Müzik dünyasında yükselmek, tanınmak, popüler olmak hiç de kolay değil.
'Yükseklik’te irtifa kaybetmeden kalabilmek de şans işi. Sir Simon Rattle şu sıralarda aşkta kazansa da işte kayıplara uğramış durumda...
Beattle’ların memleketlisi, Liverpoollu orkestra şefi Sir Simon Rattle, bundan altı yıl önce Berlin Filarmoni Orkestrası’nın başına getirildiğinde orkestra ile arasında gelişen 'aşk ilişkisi’nin 'balayı’ ile sonuçlanmasından duyduğu mutluluğu dile getirmişti.
Aradan geçen yıllarda köprülerin altından epey sular aktı. Sir Simon’un orkestra ile yaşadığı 'balayı’ kaçınılmaz sona yaklaştı ve bu 'evliliğin’ sanıldığı kadar mutlu olmadığını Alman basınındaki ağır eleştirel yazılardan öğrendik.
Gazete dalga geçti
Welt am Sontag gazetesi müzik eleştirmeni Axel Brüggemann, orkestranın efsane şefi Herbert von Karajan’a benzeterek “Simon von Rattle” diye alaya aldığı orkestra şefini müzikle uğraşacağına halkla ilişkilere daha çok zaman ayırdığı için suçluyordu yazısında.
Konserlerin gitgide daha sıkıcı olduğunu, orkestra üyelerinin bile sıkıntıdan patladıklarını, şefin ikinci sınıf İngiliz bestecilerini sık sık programına alarak Berlin’in yüksek müzik zevkine sahip dinleyicisini kızdırdığını da ekliyordu sözlerine.
Tam bu aşamada Sir Simon Rattle’ın özel yaşamı da karaya vurmak üzereydi. Dört yıl önce Glyndebourne’da tanıştığı Çek mezzo-soprano Magdalena Kozena’ya âşık olmuş ve sekiz yıllık eşinden ayrılmıştı.
Magdalena Kozena, değme mankenlere taş çıkartan fiziği, sarı saçları, buğulu mavi gözleri ile zaten âşık olunmayacak biri değildi, üstelik Sir Simon’dan 18 yaş küçüktü.
Birlikte CD kaydettiler
Müzik eğitimine piyano ile başlayan Kozena, sesinin olağanüstü genişliği sayesinde hem mezzo-soprano hem de soprano partilerini kolaylıkla söyleyebilmesiyle tanındı önceleri.
Bach ailesi, Handel, Gluck ve Mozart’ın hem opera hem de konser dağarını yorumlamasıyla dikkat çekti “Dönem Müziği” çevrelerinde. Daha sonra, Cecilia Bartoli’nin uzmanlık alanı olan Rossini “koloratura” partilere el attı.
Bir yandan da örneğin Debussy’nin Melisande’ını ya da Mozart’ın Don Juan operasındaki Zerlina’yı da aynı rahatlıkla söyleyebilmesi Deutsche Grammophon firması ile birbiri ardına CD’ler çıkarmasına yol açtı.
2006’da Sir Simon Rattle ile bir “Mozart Aryaları” CD’si kaydettiler. Kozena’nın doğuştan Mozart şarkıcısı olduğu konusunda eleştirmenler hemfikirdi.
Ancak en beğenilen CD’si “Lamento” adını taşıyor ve 'dönem çalgıları’ uzmanı bir topluluk olan Musica Antiqua Köln eşliğinde yaptığı bu CD’nin içinde Johann Sebastian Bach ailesinin besteci fertlerinin arya ve kantatları yer alıyordu.
Aşkta kazandı ama...
Müzik dünyasında yükselmek, tanınmak, popüler olmak hiç de kolay değil. Hele varılan yükseklikte irtifa kaybetmeden kalabilmek şans işi.
Sir Simon Rattle şu sıralarda aşkta kazansa da işte kayıplara uğramış durumda. Kozena ise şimdilik hem aşkta hem de işte çok başarılı görünüyor.
Üstelik mutlu çiftin iki buçuk yaşında bir oğulları var. İkisi de eşlerinden ayrıldılar ve Berlin’de birlikte yaşıyorlar.
Daha doğrusu konser, opera ve CD kayıt angajmanlarını aksatmadan devam ettiren Kozena, oğlunu da yanına alıp Avrupa’nın kentleri arasında mekik dokumaya devam ediyor.