim haklarım daha geniş olacaktı. Zaten mesele bu yani. İnsanlar bana Atatürkçülük adına zulmediyorlarsa benden Atatürk'ü sevmemi bekleyemezsiniz.

Kevser Çakır: Yani bir insanın ismi üzerinden ideolojik bir kurgu oluşturulmaya çalışıldığı için bunlar oluyor. İyi Bir asker. Bunu biliyoruz.

Fatih Altaylı: Bu ülkeyi düşmanlardan arındırma sebebi. En azından bir minnet duygun yok mu?

Kevser Çakır: İyi bir asker biliyoruz.

Fatih Altaylı: Bugün sizin savunduğunuz özgürlükçü, cumhuriyeti kuran sizin temsil ettiğiniz iradenin, bugün iktidar olmasına olanak veren de rejimi kuran da yine Atatürk değil mi? Camileri de kapatmamış.

Nuray Bezirgan: Benim fikirlerimİ savunucak parti kurulamaz Türkiye’de. Zaten bu yasak. Benim fikirlerimi herhangi bir parti savunmaya kalktığı zaman parti kapatılır.

Müslümanlar haklarını elde etmek için gece gündüz çabalarlar. Birileri gelir parlementonun azıcık bir özgürlük tanımlamasına bile Atatürk adına, Cumhuriyetcilik adına, demokrasi adına ne adına olursa olsun özgürlüklerimizi elimizden alır.

Ben tamamiyle özgür olduğum hak ve özgürlüklerimin kısıtlanmadığı bir sistem istiyorum.Mesela siz nasıl ki başörtülü hakim bir hanımdan rahatsız olacağınızı söylüyorsanız ben sizin, mesela bu fikrinizin temelde Atatürk tarafından kurulan Cumhuriyet'te bizlerin hep tehdit olarak sizlere sunulmasından kaynaklandığını düşünüyorum.

Fatih Altaylı : Hayır ondan kaynaklanmıyor. Sizin “siz, biz” demenizden kaynaklanıyor.

Siz islami inançları sizin tarafınızda yaşamayan veya sizin gibi algılamayan insanları farklı görüyorsunuz. Sen, Recep Tayyip Erdoğan ve başkaları "siz- onlar, biz-onlar" dediğiniz zaman kendimi kötü hissediyorum.

Nuray Bezirgan : Sizin inancınız ne olduğu beni ilgilendirmiyor. Benim ilgi alanım değil. Kişi istediği dine sahip olur ya da olmaz yada dinsizdir. Bu benim size ikinci sınıf vatandaş olarak göreceğim anlamına gelmez. Ama Fatih Bey siz başörtülü bir hakimden rahatsız olduğunuzu söylüyorsunuz

Fatih Altaylı: Önyargılı olur diye rahatsız olurum.

Nuray Bezirgan: Tabii ki. Önyargınızın temelinde 85 yıldır yürütülen laik sistemin dayatmalarının olduğunu düşünüyorum. Biz hiçbir zaman özgür olamadık. Hiçbir zaman kendimizi ifade edemedik. Siz hiçbir zaman başörtülü bir hakim tarafından yargılanmadınız. Dolayısıyla bu şekilde düşünüyorsunuz.

Fatih Altaylı: Senin rejimden istediğin ne? Üniversiteye gitmen, kamusal alanda görev yapman dışında ne isteğin var?

Nuray Bezirgan: Ben başörtümle birlikte sosyal hayatta da var olmak istiyorum.

Vatan
Yayın Tarihi : 11 Haziran 2008 Çarşamba 07:08:23


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
adem asa IP: 88.250.73.xxx Tarih : 11.06.2008 18:18:56

niçin şok sözler olsun ki? İnsanların duygularına bile hükmetme anlayışını cumhuriyetin, laikliğin neresine sığdırıyorsunuz Laiklik denilen anlayış bazı laikseverlere göre din olmuş,insanları bu dine göre yargılamak adet halien geldi başörtüsü müslüman hanımların onurudur bunu atatürkle ilişkisi nedir anlamak zor gazi zamanında başörtüsü düşmanlığı yapılmadı fakat son dönemlerde gemii azıya alan bazı sözde atatürkçüler örtü düşmanlığı yapıyor amaçları din düşmanlığıdır laiklik, atatürkçülük, cumhuriyet gibi kisvelerle kendilerini gizlemeye çalışıyorlar yemezler... artık din düşmanlığı kimseye fayda vermez heleki halkın değerleri üzerinden dine ve dindara saldırmak kişmseye yarar getirmez fatif efendinin başörtüsü düşmanlığını herkes biliyor o örtülülerin onun proğramına çıkması zaten başlı başına garip bir şeydiradam dindar düşmanı sizin ne işiniz var onun proğramında diyorum ve herkesi islama ve değerlere saygıya davet ediyorum


zafer kocaer IP: 85.99.33.xxx Tarih : 11.06.2008 08:50:47

bu düşünceye sahip insanları, hele hele de siz biz diye ayrım yapan insanları oraya konuk etmek bence bence yanlıştı. tabiki bu programı ve program yapımcısını suçlamak adına söylediğim bir şey değil. bu tür insanları oraya konuk ederken birde laik ve demokrat düşünceye sahip olan birilerini konuk edip, karşılıklı olarak konuşulması daha iyi olurdu. en azından bu düşünceye sahip insanlar siz/biz gibi ayrım yapmadan konuşurlar ve karşısındakilerde bu konuşmalara saygı duyarak konuşurlardı.bütün türkiyenin önünde bir insana yakışmayacak nitelikte hele hele de büyük kurtarıcımız ulu önder Atatürk'ümüz hakkında ağıza bile alınmayacak sözler sarfetmeleri çok yanlıştı. onlar bilmelidirki şu anda Atatürk'ün sayesinde oradalar ve bu şekilde özgürce konuşabiliyorlar. aslında bu insanları suçlamak da doğru değil. sözün özü şu, kısacası ben şuna inannıyorum. bu insanları aileleri yetiştirirken daha küçüklükten beri din, iman ve inançlardan bahsedip Atatürk'ü ve bu düşünceye sahip insanları da yanlışdüşüncelere sahip ve inançsız insanlar olarak anlatmalarından kaynaklıdır. yani bu insanların yetiştirilirken temelden bu şekilde yeteiştirilmeleri yanlıştır. e sonrasında ise aynen devam ediyorlar ve fikirlerinde bir değişiklik olmuyor. yani baskı ve zorlamayla yaşayanlara da yaşatanlar da kendileridir aslında. aileler onları kendi hallerine bıraksa bence bu kadar kinli konuşmalar ve düşünceler olmayacaktır. yani eğitimleri aileden başlıyor. aralarından bazı akıllı kişiler ise kendi benliklerini kazandığı zaman ayrımlarını yapabiliyor ve doğruları seçebiliyorlar. buna birçok örnek verebiliriz. mesela Sayın YAşar Nuri Öztürk, Zekeriye BEyaz ve benim en çok beğendiklerimden birisi olan Ahmet Hakan'dır. bence bu kişiler kendilerine bu insanları örnek alsalar iyi olur.


Nadomado IP: 88.233.121.xxx Tarih : 11.06.2008 12:20:47

Dün bu programı seyrettim türbanlı arkadaşlar özgürlükten bahsediyorlar üniverstelerde başı kapalı olarak kızlarımızın okumasının sadece özgürlük için olduğunu savunuyorlar peki o zaman Cumhuriyete Laikliğe niye saldırıp bu rejimin yalnış olduğunu laikliğin bu ülke için zararlı olduğunu söylüyorsunuz o zaman sizin amacınız okumak değil sadece üniversite den mezun olup devletin üst kademelerinde yer alıp Cumhuriyeti ve Laikliği kaldırmaktır. Buda sizlerin bu ülke için ne kadar zararlı olduğunuzun ispatıdır sadece okumak için mücadele edenlere lafım yok ama bunlarıda nasıl ayırt edicez Bu programda konuşulanlardan anlaşılıyorki anayasa mahkemesi gerekçesini açıklamasada bu arkadaşlar gerekçeyi açıklamış oldular ve anayasa mahkemesinin ne kadar haklı bir karar verdiği ordadadır.


El Salud IP: 78.176.16.xxx Tarih : 11.06.2008 13:12:02

AKP'li günlerde Türkiye'de sık sık oynatılmaya çalışılan kukla tiyatrosunun iki figüranı, rolleri gereği bilebildikleri ya da anlayabildikleri kadarıyla oynadıkları oyunu anlatmaya çalışmışlar. Her Türkoğlu ve Türkkızının özünü araştırması ve onurlu tarihini keşfetmesi için yeni yeni figüranlarla bir dizi halinde yayınlanmasında fayda var. Bu arada ulusal kahramanımız ve önderimiz Gazi Mustafa Kemal'in bir sözünü de anımsatmadan edemeyeceğim. "Arkadaşlar, efendiler ve ey ulus! İyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, tarikatçılar, sapıklar ülkesi olamaz. En doğru, en gerçek tarikat uygarlık tarikatıdır." ATATÜRK