19
Mart
2026
Perşembe
KÜLTÜR/SANAT

Küratörlerin gösterisi...

11. Uluslararası İstanbul Bienali’nin kavramsal çerçevesi, önceki akşam Beyoğlu Ses Tiyatrosu’nda sürprizli bir şekilde açıklandı: Bienalin dört kadın küratörü Ivet Curlin, Ana Devic, Natasa İlic ve Sabina Sabolovic, müzikli, danslı bir performansla basın toplantısını alışılagelmiş bir şekilde yapmadılar; sahneye koydular, kısacası ‘gösteri’yi başlattılar.
Basın toplantısına bu tür bir ‘yabancılaştırma etkisi’ katmaları, boşuna değildi elbette ki; önümüzdeki bienalde izleyeceğimiz projelere temel oluşturacak başlıca figür, 20. yüzyılda tiyatroya getirdiği yeni anlatım olanaklarıyla çığır açan Bertolt Brecht olacak. Brecht, çünkü: yaşadığı dönemin katı, didaktik toplumcu gerçekçi arayışlarına alternatif bir toplumcu sanat anlayışı getirmeye çalışmış, başarmıştı. Geleneksel anlatım olanaklarını zorlamış, yüksek kültür/alt kültür ayrımının kendisini sınırlandırmasına izin vermemiş, yeni uzlaşımlar/çatışmalar bulabilmiş, böylece hem eğitici hem eğlendirici olabilmişti. Kısacası, gerçeklik değiştikçe onu temsil etme biçimlerimizin de değişmek zorunda olduğunu kavramıştı.
Günümüzde avangardın içine düştüğü çıkmaz göz önünde bulundurulduğunda, Brecht’i yeniden okumak ve düşünmek, doğrusu fena fikir değil. Her türlü eleştirel duruşun gösteri kültürüne endekslenmiş güncel etkinlikler tarafından sahiplenildiği günümüzde, 11. bienal küratörlerinin öne sürdüğü gibi, en azından ‘eğlendirerek eğitmek’ ya da ‘izleyiciyi bir parça olsun uykudan uyandırmak’ mümkün olabilir mi, olabilecek mi? Hep birlikte göreceğiz.
Komünist Manifesto’nun 150. yılına adanan ilk projelerinden bugüne tam 10 yıl geçen dört Hırvat küratör, nam-ı diğer “What, How & for Whom” (Ne, Nasıl ve Kimin İçin), 11. bienal için de aslında bir kez daha kronolojilerimizde yer etmiş bir tarihten yola çıkıyorlar: Günümüzden tam 80 yıl önce ilk kez sergilenen ‘Üç Kuruşluk Opera’dan. Bienalin kavramsal çerçevesi ‘İnsan Neyle Yaşar?’, Brecht’in kapitalist dünyanın sosyalist bir eleştirisi olan müzikli oyunu ‘Üç Kuruşluk Opera’dan ünlü bir şarkı. Brecht, oyununda izleyiciyi “Kimdir en büyük suçlu, bankayı soyan mı bankayı kuran mı?” gibi bir ikilemle baş başa bırakmış, Proudhon’un o ünlü “Mülkiyet hırsızlıktır!” sözünü düşündürmüştü. Ekonomi temelli üç sorudan (ne, nasıl, kimin için?) yola çıkan isminden anlaşılabileceği gibi, WHW de tıpkı Brecht gibi, ekonomik altyapıyla, sınıfsal çatışmalarla, ideolojilerin yansımalarıyla, kapitalizmin nasıl bir dünya şekillendirdiğiyle ilgilenen, sanatsal okumalarında ideolojik bir temelden hareket eden, dolayısıyla sanatın üretim ve ‘tüketim’ koşullarıyla ilgilenen bir küratör grubu.
Önemli sorular soruluyor
Bu açıdan bakıldığında 11. Bienalin, ne zamandır yanıtlarını aradığımız soruları gündeme getirmesi; küresel çağdaş sanat etkinliklerin ne tür bir işlev gördüğü, mevcut paradigma içinde sanatın gösteri kültürüne hizmet etmekten başka bir anlamı var mı, olabilir mi gibi soru(n)lara yeni öneriler sunması beklenebilir.
WHW’nin tiyatrocu Oliver FrliÊ ’in yönetmenliğinde hazırladıkları ‘basın toplantısı’ performansı, hem kavramsal çerçeveye, hem Brecht’in ruhuna son derece uygun ve eğlendirici bir orijinal fikir olarak hatırlanacaktır, buna kuşku yok. İşin dramaturjik başarısı, büyük sözler sarf ederken boylarının ulaşmadığı mikrofonlardan seslenmek için sandalyelere çıkmaları gibi ince esprileri, dipnotları fısıldayarak söylemeleri ve zaten ‘sürprizi’ nedeniyle, görülmeye değerdi.
Ancak madalyonun bir de öteki yüzü var: Başrole çıkmış küratör figürünün sanatçıdan çaldığı rolün adeta bir tür yansıması olarak da okunabilmesi bunlardan biri. Ülkemizde çok da uzak olmayan bir geçmişte uğruna gençlerin ölüp öldürdüğü Marksizm gibi kavramların ve genel olarak muhalif düşüncenin sistemin içindeki bir gösteri öğesine dönüşmesine katkıda bulunması bir diğeri... Ama sanırım WHW, zaten bu yüzden Brecht’e başvuruyor: Gösteri devam etmeli ve edecek biliyoruz, o zaman görmeyen gözleri açmanın her türlü yolu belki de denenmeli?..

Radikal
Yayın Tarihi : 19 Kasım 2008 Çarşamba 17:46:48


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?