Önümüzdeki yıl yapılacak olan Floransa bienalinde bir ilk yaşanacak. Modern sanatlar fuarı olarak tanımlanan bu etkinlikte geleneksel Türk-İslam sanatı tezhip de yer alacak. Dünyaca ünlü tezhip sanatçımız Münevver Üçer, Floransa bienalinden davet aldı ve dört eseriyle 2009 Aralık ayında yapılacak bu bienale katılacak.
Üçer'in bienale davet almasında Floransa'da sanat eğitimi gören bir Türk öğrencinin kişisel gayreti etkili olmuş. Üçer'i tanıyan bu genç, "Hocam burada geleneksel Türk sanatlarını bilmiyorlar. Kabul ederseniz sizin eserlerinizden tanıdığım galericilere bahsedeceğim." demiş. Galerilerin yanı sıra bienalde çalışan arkadaşlarına Üçer'in çalışmalarını göstermiş. Onlar da eserleri çok beğendiklerini söyleyerek değerlendirmeye almışlar.
Daha önce hiçbir bienale katılmayan, hatta kabul etmezler diye katılmayı bile aklından geçirmeyen Üçer'in eserlerinin sergilenmesine sanat eleştirmenlerinin ve Louvre gibi önemli müzelerin müdürlerinin yer aldığı bir heyet onay vermiş. Floransa bienaline ilk kez katılacak sanatçıların çalışmaları bu heyet tarafından inceleniyor ve onaylandıktan sonra sanatçılar davet ediliyor. Üçer, bu etkinliği geleneksel sanatlarımızın tanıtımı açısından önemli bir fırsat olarak görüyor. İstanbul bienaline almayacaklarını bildiği için başvurmayı hiç düşünmediğini söyleyen Üçer, "Açıkçası Avrupa'daki bienallere de katılmayı düşünmemiştim." diyor.
Getirdiği yorum, tezhibe ilgiyi artırdı
Münevver Üçer, tezhibe getirdiği modern yorumla sadece Türkiye'de değil, dünyada da yoğun ilgi gören bir sanatçımız. Floransa bienaline de bu 'modern yorum' sebebiyle çağırıldığını düşünüyor. Üçer'in ilk bakışta kendisine ait olduğu anlaşılacak bir tarzı var. Klasik tezhip çizgilerini modern bir formda kompoze ediyor. Bu sebeple hem geleneksel hem de modern çizgideki insanların beğenisini kazanıyor. Zaten Üçer de; "Modern bir eser yapmadan önce klasiği tamamen sindirmek gerekiyor. Ancak ondan sonra yeni yorumlar yapılabilir. Ben yaklaşık 20 yıl klasik tezhip üzerinde çalıştım. Sonra modern kompozisyonlar yaptım." diyor. Geleneksel İslam sanatlarında Türkiye'nin öncü ülke olacağını düşünen Üçer, gittiği bütün uluslararası toplantılarda Türk sanatçıların eserlerine daha çok ilgi gösterildiğini gözlemlemiş. Türklerin daha incelikli ve sade işler yaptığını, geleneksel sanatların özünü bozmadan ve dejenere etmeden modernize ettiğini, bu özellikleri sebebiyle de takdir gördüğünü söylüyor. Türk sanatçıların yurtdışında daha çok sergi yapması ve yarışmaya katılması gerektiğini vurguluyor.
Üçer'le görüştüğümüzde Cezayir'de düzenlenen uluslararası geleneksel İslam sanatları yarışmasından yeni dönmüştü. Cezayir hükümetinin özel davetlisi olarak yarışmada jüri üyeliği yapan Üçer, Türk sanatçıların eserlerine gösterilen yoğun ilgiden pek memnun kalmış. Malum, geleneksel sanatlar ülkemizde hep üvey evlat muamelesi gördü. Bu sebeple dünyada Türk sanatçıların eserlerine gösterilen beğeniden mutluluk duyuyor. Zaten Cezayir'de düzenlenen yarışmada ilk üçe Türk sanatçıların eserleri girmiş. Cezayir Kültür Bakanı başta olmak üzere, yarışmaya katılan 11 ülkenin temsilcileri de Türkiye'nin hat, tezhip ve minyatürde çok daha güzel ve özel eserler çıkardığını söylemiş.