ABD’nin tanınmış araştırmacı yazarlarından Mark Kurlansky bir söyleşi için 27. İstanbul Kitap Fuarı’ndaydı. Kurlansky’nin, tuzun insanlık tarihindeki yeri, balıkçılık kültürü ve tarihi, Bask kimliğinin gelişimi gibi birbirinden farklı konularda yaptığı araştırmalar ABD’de çoksatanlar listesine girdi.
Yazar ayrıca Food & Wine dergisinde yemek tarihi konulu bir köşe kaleme alıyor. Bu yılın mayıs ayında “1968: Dünyayı Sarsan Yıl” adlı kitabı Everest Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılan Kurlansky, 1 Kasım cumartesi günü Oral Çalışlar’la ‘1968: 40 Yıl Önce, 40 Yıl Sonra’ konulu bir söyleşi gerçekleştirdi. Biz de Kurlansky’yle 1968’den günümüze ABD’de siyaset ve toplum üzerine sohbet ettik.
ABD seçimlerinin hemen öncesinde görüştüğümüz Kurlansky, 1968’in hala güncel olduğunu belirtiyor: “Bill Clinton başkan adayıyken, gençliğinde Vietnam’a karşı olması gündeme geldi; bu seçim kampanyasında da John McCain, Barack Obama’yı ‘60’ların radikal kişilikleriyle arkadaş olmakla suçladı.”
Yazar, bu tartışmadaki hatalı noktaları düzeltmek gerektiğini belirtiyor:
“McCain’in Vietnam’da nasıl vurulduğu ve yaralandıktan sonra öfkeli yerel halk tarafından dövüldüğü Cumhuriyetçilerce bir kahramanlık öyküsü olarak anlatılıyordu; ama kimse McCain’in Hanoi’yi bombalayan birliğin bir parçası olduğundan ve bu yüzden saldırıya uğradığından bahsetmiyordu!”
Kurlansky, 1968’de hareketin liderlerinden değilmiş, ama Vietnam Savaşı’na karşıymış ve pek çok gösteriye katılmış. “Ancak ‘68 yaşamımı derinden etkiledi” diyor ve ekliyor:
“1970’de üniversiteden mezun olduğum gün, postadan askere alınma emrim çıktı. Askere gitmeyi reddettim. Önce Kanada’ya iltica etmeyi düşündüm. Karmaşık bir yasal süreç başladı ve o tamamlanana kadar zaten savaş bitti. Ama bu yıllarda kimse bana iş vermedi; hala da tam bir işim yok sayılır. 1968 bana bir işim olmadan da yaşamayı öğretti!”
Yazar, seçimde Obama’yı desteklemiş: “En son bir adaya coşkuyla oy verdiğim tarih 1972’ydi. O yıl Richard Nixon’a karşı aday olan George McGovern, Vietnam Savaşı’na kesinlikle karşıydı. Bugün, pek çok insan benim heyecanımı paylaşıyor. Üniversite kampuslarındakı söyleşilerimde, kimler seçmen kütüğüne kayıtlı, diye soruyorum, herkes elini kaldırıyor, çoğu da Obama’ya oy vereceğini söylüyor.”
Ancak Kurlansky’nin tatlı hayaller gördüğünü söylemek de mümkün değil:
“Obama’nın mükemmel bir başkan olacağını kesinlikle düşünmüyorum. Bir kere onu Afganistan’daki işgali sürdürme fikrinden vazgeçirmek gerekecek, o kesin. Ama yine de heyecan verici; çünkü ABD’de o kadar çok sorun var ki, birkaçını çözse bile kârdır.”