20
Mart
2026
Cuma
KÜLTÜR/SANAT

Bastonun da bayı, bayanı var

Yıllardır "Baston bastondur" der geçerdik. Elbet bilenler vardır ama bastonun da erkek ve dişisinin olduğundan, sanırız, çok kişinin haberi yoktur. Bitlis'in Ahlat ilçesinin Van Gölü yanındaki tenha bir caddesinde dolaşırken, bastonun cinsiyeti ile karşılaştık. Bir bahçenin alçak duvarından kaldırıma uzanan büyük tabelada şunlar yazılıydı: Bay&Bayan Baston Atölyesi. 

Meyve ağaçlarının gölgelediği bahçenin bir köşesinde güler yüzlü Burhan Gülmez'in atölyesi var. Burhan Gülmez (47) dedesinden ve babasından gelen bu zanaatı 12 yaşından beri sürdürüyor. Kendisi üçüncü kuşak bastoncu, dördüncü kuşak olarak da oğlunu yetiştiriyor.
Hayretimizden kaynaklanan ilk soruyu yöneltiyoruz: "Bastonun da mı bayı, bayanı var?"
"Var ya", diyor, "erkeğin bastonuyla kadının bastonu ayrı. Dedemin zamanında kadın bastonunun sapı balta şeklinde yapılırdı. Sonra babamla biz kadın bastonlarının saplarını hayvan şeklinde yapmaya başladık. Balık, kuş, kurt, şahin, at."
Burhan usta ince kontrplaktan bu hayvanların kalıplarını çıkarmış, kadın bastonlarının elle tutulan başlarını bu kalıplara göre yapıyor. Kadın elleri en çok balık ve kuş motifini sevmiş, onlar fazla rağbet görüyor. Burhan ustanın müşterisinin çoğu yabancı turistler. Baston sattığı ya da armağan ettiği ünlüler arasında Turgut Özal'ı, Süleyman Demirel'i ve bazı büyükelçileri anımsıyor.

"Baston makinesi çıktı, bizi bitirdi"
"Baston makinesi çıktı, bizi bitirdi" diyen Burhan Gülmez teknolojiye karşı direniyor. Hâlâ makine kullanmıyor, el emeği ile ancak üç günde iki baston üretebiliyor. Makineleşmek için kredi istemiş ama iki yıldır yanıt bile alamamış. O, el emeğinin üstünlüğünü savunuyor:
"Bastonun zımparalanması zanaat işidir. Avcunun içine bu pahalı zımparayı alacaksın. Bastonu zımparanın içinde yukardan aşağı sıvazlarken, aynı anda bastonu çevireceksin. Çevireceksin ki iz kalmasın. Çoğu, bastonu verniğe batırıp çıkarıyor.
Ben domarka denilen bu cila ile cilalıyorum, vernik kullanmam. Bunlar yabancı bir ülkedeki böceğin kabuklarıymış; ithal malı kilosu yüz YTL. Bir kilo domarka 50 baston cilalar. Beş kilo vernik, çok daha ucuz, 500 bastonu batır çıkar, tamam. Bastonun yere basan ucunu lastikten yaparlar. Ben boynuzdan yaparım, kilosu 1 YTL. Bastonun ucu sağlam olur, dayanır."

"Yabancılar bastondan anlıyor"

Burhan usta yerli turistlerin bastondan pek anlamadığını ve kaliteye önem vermediğini belirtiyor: "Yabancılar daha iyi anlıyor, makine bastonuyla el emeğini ayırıyor."
Yıllar boyu yaşlılara dayanak olan baston, şimdilerde evleri süslüyor. Gençler ve özelikle yabancılar da baston alıcıları arasına katılmış.
Burhan Gülmez kimi turistik yerlerde makine bastonlarının 150 YTL'ye satıldığını, kendisinin ise el emeği bastonları 30 YTL'den verdiğini söylüyor.
Ahlat'ta bir elin parmakları kadar baston atölyesi kalmış. Belediye Başkanı Mevlüt Gülmez dahil, pek kişi Ahlat bastonculuğunun Devrek'ten daha üstün olduğunu fakat yeterli tanıtım yapamadıkları için Devrek adının öne çıktığını öne sürüyor.
Dileriz bu söylem, Ahlat ile Devrek arasında bir "Baston kavgası" çıkmasına yol açmaz.

Milliyet
Yayın Tarihi : 10 Aralık 2007 Pazartesi 17:11:02


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?