Erden Kıralın Yılmaz Güney ile yaptığı bir yolculuktan esinlenerek çektiği dokunaklı bir film
Alin TAŞÇIYAN
"Yolda"
Yılmaz Güneyin hayatı upuzun bir epik melodram olur... Bir Angelopoulos filmi misali Türkiyenin yakın geçmişindeki siyasi gelişmeler fonunda, çok yönlü bir sanatçının çektiği yaratıcılık sancılarını, gördüğü baskıyı, kişisel çatışmalarını, kimlik bunalımını, ilişkilerini derinlemesine işleyen bir Yılmaz Güney biyografisine gerçekten ihtiyacımız var.
Bu ihtiyacı "Yolda"yı izlerken hissettim. Erden Kıral yalnız kendisi için çok önemli bir kişisel meseleyi beyazperdeye taşımakla kalmadı, kolektif belleğimizdeki Yılmaz Güney acısını da yüzeye çıkardı. Ya yüceltilmiş ya yerden yere vurulmuş, asla hak ettiği düzeyde, nesnel biçimde tartışılamamış bu ikonun yalnız genç bir yönetmen adayı olarak Erden Kıral üzerinde değil, hepimiz üzerinde derin bir etkisi var, kuşkusuz. Olumlu ya da olumsuz... Dolayısıyla nesnel bir değerlendirme yapmam mümkün değil.
Getirilebilecek eleştiriler ne olursa olsun ortada bir gerçek var: Minimalist bir tarzla ele alınan "Yolda" içimizi burkacak kadar dokunaklı bir film. Hayatı boyunca gördüğü baskı had safhaya ulaşmış bir sinemacının müebbet hapse mahkum olmadan önce kendini kurtarmak ve ülkesinde son filmini çekmek için verdiği mücadeleyi, bu arada karısı, oğlu ve annesi dahil yakın çevresindekilerin de katlanmak zorunda kaldıkları acıyı anlatıyor.
Filmin siyasi fonu, hemen başında askeri darbe yemiş bir ülkenin hapishanelerindeki isyandan ve askeri müdahaleden belgesel görüntülerle betimleniyor. Hapishanede bulunan "abi" setteki genç yönetmen Sedata filmi bırakması "emrini" gönderiyor. Parmaklıklar ardında bulunsa dahi senaryosunu kendi çekiyormuşçasına sahiplenen "abi" prodüksiyonu yönlendiren bir iktidara sahip hâlâ... Hakkında açılan davalar devam ederken kapalı cezaevine alınmadan kaçmayı planlayan usta yönetmen, aniden bir başka cezaevine nakledilirken karısı Hale, yoldaşı Şefik ve Sedat otomobille onu takip ediyor. Sedatın derdi bir fırsat bulup hesaplaşmak.
Oyuncular çok başarılı
Kıral bir yol filmi çekerek hem yaşanmış bir olaya dair kendi deneyiminden, anılarından yararlanıyor hem de efsane haline gelen "Yol" filmine göndermeler yapıyor. Yılmazın yanındaki polisler, yolda karşılaşılan kişiler ve mini konvoyun başından geçenler, sivillerin bu ünlü mahkuma büyük saygısı ve sevgisi, ustanın her iki araçtakilerle apayrı nedenlerle sürtüşmesi bu yol filmine baştan sonra gerilimli bir hüzün veriyor.
Filmin dokunaklı olmasında oyunculara da önemli bir pay düşüyor. Halil Ergün herhangi bir Yılmaz Güney taklidi yapmaya kalkmadan tamamen kendi olarak; köşeye sıkışmış, sağlığı bozulmuş ama gücü ve gururu yerinde bir adamın iç çatışmasını, yeri gelince çok sevecen olabilen yapısını incelikle yansıtıyor. Serdar Orçinin ise sadece bakışları yeter. Özellikle ustasıyla nihayet karşı karşıya geldiği sahnede öfkesinin kontrolden çıkışı öylesine doğal ki! En iyi genç kuşak aktörlerimizden biri olduğunu "Yazgı"dan sonra bir kez daha kanıtlıyor. Yeşim Büber de sadece ışıl ışıl güzelliğinin bir ürünü değil, kendini rolüne uyarlayabilen bir genç aktris olarak kocasının peşinden sürüklenmekten ve onu desteklemekten yıpranmış vefalı eşi başarıyla canlandırıyor.
Kıral, "Yolda"yı bir yandan da gerçeküstü bir yere doğru götürüyor. Filmdeki yolculuğun nereye varacağı belli olmadığı gibi filmin ve karakterlerin de nereye varacağı belli değil sanki. Sonunda ne olduğunu bal gibi bilmemize rağmen absürd mizahla yoğrulmuş finalde o belirsizliğe inanıyoruz. (Başlı başına bir kısa film olarak başarılı olsa da bu bölüm filmin kalanından duygu olarak kopuk.) Epilog ise bizi yine gerçeğin acımasızlığıyla yüzleştiriyor. "Yolda"yı belirli bir bilgi ve duygu birikimiyle okuyarak ve onlar doğrultusunda etkilenerek izleyince ortaya çıkan tablo aşağı yukarı böyle... Ancak esinlendikleri karakterleri hiç tanımadan izleyenlerin ne hissedeceğini kestiremiyorum. Yılmaz Güneyden, "Yol"dan bihaber olanların izlenimleri bambaşka olabilir. Filmin referanslarına fazlaca dayandığı için onlara bir şey ifade etmeyeceği kaygısını taşıdığımı itiraf etmeliyim.
"Yolda"
Yönetmen / Senaryo: Erden Kıral
Oyuncular: Halil Ergün (Yılmaz), Yeşim Büber (Hale), Serdar Orçin (Sedat), İştar Gökseven (Şefik), Kevork Türker (Polis)
Görüntü: Zekeriya Kurtuluş
Müzik: Taner Ayan, Arıkan Sarıkaya