20
Mart
2026
Cuma
KÜLTÜR/SANAT

Caz'da Hz. Ayşe'nin hikâyesi

Caz'da Hz. Ayşe'nin hikâyesi
 

Marc Sinan, Julia Hülsmann ve Yelena Kuljise’nin ‘Fasıl’ albümü hayli prestijli ECM firmasından çıktı.

 

Canım Edip Cansever’imin mendilinin içini dolduran kirazların lezzetine benzemesi belki mümkün değil fakat İstanbul’daki bazılarımız için ‘Yaz Mutluluğu’nun sırrı caz festivalinden geçer. Bendeniz, o ‘bazılarından’ biri olarak İstanbul Caz Festivali’nin 16. kez hoş gelmiş olmasından ötürü ziyadesiyle hoşnutum. Gerçi ortalıkta bir ‘festival bu yıl kuşa döndü’ şayiası almış yürümüş ancak ‘önemli olan işlevidir’ sözünü aklımızın kuytularında sotelediğimizde festivalin tadı büyük olasılıkla daha iyi çıkacaktır. Lakin hakikaten bazı konserler köşelerinde öyle sessiz sakin duruyor ki arada kaynayıp gitmelerine gönlümüz razı olmamalı. Mesela fikir olarak hayli iddialı ve tutuculuk sınırlarını zorlayan konserlerden biri oradan bize göz kırpıp duruyor. Gitarist Marc Sinan’ın Alman piyanist ve besteci Julia Hülsmann ve yazar Marc Schiffer ile yollarının kesişmesi sonucunda ortaya çıkan, eklektizmin doruklarında gezinen Fasıl projesinden söz ediyorum. Fasıl bir nevi albüm tanıtım konseri olacak. 15 Temmuz’da Nardis’te, ECM tarafından geçtiğimiz aylarda yayınlanan albüm Türkiye’deki ilk kez seslendirilecek.

Fasıl Marc Sinan’ın ECM etiketli ilk albümü... Tohumları; Sinan’ın Biber, Couperin, Bach, Silvius Leopold Weiss gibi bestecilerin pasakalyalarını çalarken ; bunları İslam müziği ile birleştirme isteğiyle serpilmiş. Sinan, niyetini gerçekleştirmeye çalışırken kültürel sınırların ve dönemlerin ötesine geçerek doğaçlama yapan müzisyenlerin yaklaşımını ve ifade gücünü albümdeki müzikal eşleşmeler için motivasyon kabul etmiş. Doğu’nun ve Batı’nın halihazırda var olan müziklerini birleştirmek veya ayrıştırmaktansa librettolarını yazan Marc Schiffer ile birlikte Hz. Muhammed’in son eşi ve Hz. Ebu Bekir’in kızı olan Hz. Ayşe’nin hikayesine dayanarak yepyeni sözler ve müziklerle yüklü bir yapıt ortaya konulmuş. Böylelikle güzel ve masum bir kızın İslam Peygamber’in in en yakınındaki kadına dönüşmesinin öyküsüne tahmin edilemeyecek bir fon müziği yerleştirilmiş.
‘Fasıl’ın en can alıcı yanlarından biri prodüksiyon aşamasında izlenen methodoloji. Önce Marc Schiffer metinleri Kuran-ı Kerim’i, Hadis’leri ve eski Fars şiirlerini kaynak alarak hazırlamış. Bu arada projenin içeriğini bir nebze daha ileri götürmek için o günlerde Türkiye’ye gelen Sinan, ilgilendiği Kuran surelerinin makam geleneğini Fasıl için doğaçlamayı kabul eden; çok açık fikirli ve yardımsever bir imam olarak anlattığı Kamil Hoca ile tanışmış. Hatta işbirlikleri bununla sınırlanmayıp Sinan, ‘Sura 6/51’ ve ‘Sura 81 Taksimi’ isimli yeni çalışmaları için de Kamil Hoca’dan faydalanmış. Metinleri olay örgüsünün ve karakterlerin hiç bir özgünlüğüne dokunmadan Almancaya çeviren güzel insan Julia Hülsmann ise öykünün duygusal ve sezgisel karşılığını yepyeni bir dilde vermeyi başarmış.
‘Fasıl’ sadece bir gitar-piyano kaydı değil tabii. Marc Sinan ve Julia Hülsmann’ın yanı sıra Yelena Kuljise (vokal), Lena Thies (viyola), Marc Muellbauer (kontrbas) ve Heinrich Köbberling (davul, perküsyon) gibi müzisyenler ortak dillerinde batının ve doğunun müzikal fikirlerini; tesbih taneleri misali peşi sıra diziyor. İşkembe-i kübradan bir ‘medeniyetler buluşması’ önerisi getirmediği gibi oryantalist bir yaklaşım da içermiyor. Sinan’ın köklerinde yatan İslam ve Hristiyanlık’ı birbirine bağlayan insa ni çekirdeğe göndermeler yapıyor.


Marc Sinan Türkiyeli Ermeni bir anne ile Alman bir babanın çocuğu olarak iki kültürün yoğun etkisini hissederek büyümüş. Şu an otuzlarının başlarında. 15 yılı aşkın zamandır uluslararası sahnelerde konserler veriyor. Salzburg Mozarteum’da Eliot Fisk ve Joaquin Clerch gibi isimlerle çalışmış. Boston’daki New England Konservatuarı’ndan mezun olmuş. Solo performanslarının yanında Eliot Fisk, Jörg Widmann, Burhan Öçal ve Rodin Quartet gibi müzisyenlerle de projeler üretmiş. Royal Filarmoni ve Gürcistan Oda Orkestrası gibi topluluklara solist olarak katılmış. Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika’da sayısız konser vermiş. CD’ler kaydetmiş. Bu albümlerden ilki ‘A Royal Christmas with Marc Sinan and the Royal Philharmonic Orchestra’ 1994’te Polydor tarafından yayınlanmış. Her müzisyenin rüyası ECM’e uzanan süreç ise ayrı dava. Firmanın ‘The Godfather’ı Manfred Eicher zor adam, öyle her şeyi kabul etmesi mümkün olmuyor. Fakat işte hayal gücü geniş, tekniği sağlam, çalışkanlığı daim Marc Sinan yapmak istediğini ona öyle bir sunmuş ki ‘Fasıl’ın yollarının Rainbow Studio’ya düşmesi çok zaman almamış.

Bana öyle geliyor ki uçmaya çabalayan yeniyetme bir kuşun kendisini ilk kez bayır aşağı salarken hissettiği özgürlüğün sesini dinlemeyi herkes sever. ‘Fasıl’ınki de işte öyle bir durum.

‘Fasıl’ Marc Sinan, Julia Hülsmann, Yelena Kuljise/ 15 Temmuz/ Nardis


 

Eray Aytimür-Radikal
Yayın Tarihi : 5 Temmuz 2009 Pazar 19:01:11


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?