Altın Leopar gençlerden yana
Hollandalı Lotte Verbeek, ‘kadın oyuncu’, Xialou Guo (sağda) ise ‘Altın Leopar’ın sahibi oldular.
62. Locarno Festivali'nde Altın Leopar'ı İngiltere'de yaşayan Çinli kadın yönetmen Xialou Guo'nun ilk filmi 'Çinli Bir Genç Kız' aldı. Festivalin ikinci gözdesi ise iki ödül birden alan Rus yönetmen Alexei Mizgirev'in üçüncü filmi 'Buben Baraban' oldu. Türk sineması ise bu yıl eli boş ayrıldı
Locarno’da Altın Leopar adayları, genellikle henüz tanınmayan ama keşfedilmeyi bekleyen ya da geniş kitlelerin pek tanımadığı yönetmenler olduğu için, yarışma heyecanı farklı ama has bir heyecandır. Bu yıl Aslı Özge, festivalin ikinci yarışmalı bölümü sayılan ‘Günümüz Sinemacıları’ programında izlenen ‘Köprüdekiler’le ilk elemeden sonra jürinin üzerinde tartıştığı ilk altı arasına kalmıştı ama, bu bölümün Leopar ödülü C. W. Winter (ABD) ile Anders Edström’ün (İsveç) birlikte gerçekleştirdikleri ilk kurmaca film olan ‘The Anchorage’e verildi. Issız bir adada insanla doğa arasındaki ilişkileri izlenimci bir yaklaşımla, görselliği ve işitselliği ağır basan yalın bir dille irdeleyen ‘The Anchorage’, doğanın seslerine olduğu kadar, insanların suskunluklarına da verdiği yer ve önemle dikkati çekiyordu...
Yarışmalı ana bölümün sonuçlarına bakınca, üç filmin sivrildiğini görüyoruz. ‘Mondovino’ (2004) belgeseliyle ün kazanan Jonathan Nossiter (Brezilya/ABD) başkanlığındaki ana jüri, Altın Leopar’ı İngiltere’de yaşayan Çinli kadın yönetmen Xialou Guo’nun (1973) ilk kurmaca filmi ‘Çinli Bir Genç Kız’a (She, a Chinese) verirken, günümüz Çin gençliğinin sorunlarına şiirsel bir gerçekçilikle eğilen bir yapıtı ödüllendirmiş oldu. “Kırsal kesimde doğmuş birisi olarak, köyden kente giden yolda verilen yaşam kavgasının, akla ve yüreğe seslenen bir destan olduğunu düşünüyorum. Her gün beklenmedik olaylara gebedir; her aşamada bir seçim yapmak gerekir; gelecekse, ülkenin geleceği gibi bilinmeyenlerle yüklü bir bilmecedir...” diyor, romanları ve şiirleriyle de tanınan yönetmen Xialou Guo...
Özel Jüri ve Erkek Oyuncu ödüllerini kazanan ‘Buben Baraban’, Rus yönetmen Alexei Mizgirev’in (1974) üçüncü uzun filmi. Sovyetler Birliği’nin çözülmesinden sonra yaşanan geçiş sürecinde, günlük yaşamın iyileştirmeye çabalarken mutluluğu arayan sıradan insanların verdikleri kavgayı, gösterdikleri direnişi, beklentilerini ve umutsuzluklarını, estetik bütünlüğü olan duyarlı bir dille işliyor...
Kentten kıra kaçış
Hollandalı genç oyuncu Lotte Verbeek’e Kadın Oyuncu Leoparını kazandıran Polonya asıllı Urszula Antoniak’ın ilk sinema filmi ‘Nothing Personal’ da bir mutluluk arayışının öyküsü. Hollanda’daki yaşamına bir çarpı koyarak İrlanda’nın ıssız doğasının dinginliğinde sessizliklerle örülü bir mutluluğu arayan genç kızın öyküsü olan ‘Nothing Personal’, ayrıca kazandığı yan ödüllerle de adını duyuruyordu.
Bir bölümü çevre ülkelerden gelerek tatillerinin birkaç gününü film izlemeye ayıran on binlerce sadık seyirci potansiyeliyle popüler bir etkinlik olan Locarno Festivali, genç sanat sinemasını ödüllendirmeyi sürdürürken, geleceğin ustalarını keşfetmemize olanak tanıyor. Zeki Ökten / Yılmaz Güney imzalı ‘Sürü’nün bundan 30 yıl kadar önce Locarno’da ödül aldığını, Fatih Akın’ın ilk filmiyle sesini burada duyurduğunu unutmayalım.