19
Mart
2026
Perşembe
KÜLTÜR/SANAT

Hat sanatını ağaçta yaşatıyor

Ağaç işlemeciliğini hat sanatı ile buluşturan sanatçı Murat Dölek, ilk sergisini Mekke'de açmaya hazırlanıyor. Fransa, İngiltere, Almanya, Gürcistan, Amerika ve Kıbrıs başta olmak üzere çok sayıda ülkede sayısız eseri bulunan Dölek, Esmaü'l Hüsna üzerine yaptığı çalışmasını tamamlayınca kutsal topraklarda ilk sergisini açmayı düşünüyor.

Hat sanatının insana huzur verdiğini belirten 39 yaşındaki sanatçı, el sanatları ile uğraşan insanların mutlaka hat ile ilgilenmesi gerektiğini söylüyor.

Arap harflerini, zarif ve süslü biçimde düzenleyen ve çizgi sanatı olarak doğan İslam hat sanatı, günümüzde el sanatları ile uğraşan ustaların ellerinde ve eserlerinde yaşıyor. İslamiyet'in doğuşuyla başlayıp Türkistan'dan Endülüs'e kadar uzanan bir coğrafyaya yayılan hat sanatı, Türklerin İslamiyet'i kabulü ile Türk sanatçıların elinde eşsiz bir esere dönüştü. Diğer el sanatlarından farklı olarak Allah inancına göre şekillenen İslam hat sanatı, mushafların, yazma eserlerin, mimarînin, kumaşların, çinilerin haricinde ağaç işlemeciliğinde de kendini gösteriyor.

Samsunlu sanatçı Murat Dölek de hat sanatını ağaç işlemeciliği ile yaşatan az sayıdaki sanatçıdan biri. Eczane kalfalığı ile çalışma hayatına başlayan tiyatro oyuncusu, 13 yıllık tiyatroyu bir kenara bırakarak el sanatlarına yönelmiş. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Sahne Sanatları bölümü öğrencilerinden birinin tiyatro gösterisi öncesinde falçata ile tahta parçasını oyduğunu görünce etkilenip ağaç işlemeciliğine yönelen Dölek, İslam hat sanatı ile tanışıp tekniğini geliştirerek sayısız esere imza atmış.

Hat sanatını köprülerle çevrili bir otoyola benzeten Dölek, hattaki kıvrım ve geçişlerin elin kullanımını geliştirdiğini söylüyor. Geçiş ve kıvrımlarda sonsuzluk ve derinlik gizlendiğini ifade eden Dölek, "Köprü gibi altından, üstünden, sağından solundan geçiyorsunuz. Bu geçişleri vermek için elinizi çok yönlü kullanmak zorundasınız. Bütün yollara girmek zorundasınız. El, duygularla bütünleştiğinde kendini öyle bir geliştiriyor ki yapamam dediğiniz bir eseri çok rahat yapar hale geliyorsunuz. Ayrıca çalışırken duramıyorsunuz. Baktıkça bakasınız geliyor. Samimi olarak bakan bir insan onun sonsuzluğuna doğru gidiyor. İnsan huzur buluyor. Onun için el sanatları ile uğraşan insanların mutlaka hat sanatı ile ilgilenmesi lazım." şeklinde konuşuyor.

Sanatçı, 50 metrekarelik atölyesinde üretkenlik konusunda insanlara örnek olmak istiyor. 10 bin falçata darbesi ile bir eser ortaya çıkarken, insanların bir bıçak darbesi ile birbirlerini öldürmelerini anlayamadığını vurgulayan Dölek, "Hz. İsa ölmeden önce ahaliye Peygamberimiz'i kastederek 'Ben gidiyorum. Benden sonra hayırlısı gelsin.' demiş. Bu sözü hayat felsefesi olarak kabul ettim. Bu dua ile bizden sonra gelen nesillerin daha hayırlı olmasını ve güzel şeylerle uğraşmasını istiyorum. Bizler, dünyada emanetçiyiz. Bugün bizim dediğimiz hiçbir şey bizim değil. Bunu yoldan sapan insanların da bilmesini istiyorum. Bir gün her şeyi bırakıp gideceğiz. Giderken de arkamda güzel şeyler bırakmak arzusundayım. Hayatta bir iz bırakmak kadar keyifli bir şey yok. Allah kısmet ederse yakın bir zamanda Mekke'de hat sanatı sergisi açacağım. Bu felsefem ile de insanlara örnek olmaya çalışıyorum." ifadelerini kullanıyor.

 

ZAMAN
Yayın Tarihi : 19 Haziran 2009 Cuma 18:47:00


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?