Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, 2008-2009 Konser Mevsimi’ni özel bir konserle açtı. Konserin asıl orkestra şefi Gürer Aykal, konuk şef ise Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı’ydı.
Borusan, bir filarmoni orkestrası kurarak müziğe yaptığı değerli yatırıma 2006 yılında yeni bir proje ekledi. Üstün yetenekli genç müzisyenlerin yurt dışında eğitimlerine destek olmak amacıyla iş dünyasının da fiilen müziğe katılmasını öngören bu projenin benzerleri ABD’de uygulanmış ve ses getirmişti. 2006’daki ilk özel konserin konuk şefi Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kocabıyık’tı. Ertesi yıl Kocabıyık’ı Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç izledi.
Önceki akşam dinlediğimiz konserin ilk eseri olan W. A. Mozart’ın KV 191, si bemol majör Fagot Konçertosu’nu Borusan bursiyeri Burak Özdemir yorumladı. Şef Gürer Aykal’dı. Özdemir, 2008-2009 ders yılında New York’un ünlü Juilliard Müzik Okulu’nda eğitim görecek. Özdemir gibi genç müzisyenlerin üfleme çalgılara yönlenmeleri ve çalgılarında ustalığa erişmeleri, Türk müzik yaşamının düzeyini yükseltecektir kuşkusuz. Gürer Aykal yönetimindeki orkestra konserin ikinci eseri olan Sergei Prokofiev’in Romeo ve Juliet Süiti’nden beş bölümü göz kamaştıran bir dinamizm, mükemmel entonasyon ve beraberlikle yorumladı.
Belli ki Aykal ve orkestra uzun bir aradan sonra çok titiz bir çalışma yapmış ve bu özel konserin gerçekten özel olmasına gayret etmişti.
Dakikalarca alkışlandı
Konserin son bölümünde ise konuk şef Eczacıbaşı sahneye geldi. Eczacıbaşı bir orkestra yönetmenin ve seyirci tarafından dakikalarca alkışlanmanın heyecanını, doyumunu, sevincini yaşadı. Doğrusu başarılı yönetimiyle bunu hak etti. Orkestrayla uyum içindeydi. Beden dili oldukça inandırıcıydı. Konser öncesi “Sınava girecek bir öğrenci gibi heyecanlıyım” diyen Eczacıbaşı, sınavı başarıyla verdi. Tabii bunda hocası Aykal’ın katkısı büyük olsa gerek. Peter İlyiç Çaykovski’nin Fındıkkıran Bale Süiti’nden dört dans yöneten ve son iki dansı dinleyicinin ısrarlı alkışları karşısında “bis” olarak tekrarlayan Eczacıbaşı, bana bu işi sevdi gibi geldi. Belli olmaz, insan eline bir kez şef bagetini almaya görsün, koskoca bir orkestrayı yönetmenin büyüsüne kapılıp devam etmek isteyebilir.
Sonuç olarak orkestranın Eczacıbaşı’nın katılımıyla gerçekleştirdiği bu konser kulaklarda hoş bir sâdâ olarak epey zaman tınlayacak gibi...
‘Orkestra Bülent Bey’e hayran kaldı’
Borusan Filarmoni Orkestrası Onursal Şefi Gürer Aykal: Eczacıbaşı’nın bu yürekli davranışı aslında Türkiye’deki özel sektörün vardığı düzeyin bir göstergesidir. Kendisini ne kadar kutlasak azdır. Bütün orkestra üyeleri Bülent Bey’in çalışkanlığına ve yeteneğine hayran kaldılar. Bu uygar davranışı sonucu yetişecek Türk sanatçılarına yaptığı katkıdan ötürü Eczacıbaşı’na ve ailesine yürekten teşekkür ediyorum.Çalışmaları sürecinde kendilerini yakından tanımış olma mutluluğuna erdiğim için kendimi şanslı buluyorum.