22
Mayıs
2024
Çarşamba
GÜNCEL

Türkiye'de hakim ve savcı profili

“Yargıda Algı ve Zihniyet Kalıpları” çalışması Türkiye genelinde 51 hakim ve savcıyla yapıldı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Mithat Sancar ve Dr. Eylem Ümit’in gerçekleştirdiği çalışmanın ön raporu açıklandı. Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı TESEV’in araştırmasında iş yükü yoğun olan İstanbul ve Ankara adliyeleri gibi büyük adliyeler esas alındı.
Haberin devamı

TESEV araştırmasının amacı şu sözlerle açıklanıyor:

DERİNLEMESİNE MÜLAKAT
Yargıya egemen olan algı ve zihniyet yapıları hakkında bir yoklama yapma amacını taşıyan bu ilk çalışma, belli bir yöntem çerçevesinde hâkim ve savcılarla yapılan “derinlemesine mülakat” üzerine inşa edilmiştir. Bu çalışmada, Türkiye’nin çeşitli kentlerinden 51 hâkim ve savcı ile mülakatlar gerçekleştirildi. Ana olarak “Devletin çıkarları mı, Adaletin gerekleri mi?” “Demokrasi mi, Güvenlik mi?” “Devlete Karşı Suçlar, Devlet Görevlilerinin Suçları” “Faillerin Kimliği” ve “Düşünce Özgürlüğü,” “AB Süreci” gibi konularda temel yaklaşım, algı ve zihniyet kalıpları anlaşılmaya çalışıldı.
Araştırmanın dikkat çeken sonuçları şöyle:

KARADENİZLİ HAKİMLER VE SAVCILAR ÇOĞUNLUKTA
Hâkim ve savcıların doğum yerinin bölgelere göre dağılımında, Karadeniz bölgesi öne çıktı. Doğum yerinin bölgelere göre dağılımını çoğunluktan azınlığa doğru sıralarsak 16 görüşmeci (% 31) Karadeniz , 9 görüşmeci Doğu Anadolu (% 18), 9 görüşmeci İç Anadolu (% 18) , 6 görüşmeci (% 8) Güneydoğu Anadolu, 4 görüşmeci (% 12) Marmara, 3 görüşmeci (% 6) Ege, 3 görüşmeci (% 6) Akdeniz bölgesinde doğduğunu dile getirdi.

HAKİMLERİN YARISI İNTERNETTEN HABER TAKİP EDİYOR
Günde birden fazla gazete okuyanların sayısı 38 (% 75) olarak çıkarken, görüşmecilerin 37’si (% 73) gazetede önce yargıya ilişkin haberleri okuduğunu belirtti. Her gün internetten haber takip ettiğini söyleyenlerin sayısı 28 (% 55).

TİYATRO VE SİNEMAYI İYİ TAKİP ETMİYORLAR
Uzun zamandır sinemaya gitmediğini söyleyen 16 görüşmeci (% 31), uzun zamandır tiyatroya gitmediğini söyleyen ise 24 (% 47) görüşmeci oldu.
Genelde tarihi ve siyasi deneme türündeki kitapları okuduğunu söyleyen görüşmecilerin sayısı 30’dur (% 59). “Dinlenmek için ne yaparsınız” sorusuna verilen yanıtlarda, hâkim ve savcıların % 62’si ailesiyle vakit geçirerek dinlendiğini, % 29’u ise kitap okumayı tercih ettiğini belirtti.

KÖY VE KASABA DOĞUMLULAR ÇOĞUNLUKTA
Hâkim ve savcıların 14’ü (% 27) kent, 37’si (% 73) köy ve kasaba doğumlu olduğunu söyledi.

YENİ ANAYASA İSTİYORLAR AMA...
34 katılımcı Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu söylüyor. 8 katılımcı TCK’nın 301. maddesinin kaldırılmasını, 13’ü ise kalmasından yana olduğunu söylüyor.

YABANCI DİL BİLEN AZ
Hâkim ve savcıların 37’si (%73) Türkçeden başka dil bilmediğini söylerken, 14’ü (% 27) Türkçe’den başka bir dil bildiğini ve kullandığını ifade etti. Birden çok yabancı dil bildiğini belirten sadece bir (% 2) görüşmeci oldu.

İNSAN HAKLARINA KARŞI TEDİRGİNLİK VAR
Anayasanın 90. maddesine 7.5.2004’te eklenen, “usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır” şeklindeki düzenleme hakkında görüşleri sorulan hakim ve savcılardan çoğunluğu bu düzenlemeyi olumsuz bulduklarını söylediler. Bu görüşte olan hâkim ve savcılar, söz konusu durumu, “egemenliğin sınırlandırılması”, “içişlerine müdahale” olarak yorumlayıp tedirgin edici bir gelişme olarak görüyorlar.

YARISI ULUSLARARASI ANLAŞMALARI ÖNEMSEMİYOR
26 katılımcıya göre insan hakları devlet güvenliği açısından tehdit oluşturabilir. Katılımcılardan 27’si, karar verme aşamasında temel hak ve özgürlüklere ilgili uluslararası anlaşmaları göz önünde bulundurmuyor. 32 hâkim ve savcıya göre adalet, toplumsal barış, devlet ve demokrasi gibi olgular yargılama sırasında tezat oluşturabilir. 32 katılımcı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının Türkiye’ye karşı önyargılı olduğunu düşünüyor. 25 katılımcı AİHM kararlarından dolayı yargılamanın yenilenmesini olumsuz karşılıyor. 33 katılımcı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye hakkındaki kararlarını basından takip ediyor. 30 katılımcıya göre, AB uyum yasaları çerçevesindeki düzenlemeler insan hakları gelişimi açısından olumlu. 13’ü ise bu yeniliklerin Türkiye koşullarına uygun olmadığını düşünüyor.

DEVLETÇİ HUKUKÇULAR ÇOĞUNLUKTA
Mülakatlar sırasında araştırmacıların “dikkat çekici” bulduğu ifadelerden bazıları şöyle:
“İnsan hakları biraz abartılıyor.”
“Ben rejimin savcısıyım.”
“Ben devletçi hukukçuyum.”
“Önce devlet gelir.”
“Benim ülkem söz konusu olduğunda hukuk mukuk dinlemem.”
“Devlet olmazsa hukuk olmaz, biz de olmayız.”
“Diyelim devleti korumaya çalışırken adil olmayabilirsin, adaletten sapabilirsin. Veya adaleti yerine getiriyorum diye devlete zarar verebilirsiniz veya devleti koruyorum diye adalete zarar verebilirsiniz. Mümkündür.”
“Devletim olmadıktan sonra benim bireysel özgürlüğüm hiçbir işe yaramaz.”

SIRADA TOPLUM VE MEDYA VAR
Projenin henüz sürmekte olan ikinci ayağında, toplumun yargıya yönelik bakışının ana hatlarını ortaya çıkarmayı hedefleyen bir araştırma yer alıyor. Bu amaçla başlatılan saha çalışmaları devam ediyor. Projenin üçüncü ayağında ise medya-yargı ilişkisine odaklanılacak.

ntv
Yayın Tarihi : 29 Kasım 2007 Perşembe 23:41:21
Güncelleme :30 Kasım 2007 Cuma 12:33:53


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Remzi CANGÜVEN IP: 88.224.137.xxx Tarih : 30.11.2007 12:21:53

TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE REFERANDUM VEYA TESPİT YAPILSA HALKIN ½ KAÇI ADALETE GÜVENİYOR,½ KAÇI GÜVENMİYOR.BU KONUDA SONUÇ ALINDIKTAN VE TESPİTLER YAPILDIKTAN SONRA KENDİMİZİ YORMAYA GEREK KALMAZ DİYE DÜŞÜNÜYORUM.