Gazeteci yazar İskender Özsoy 'Mübadele'nin Öksüz çocukları'nda Türkiye ve Yunanistan arasında yapılan nüfus mübadelesini yaşayan ağızlardan bize anlatıyor.

Gidenlerin Türkiye'ye selamı var
‘Komşu, bu ekinlerin başak verdiğini sen göreceksin, galiba görmek bana kısmet olmayacak’ 
''Mübadele'nin Öksüz Çocukları'' gazeteci İskender Özsoy, Yunanistan ve Türkiye arasında yapılan nüfus mübadesini yaşayanların gözünden bize anlatıyor. Yazar’ın ‘İki Vatan Yorgunları’ndan sonra hazırladığı ikinci kitap çalışması bu. Neden böyle bir çalışma yaptığını ise Özsoy şöyle özetliyor: ''Ben mübadil damadıyım. Kayınvalidem Yunanistan doğumlu. Ayrıca çocukluğum Tuzla ve Darıca'da geçti. Onların sıkıntılarını biliyorum.
Bir otobüs dolusu halk bir gece ansızın yerinden edildi. Geldikleri yerde yerli halk onları hor görüyordu. Gözlemlediklerimi aktarmam gerekiyordu çünkü her şeyden önce gazeteciydim'' Özsoy'la mübadeleye tanık olan kişilerle birebir görüşerek kaleme aldığı kitap üzerine konuştuk:
-Kitap üzerinde ne kadar süre çalıştınız?
-Kitap için dokuz yıllık çalışma süresi oldu. Bu sürede dört defa Yunanistan'a gittim. Birinci kuşak ve ikinci kuşaktan mübadillerle söyleşi yaptım. Görüşmelerde özellikle yaşları fazla olan tanıklarla görüşmeyi tercih ettim.
- Çocukluğunuzdan anımsadığınız mübadeleye ilişkin gözlemleriniz neler?
-Yaşadığım yerde genel anlamda muhacirleri hor gören bir yaklaşım vardı. Yerli ailelerin onlara karşı önyargıları vardı. Balıkçı köylerinde yaşayan insanlar mübadillerin gelmesi ile rahatlarının kaçacağını düşünüyorlardı. Onlara göre yabancılar geliyordu. Rahatsızlığın da nedeni buydu.
-Mübadiller gittikleri yerde ne gibi sıkıntılar yaşıyorlardı?
-İki toplumda da aslına bakarsanız sıkıntılar aynı, iki tarafta uyumsuzluk yaşıyor, kalacak yerleri yok, dil sorunları var. Yerli halk tarafından ayrım yapılıyor, Türkiye’ye gelen Türklere 'gavur' diyorlardı. Giden Rumlara ise 'Türk dölü' deniliyordu. Ancak bütün sıkıntılara rağmen mübadiller çok çalışkan üretken insanlar.

-Mübadillerin çocukları ve torunları uyum sürecini aşabildi mi?
-Kuşaklar arasında bir kıyaslama yaparsak, birinci kuşak acısını kendisine saklıyor, konuşmuyordu. İkinci kuşak kendini topluyor, yavaş yavaş yaşadıkları hakkında konuşmaya başladı. Üçüncü kuşak artık 'ben neyim' diye sormaya ve araştırmaya başladı.
'Sevdiğim kızla göz göze geldim'
-Size özlemlerini nasıl anlatıyorlar? Mesela sevdiği birini bırakıp gidenler var mı? Konuştuklarınız arasında.
Gidenlerde Türkiye özlemi oluyor. Anadolu'dan giden Rumlar, her defasında, Türkiye'ye selam söylüyor.Yüz yıllık ömründe üç padişah, bir halife on cumhurbaşkanı gören, Ali Solmaz doğduğu yer Kapiyani'ye özlemini 'Ah görebilsem diye anlatıyor' Sevdiği kızla ayrı düşmesini anlatırken, ''Kapiyani'den ayrılırken sevdiğim kızla göz göze geldik. Ağlaşarak gözlerimizle birbirimize veda ettik. O ayrılığı hiç unutamam.'' demişti.
-Kitabın devamı gelecek mi?
Bizim gazetede, kitabın basımının ardından anılar röportajlar yayınlandı.
Tepkiler olumlu beni destekleyen yönde, devamı gelecek diye düşünüyorum.
Yazar Hakkında:
İskender Özsoy, 1947 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi.Üniversitede okurken Candost ve Umut dergilerinde görev aldı. 1973 yılında gzeteciliğe başladı. Halen Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin günlük yayini Bizim Gazete'de çalışıyor.
Özsoy'un Bağlam Yayıncılık'tan çıkan Mübadeli'nin Öksüz Çocukları'nın dışında Kemal Tahir Kaynakçası(derleme,1979), 55 Yılın Tanıkları (Röportajlar,2001) ve 'İki Vatan yorgunları' adlı yayınlanmış üç kitabı bulunuyor.