Antony&the Johnsons’ın Antony’sinin de içinde olduğu ‘Hercules&the Love Affair’ projesini kotaran New York’lu DJ Andy Butler, bu akşam Otto Santral’de. Butter’a göre bir DJ sınırları zorlayıp insanların kulaklarını açmalı
İSTANBUL - “Herkül’ün aşk ilişkisi, dünyanın en güçlü adamını en zayıf anında resmediyor”. Albümü ve projesi için ‘Hercules&the Love Affair’ ismini niye seçtiğini böyle açıklıyor New York’lu DJ Andy Butler. Antony&the Johnsons’dan Antony Hegarty’nin sesiyle hafızalara kazınmış ‘Hercules&the Love Affair’ hiti ‘Blind’ı hatırlayınca, Andy Butler’ın çizdiği resim daha bir yerine oturuyor. Hem güçlü hem kırılgan, aynı zamanda çok tanıdık ama daha önce dinlediğimiz hiçbir şeye de benzemeyen bir dans parçası... Antony’i diğer iki nevi şahsına münhasır yetenek Kim Ann ve Nomi’yle bir araya getirip ‘Hercules&the Love Affair’ projesini kotaran Andy Butler, yarın DJ setiyle Otto Santral’de. İşte müzisyenin mitoloji, disko ve New York’a dair söyledikleri...
New York, sizi müzikal açıdan nasıl etkiliyor?
New York’a gelmeye karar verdiğimde, o an ne hissediyorsam düşünmeden gerçekleştirdiğim bir dönemimden geçiyordum. Çok genç bir bakış açısı... New York’un da müzik ortamının çok iyi olduğunu biliyordum. Ama benim için asıl büyük olay, daha sonra kaydolacağım okulu ziyaret ettiğim gündü. Orada kaldığım gece bir DJ sahnede plaklarıyla performansını gerçekleştiriyor, caz müzisyenleri de enstrümanlarıyla ona eşlik ediyordu. Sanki bu çocuklar, sadece parti yapmakla kalmıyor, parti için müziği de yapıyorlardı.
DJ’lik yaparken, asıl amacınızın izleyiciyi hareketlendirmek olduğunu söylemiştiniz. Sadece bu kadar mı?
Bence bir DJ’in yapabileceği en iyi şey, izleyicisini heyecanlandıracak bilgilendirici ve eğitici bir set çalmaktır. Aynı zamanda insanların kulaklarını açan, sınırları biraz daha zorlayan bir müzik çalarak herkese hizmet de ediyorsunuz. Kitleler söz konusu olduğunda asıl amacım, hep ‘bu insanlardan bir hareket görebilecek miyim?’ şeklindedir. Bazen risk alır ve dinleyicinin buna nasıl tepki gösterdiğini izlersiniz. Ve genelde böylesi anlar, en bağlayıcı olanlardır. İki tarafın da aynı canlılığı hissetmesi çok heyecan verici. Beraber dans ediyor, bir şeyi beraber yaşıyorsunuz.
Antony Hegarty’yle çalışmak nasıldı, ‘Hercules and the Love Affair’ projesine nasıl dahil oldu?
Antony’le ortak müzik zevkimizden dolayı birbirimize çok yakın hissettik. Beraber geçirdiğimiz zamanın büyük bir kısmında plak üstüne plak çalıyorduk. Sevdiklerinin çoğu erken synth pop parçalarıydı. Yaptığım disko CD’lerini götürdüğümde Bony M’in çok iyi olduğunu, ona birkaç tane Boney M albümü getirmemi istemişti. Mükemmel bir zevki olduğunu anlamıştım. ABBA’yı seviyor ve büyük bir Gloria Gaynor hayranı. Kariyerinin başlarında ‘I Will Survive’ı cover’ladığı olmuş ama kendi yavaş, ağıtvari tarzında...
Sizce disko, en canlı yıllarında popüler kültürü nasıl etkiledi?
Sanırım, iki haftalığına 70’lere geri dönmeyi isteyebilirim. İnsanların bu kadar umarsız olması eminim çok neşeli ve eğlenceli bir ortam sağlıyordu. Ama disko günlerinden sonra neler olacağını bildiğimden, orada olmak isteyeceğimden kuşkuluyum da... Bence gay olduğunu açıklamanın daha kolay olduğu bir dönemde büyüdüm. Eğer annemle babamın yaşadıklarından 10 sene çıkartsaydık ve üç dört tane ‘edepli’ John Waters filmi izlememiş olsaydılar belki o zaman bu daha zor olurdu.
‘Hercules&the Love Affair’e dahil olanlar çok farklı yerlerden geliyorlar. Bu bilinçli bir seçim miydi?
Oldukça spontandı. Şimdiki haliyle ‘Hercules&the Love Affair’, tarz sahibi farklı yeteneklerin toplamı. Genelde zıtlıklarımız mevcut ama aradaki uyum, yapım sürecini o kadar kolaylaştırdı ki biz bile bayağı şaşırdık. Antony kendi grubunun da yapımcısı, Kim’le ben sık sık DJ’lik yapıyoruz. Bence aramızdaki farklı dinamiklere, reaksiyonlardan doğan uyumun zirvesi de diyebiliriz.