19
Mart
2026
Perşembe
GÜNCEL

YARSAV'dan çarpıcı açıklama

YARSAV, "büyük yolsuzluk operasyonu" sonrasında yeni görevlendirmeleri dikkatle izlediklerini belirterek, "Yargının iktidar savaşının bir aracına dönüştüğü, hem siyasetin, hem kurumların, hem de toplumun yargı aracılığıyla yeniden dizayn edilmeye çalışıldığı aşikârdı" dedi.

Yargıçlar ve Savcılar Birliği, (YARSAV) yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna ilişkin yazılı açıklama yaptı. YARSAV, "Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk operasyonu" olarak nitelendirilen İstanbul Cumhuriyet Savcıları ile emri altında adli kolluk görevini yerine getiren emniyet görevlilerince yürütülen soruşturma kapsamında gözaltılarla başlayan sürecin dikkatle izlendiğini belirtti. Yargının iktidar savaşının bir aracına dönüştüğünü, hem siyasetin, hem kurumların, hem de toplumun yargı aracılığıyla yeniden dizayn edilmeye çalışıldığının aşikar olduğunu savunan YARSAV, "Siyasal iktidarın son operasyona yönelik müdahaleleri ise; kendi elleriyle yarattıkları Frankeştayn'ın bu kez kendilerini tehdit etmesiyle büyük bir paniğe kapılarak soruşturmanın içeriğini unutturup, 'cambaza bak' numarasıyla kendilerini düştükleri bu kötü durumdan kurtarmak için her türlü hukuksuz müdahaleyi meşru gördüklerini göstermektedir" dedi.

-İKTİDAR ETTEN DUVAR ÖRDÜ-

Siyasi iktidarın haklarında özel soruşturma usulleri bulunmasına rağmen; özel yetkili mahkemeler eliyle MİT görevlilerinin, Cumhuriyet başsavcılarının ve Genelkurmay başkanının gözaltına alınıp tutuklanmasında kulağını kapadığını savunan YARSAV, "Bu sefer namlu kendisine doğrultulduğunda kendi iyi çocuklarını koruma noktasında adeta etten bir duvar örmüştür" dedi. YARSAV, soruşturmaya yönelik yapılan müdahalelerin, yargının siyasi iktidarın istemediği bir alanda soruşturma yapabilme imkânının kalmadığının, yargının bağımsız bir erk olmaktan öte, siyasi iktidarın yargıyı ancak muhaliflere yönelik bir silah olarak kullanılmak üzere tasavvur ettiğinin somut göstergesi olduğunu ifade etti.

-HSYK NE KADAR SESSİZ KALACAK-

YARSAV, yargının etkin bir biçimde soruşturma yapma imkânının dahi olmadığı bir ortamda hukuk devletinden, demokrasiden, hukukun üstünlüğünden ve insan haklarından söz etmenin olanağının bulunmadığına dikkat çekti. YARSAV, "Oldukça hızlı gelişen bu sürecin şu ana kadar pasif bir aktörü konumundaki HSYK'nın, iktidar ya da başka güç odaklarınca araçsallaştırılma çabası içinde olunan yargının gidişatına daha ne kadar seyirci kalacağına yönelik merakımızı da belirtmek durumundayız. Siyasi iktidarın işlemekte olan yargısal sürece müdahale niteliğindeki her türlü söz ve eylemden kaçınması gerektiğini, aksi takdirde yapılan müdahalelerle yargı önünde kendilerini aklasalar bile hem ülkemiz hem de uluslararası kamuoyu önünde artık aklanmalarının mümkün olmadığını hatırlatmak istiyoruz" dedi. 

anka
Yayın Tarihi : 19 Aralık 2013 Perşembe 16:38:26


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?