20
Mart
2026
Cuma
KÜLTÜR/SANAT

Gazetecilikten, seramiğe

15 yıllık gazeteci Fatma Batukan, içindeki yaşam değiştirme istediğine cevap verdi ve  Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nü birincilikle bitirdi .Habercilikten seramik ocağıının başına geçen Batukan eserlerini Pera Müzesi’nde sergiliyor.

SANATÇI OLMA ÖZLEMİNİ ERTELEMEDİ 

10 yılı yayın yönetmenliğiyle geçen 15 yıl gazetecilik. Bakmış yaşam ellerinin altından kayıp gidiyor, hayallerini gerçekleştirmeye karar vermiş Fatma Batukan... Her şeyi bir süreliğine kenara bırakıp “şimdilik” diyerek ertelemiş. Gözünde, gönlünde güzel sanatlar okumak var. Dayan çalışma, haydi sınavlar derken 4 yıl su gibi akıp geçmiş. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ne giren Fatma Batukan, Seramik Bölümü’nden birincilikle mezun oluvermiş. Dekanlıkta halef selef olan Prof. Hüsamettin Koçan ve Prof. Nazan Erkmen ile atölyesinden yetiştiği Seramik Bölümü Başkanı Prof. Güngör Güner’in destek ve takdirleri ona itici güç olmuş. Yaşamının tam ortasında radikal bir karar alarak yeniden öğrenci olan Batukan’a bu başarı yetmemiş. İkinci üniversite eğitimini tamamladığı şimdilerde LES’i geçmiş, yüksek lisans yapmaya hazırlanıyor. Pera Müzesi’nde açılan ve 29 Eylül’e kadar sürecek olan “El/le” başlıklı sergide ise iki çalışması yer alıyor.

Gazetecilik kıskanç ve 24 saati kapsayan bir meslek. Fatma Batukan ise bu yüzden son yıllarda resim ve gravür çalışmalarına çok az vakit ayırır olduğunu, sanatla bağının izleyicilik konumuna geldiğini fark etmiş: “Oysa ben sanat üretimlerine tanık olmak değil, üretmek istiyordum. İletişim Fakültesi mezunu olduğum için ciddi bir güzel sanatlar eğitimi alma isteği içimde hep vardı. Okula girdiğimde Hüsamettin Hoca, ‘Hepimizin sadece bir hayatı ama bir sürü özlemleri var’ demişti. Gerçekten de sadece bir hayatım vardı. Oyalanacak zamanım yoktu ve en büyük özlemimi gerçekleştirmek için büyük bir adım atmıştım. Okula girdiğim günden itibaren herkesten daha çok çalıştım, hocalarımdan alabileceğimin en fazlasını almaya çalıştım. Kimi hocalarım benden daha genç olmasına rağmen gazetecilik kariyerimi tamamen bir kenara bırakıp hepsine sıradan bir öğrenci gibi saygıyla yaklaştım. Bölüm birincisi olarak mezun olmak kuru kuruya övünme vasıtası değil, okuldan ne aldığınızın ciddi bir göstergesi”.

Neden seramik?“Aslında okula girerken resim, heykel ve seramik olmak üzere üç bölümü birden kazanmıştım. Annemin de seramik yapıyor olmasından dolayı seramik ağır bastı, zamanla asla kopamayacağımı anladım. Seramik aslında diğer disiplinlere göre sanatçıyı daha fazla zorlayan bir dal. Çünkü sizin dışınızdaki bir takım etkenler de devreye giriyor. Çamurun, pişme ısısının, sırın bir sınırı var. Sınırları zorlamak güzel ama bir yerden sonra doğaya boyun eğmek zorunda kalıyorsunuz.”

Prof. Güngör Güner Atölyesi’nden mezun olan Batukan, Türkiye’nin en deneyimli seramikçilerinden biri olan hocasından çok şey öğrendiğini söylüyor. Yaz aylarında yaptığı stajlarla da seramik sektörünü daha yakından tanıma olanağı bulmuş. Kendi alanlarında bir numara olduğuna inandığı Çanakkale Seramik, Kütahya Porselen ve İznik Çini Vakfı’nda staj yaparak deneyimini artırmış.

Gazetecilik ve yayıncılığı ise asla bir kenara atmış değil. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde dokuz yıl dekanlık yapan ve fakülte standartlarını çok yukarılara doğru çeken Prof. Hüsamettin Koçan için hazırlanan anı-kitabın (Bir Dekanın 3072 Günü- Prof. Hüsamettin Koçan) editörlüğünü üstlenmiş. Ayrıca fakültenin Basın Komisyonu Başkanı.

Bundan sonra Fatma Batukan için gazetecilik seramikçilik birlikte yürüyecek. Ancak sanatın insana verdiği özgürlüğü başka hiçbir alanda bulamayacağına da inanıyor: “Sanat insanı özgürleştiriyor, kendi alanınızda ne kadar yetkinleşirseniz o kadar özgür oluyorsunuz. Türkiye’de her şeye rağmen hala kirlenmemiş ve diğer alanlara göre bağımsızlığını yitirmemiş bir alan sanat... Kendinizi serbestçe ifade edebilmenin tek yolu. Basının özgürlükleri belli kesimler tarafından sürekli kısıtlanmaya çalışılırken, sanat benim için bir nefes alma alanı.”

İlgi çekici bir yaşam kesiti. Ne diyelim, yeniden hoş geldin Fatma Batukan, yolun açık olsun.





Kenthaber
Yayın Tarihi : 13 Eylül 2006 Çarşamba 19:29:45
Güncelleme :13 Eylül 2006 Çarşamba 19:48:08


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?